Gazze…
Bir toprak parçası değil yalnızca. Artık bir insanlık terazisi, bir ahlak sınavı, bir ümmetin topluca içine gömüldüğü suskunluğun aynası. Orada ölen çocuklar, sadece açlıktan değil; bizim suskunluğumuzdan, ilgisizliğimizden ve vurdumduymazlığımızdan ölüyor.
Gazze’de her gün yaşananlar artık savaş değil. Bu bir kıyımdır. Bu, açıkça planlanmış bir yok oluştur. Şehir abluka altında, yardım yolları tıkanmış, çiftlikler bombalanmış, fırınlar susturulmuş, hastaneler yıkılmış, su kaynakları kurutulmuş bir halktan bahsediyoruz. Ve bu halk, ümmetin kalbidir!
Vicdanı Olan Susamaz!
Bir annenin gözleri önünde çocuğu, kuru ekmek bile bulamadığı için can veriyorsa…
Bir yaşlı, torununa yiyecek bulamadığı için ağlıyorsa…
Bir bebek, açlıktan susup titriyorsa…
Susmak, ahlaken intihardır!
Ama ne yazık ki, susan çok!
Sesi en gür çıkması gerekenler, koltuklarının rahatlığında sessizliğe gömülmüş durumda. İslam ülkelerinin başında oturanlar, diplomatik nezaketin ardına sığınıyor, kınamanın ötesine geçmeyen sözler sarf ediyor. Oysa Gazze’de çocuklar kınamaya değil, ekmeğe muhtaç!
Bir çuval un için sıra beklerken vurulan gençler var.
Bir yudum suya erişmek için açlık nöbetleri geçiren çocuklar var.
Ve maalesef, bu trajediyi yalnızca izleyen bir ümmet var.
Neredesiniz Ey İslam Ülkelerinin Liderleri?
Mekke’den Rabat’a, Tahran’dan İslamabad’a kadar yüzlerce sarayda ışıklar yanarken, Gazze’de karanlıkta açlıkla mücadele eden bir halk var. Kimi zengin körfez ülkeleri, sadece ticari çıkarlarını kaybetmemek için üç maymunu oynuyor. Kimi İslam ülkesi yöneticileri ise, kendi iç siyasetini önceleyip Filistin’i “dış politika başlığı” olarak bile telaffuz etmiyor.
Ey liderler, bu suskunluğunuz sadece ahlaki bir iflas değil; siyasi bir çöküştür!
Bugün Gazze’de dökülen kan, yarın sizin şehirlerinize düşecek bombaların habercisidir. Zira zalimin cesareti, mazlumun yalnızlığıyla büyür!
Gazze’yi yalnız bırakan her İslam ülkesi, kendi sınırına kin tohumu ekiyor farkında değil!
Açlık Bir Taktikse, Sessizlik Bir İhanettir
Birleşmiş Milletler raporlarına göre Gazze’de 70 binden fazla çocuk ağır yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya. Bazı mahallelerde son 48 saatte açlıktan ölen çocuk sayısı 20’yi geçti. Süt yok, un yok, mama yok.
Ve hâlâ İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan gür bir ses yok!
İsrail’in sistematik şekilde uyguladığı bu abluka, sadece bir güvenlik politikası değil; doğrudan bir “açlık stratejisidir.”
Fırınlar bombalanıyorsa, çiftlikler yıkılıyorsa, balıkçılar hedef alınıyorsa, bu bir savaş değil, bir soykırımdır!
Ama bu soykırım, modern dünyanın gözleri önünde, hatta kimi Arap liderlerin sessiz onayıyla gerçekleşmektedir.
Ey yöneticiler!
Sizin korkaklığınız, Netanyahu’nun cüretini artırıyor.
Sizin suskunluğunuz, cinayetlerin kesintisiz sürmesini sağlıyor.
Sizin ticaretinizin devamı uğruna sustuğunuz her gün, bir bebek açlıktan ölüyor!
“Bir Çuval Un” Örneği: Vicdanlara Ayna
Geçtiğimiz günlerde bir köşe yazarı şu cümleyi kurdu:
“Bir çuval un almak için sıraya giren gençler, nişancılar tarafından öldürüldü.”
Bu cümle yalnızca bir hikâye değil, bir dramın özetidir.
Ve bu dramda figüran değil, seyirci konumunda kalan herkes suçludur!
Bir çuval unun bu kadar değerli hâle geldiği bir dünyada, lüks sofralarda akşam yemekleri paylaşan liderlerin meşruiyeti sorgulanmalıdır.
Zira halk açken doyan değil, halk için aç kalan lider unutulmaz.
Gözyaşı Dökenler Değil, Harekete Geçenler Kurtaracak!
Bugün sosyal medyada “Gazze için üzgünüz” demekle olmuyor.
Bir ümmetin çocukları açlıktan can verirken, dua etmek yetmiyor.
Gerekirse uluslararası anlaşmaları zorlayacak adımlar atılmalı.
Ambargoyu delen yardım konvoyları hazırlanmalı.
Gazze için acil “İslamî İnsani Yardım Platformu” kurulmalı.
Katar, Türkiye, Malezya gibi ülkeler tek başına insani yardım çabaları sergilese de, bu yalnızlık onları da hedef haline getiriyor.
Çünkü birlik yok!
Çünkü ümmet, birleşemiyor!
Peki siz neden birleşemiyorsunuz?
Neden İslam ülkelerinin orduları hâlâ sadece sınır korumada bekliyor?
Neden İslam ülkelerinin servetleri hâlâ faiz lobilerinde duruyor?
Neden Mescid-i Aksa’ya giden yol hâlâ kınama bildirisinde tıkanıyor?
Dönüm Noktasındayız
Ya susmaya devam edip insanlık tarihine kara bir leke olarak geçeceğiz…
Ya da suskunluğu yırtıp, gerçekten ümmet olduğumuzu göstereceğiz!
Bugün bir araya gelmeyenler, yarın tek tek düşecekler.
Bugün Gazze için ağlamayanlar, yarın kendi halkları için ağlayacak.
Bugün çocukların feryadına kulaklarını tıkayanlar, tarih önünde yargılanacak.
Son Söz Değil, Son Çığlıktır!
Bu yazı bir çağrıdır!
Ey İslam dünyasının yöneticileri!
Gazze’deki çocukların gözleri hâlâ gökyüzüne bakıyor.
Ama ne uçak ne yardım ne de merhamet geliyor…
Siz o gökyüzünü karartanlar olmayın!
Siz o çocukların son duasına sırt çevirenlerden olmayın!
Siz Allah katında “duydum ama sustum” diyenlerden olmayın!
Bugün konuşmazsanız,
Yarın konuşacak vicdanınız da kalmayacak!

YORUMLAR