Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Abdurrahim SOLMAZ
Abdurrahim SOLMAZ

Liderlik, Devlet Aklı ve Terörle Mücadelede Yeni Bir Dönemin Eşiği

Türkiye, tarihinin en önemli kırılma eşiklerinden birine daha tanıklık ediyor. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin birlikte inşa ettiği kararlı siyasi duruş, yalnızca terörle mücadelede değil, aynı zamanda devlet-millet bütünlüğünün yeniden tahkim edilmesinde de kritik bir eşiği temsil ediyor. Kızılcahamam’da gerçekleştirilen son istişare kampında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği mesajlar, sadece bir siyasi partinin iç gündemini değil; aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren stratejik bir sürecin ana hatlarını ortaya koydu.

Yarım asırdan fazladır süren terör meselesi, bu topraklarda sayısız acının, gözyaşının ve fedakârlığın izini bıraktı. Bu millet; dağda, ovada, sınır boylarında canını ortaya koyan kahramanlarla ayakta kaldı. Ancak artık yeni bir safhaya geçilmek üzere. Güvenlik güçlerinin sahada gösterdiği başarı, istihbarat birimlerinin yüksek koordinasyonu, bölgesel diplomasi hamleleri ve halkla kurulan güçlü iletişim sayesinde terör örgütleri çözülme noktasına geldi. Bu, bir tesadüf değil; siyasal kararlılığın, devlet aklının ve millet iradesinin birleşiminin sonucudur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu bu mücadele hattı, klasik güvenlik paradigmasının ötesinde, halkı sürece dâhil eden bir liderlik modeline işaret ediyor. Karar alma süreçlerinde sadece bürokrasiye değil, kamuoyunun vicdanına da kulak veren bir yaklaşım öne çıkıyor. Bu, Erdoğan liderliğinin yalnızca yönetmekle kalmadığını; aynı zamanda yön verdiğini, şekillendirdiğini ve dönüştürdüğünü gösteriyor.

Kızılcahamam kampındaki konuşmalarda en çok dikkat çeken unsurlardan biri, çözüm üretmeye dayalı, dışlayıcı olmayan bir siyasi dile duyulan ihtiyaçtı. Erdoğan’ın şu sözü, tam da bu yaklaşımın bir ifadesiydi: “Meseleyi siyasi hesaplara kurban etmeye kimsenin hakkı yoktur.” Bu ifade, Türkiye’nin menfaatlerinin dar siyasi beklentilere kurban edilmemesi gerektiğine dair güçlü bir uyarıdır. Zira bugün üzerinde yürünmekte olan yol, sıradan bir güvenlik operasyonu değil; bir milletin barış, güvenlik ve istikrar içinde geleceğe yürüme iradesidir.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu süreçte üstlendiği rol ise, siyasetin sorumluluk makamı olduğunu herkese hatırlatacak nitelikte. Bahçeli’nin sağduyulu ve stratejik duruşu, Türkiye’nin hem iç hem dış tehditlere karşı birlik içinde durmasını sağladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile pekiştirilen bu ortak duruş, terörle mücadelede sadece askeri değil, siyasi ve sosyal zeminlerde de sonuç alıcı politikaların gelişmesine zemin hazırladı.

Bugün gelinen noktada, terörle mücadele artık sadece sınırların korunması ya da örgüt üyelerinin etkisiz hale getirilmesi meselesi değildir. Aynı zamanda bir zihniyet mücadelesidir. Ayrımcılık yapan, halkı kutuplaştıran, ideolojik saplantılarla meseleyi sabote eden her yaklaşım bu yeni dönemin önündeki en büyük engeldir. Cumhurbaşkanı’nın “Eleştiriye açığız ancak bu meseleyi siyasi kavga malzemesi haline getirenlere fırsat tanımayız” sözü, bu konuda net bir çizgi çizmektedir.

Kamuoyuna verilen diğer önemli mesajlardan biri de şudur: “Siyasette pek çok şeyin telafisi mümkündür; ancak milletin huzurunu tehlikeye atacak bir gafletin bedelini bu millet affetmez.” Bu vurgu, siyasetin sorumluluk makamı olduğunun ve özellikle milli meselelerde kimsenin şahsi çıkar peşinde koşamayacağının altını çizmektedir. Bu mesaj sadece muhalefete değil, iktidar içindeki tüm kesimlere yönelik bir uyarıdır.

Dünyada liderliğin zayıfladığı, krizlere çözüm üretecek vizyoner figürlerin azaldığı bir dönemde Erdoğan’ın üstlendiği rol, sadece Türkiye ile sınırlı değildir. Ukrayna-Rusya savaşında, İsrail-Filistin meselesinde ya da Afrika’da yaşanan istikrarsızlıklarda ara bulucu pozisyonu üstlenmesi, bu liderliğin uluslararası boyutunu da gözler önüne sermektedir. Bu nedenle, Erdoğan’ın çözüm merkezli siyaset anlayışı sadece içeride değil, küresel düzlemde de karşılık bulmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, etnik ya da mezhebi fark gözetmeden, 86 milyon vatandaşına eşit mesafede duran bir devlet anlayışını her fırsatta dile getirmekte ve fiilen de göstermektedir. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Arap’ı ayrımı yapmaksızın herkesi Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve onurlu bireyleri olarak kabul eden bu yaklaşım, Cumhurbaşkanlığı makamının kuşatıcı vizyonunu ortaya koymaktadır.

Ancak ne yazık ki, bu vizyon her düzeyde aynı samimiyetle karşılık bulmamaktadır. AK Parti Genel Merkezi’nde görev yapan bazı yöneticiler ile çeşitli illerdeki teşkilat ve milletvekilleri arasında, Cumhurbaşkanı’nın bu kapsayıcı anlayışına tam olarak uymayan uygulamalar görülmektedir. Saha izlenimlerine göre, bazı yöneticiler hâlâ dar kimlik siyasetinden sıyrılamamış ve etnik ya da mezhebi ayrımlarla hareket etmektedir. Oysa AK Parti’ye oy veren yalnızca belli bir etnik grup değil; Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan, farklı kökene ve inanca mensup milyonlarca vatandaş vardır.

Bu gerçeği görmezden gelen, Cumhurbaşkanı’nın yolundan saparak kapsayıcılığı ikinci plana atan her tutum; sadece partiye değil, aynı zamanda milletin birliğine de zarar verir. Artık zaman; tüm teşkilatların, milletvekillerinin ve yöneticilerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temsil ettiği birleştirici çizgide yürüdüklerini hem sözle hem icraatla ortaya koyma zamanıdır.

Sonuç olarak, Türkiye yeni bir dönemin eşiğindedir. Bu dönem, terörden arındırılmış, istikrarı esas alan, vatandaşına güven veren ve dünya siyasetine yön veren bir Türkiye vizyonunu içinde barındırmaktadır. Bu vizyonun hayata geçmesi, siyaset kurumunun ortak sorumluluğudur. Küçük siyasi hesaplar bir kenara bırakılmalı, milletin ortak kaderi öncelenmelidir.

Ve bu süreçte herkes şunu unutmamalıdır: Devlet aklıyla şekillenen bu mücadelede, milletin duası ve desteği en büyük güçtür. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi; “Bu millet, kendisine hizmet edeni unutmaz; ama ihmali de asla affetmez.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER