Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Prof. Dr. Zülfikar BAYRAKTAR
Prof. Dr. Zülfikar BAYRAKTAR

Türkçenin Küresel Yolculuğu ve Anadolu Üniversitesi’nin Vizyoner Adımı

Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar

Türkçe…
Sadece bir dil değil; bir sesin, bir hatıranın, bir coğrafyanın, bir hikmet yolculuğunun nefesidir. Kelimelerinde Orhun’dan bugüne uzanan izler, cümlelerinde yüzyılların vicdanı ve duygusu vardır. Bu yüzden Türkçeyi yaşatmak sadece bir eğitim faaliyeti değil; bir medeniyet sorumluluğudur.

İşte mensubu olmakla iftihar ettiğim Anadolu Üniversitesi, bu sorumluluğu yalnızca Türkiye sınırları içinde değil, dünyanın dört bir yanında taşıyabilmek için çok kıymetli bir adım attı:
Türk Dili ve Kültürü Önlisans Programı.

Bu program, yalnızca bir ders dizisi, bir akademik kayıt veya bir öğretim planı değildir.
Bu program, Türkçeyi dünyanın farklı coğrafyalarında gönülden gönüle taşıyacak bir kültür köprüsüdür.

Uluslararası Bir Buluşma: Kültür ve Dil Aynı Çatı Altında

Programın tanıtımı, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleşti. Sunuculuğunu, Türkçeyi içtenliğiyle sahiplenen Nijerli bir öğrenci olan Mahaman Sani Zaharou gerçekleştirdi. Daha ilk andan itibaren salonda hissedilen hava şuydu:
Türkçe artık yalnızca bu topraklara değil, dünyanın vicdanına sesleniyor.

Tanıtım programına;

  • Üniversitemizin Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel,
  • Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük,
  • Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt,
  • Genel Sekreter Ecevit Öksüz,
  • TÖMER Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Murat Sami TÜRKER
  • Dekan yardımcıları, öğretim üyeleri, kültür yöneticileri ve öğrenciler katıldı.

Etkinlik, uluslararası öğrencilerin Türkçeyi kendi yüreklerinde nasıl anlamlandırdıklarını anlatan “Benim İçin Türkçe” isimli kısa filmle başladı.
Her bir cümlede bir teşekkür, her bir bakışta bir aidiyet vardı.

Rektörümüzün Vizyon Konuşması: “Türkçe yalnızca bir dil değildir.”

Sayın Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, açılış konuşmasında Anadolu Üniversitesi’nin yalnızca Türkiye için değil, küresel eğitim dünyası için taşıdığı önemi güçlü bir dille ifade etti.

Bugün Açıköğretim sistemiyle milyonlarca öğrencinin hayatına dokunan bir üniversiteden söz ediyoruz.
Bu muazzam yapı, Çin ve Hindistan’daki dev eğitim modellerinin hemen ardından dünyanın en büyük üçüncü açıköğretim sistemine sahip.

Ancak Rektörümüzün işaret ettiği en önemli nokta şuydu:
Bu bir büyüklük değil, bir sorumluluktur.

Türkçe, Anadolu Üniversitesi’nin küresel ufuk vizyonunda bir köprü, bir gönül anahtarıdır.
Rektörümüz, bu programın yalnızca dil öğretmenin ötesine geçtiğini şu cümleyle özetledi:

“Biz, Türkçeyle birlikte bir kültürü, bir medeniyet tavrını, bir gönül ahlakını öğretmek istiyoruz.”

Bu söz, programın ruhudur.
Bu söz, Anadolu Üniversitesi’nin kimliğidir.
Bu söz, Türkiye’nin dünyaya sesidir.

Kültürün Sahnedeki Yansıması

Program sadece sözle değil; ezgiyle, ritimle ve dansla da anlam buldu.

  • Kazak öğrencilerden oluşan Naz Dans Grubu, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan kültür çizgisini sahneye taşıdı.
  • Halkbilim Araştırma Merkezi sanatçıları, kanun, ney, ud ve bağlama ile gönülleri aynı frekansta buluşturdu.

Salonun içinde bir anlığına sınırlar anlamını yitirdi.
Bir Afgan, bir Somalili, bir Kazak, bir Mısırlı, bir Türk…
Hepsi aynı dilde tebessüm ediyordu: Türkçe.

Bir Başlangıçtan Çok Daha Fazlası

Rektörümüz, uluslararası öğrenciler için %100 burs imkânı sağlayan özel bir kontenjanın müjdesini de paylaştı.
Bu, sadece akademik bir kolaylık değil; kültürel birlikteşmenin davetiyesiydi.

Bugün 117 ülkeden öğrenciye ev sahipliği yapan Anadolu Üniversitesi, artık bir üniversiteden çok daha fazlasıdır:
Bir kültür ailesi.

Ve ben bu ailenin bir ferdi olmaktan onur duyuyorum.
Anadolu Üniversitesi, yıllardır akademik üretkenliğiyle övünülürdü; bugün buna medeniyet yürüyüşü de eklenmiştir.

Sonuç

Türkçe, bir milletin kalbidir.
Anadolu Üniversitesi ise bu kalbi dünyaya taşıyan güçlü bir ses olma kararlılığındadır.

Bu adımın mimarı olan
Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’i,
ve emek veren tüm çalışma arkadaşlarını
gönülden tebrik ediyorum.

Bizler yalnızca bir üniversitenin değil,
bir medeniyetin çocuklarıyız.

Ve bugün, Türkçe yeniden yola çıkıyor.
Bu yolculuk Anadolu’dan dünyaya…
Dilden gönüle…
Gönülden insanlığa…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER