Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Abdurrahim SOLMAZ
Abdurrahim SOLMAZ

Erdoğan Halkla Yürürken Teşkilatlar Halktan Uzaklaşmamalı!

14 Ağustos 2001’de başlayan siyasi yolculuk, bugün çeyrek asrı geride bıraktı. 25 yıl… Bir siyasi hareket için oldukça uzun, Türkiye için ise büyük değişimlerin, tarihi mücadelelerin, krizlerin ve dönüm noktalarının yaşandığı son derece kritik bir dönem.

AK Parti’nin 25 yıllık siyasi serüvenini değerlendirirken meseleye yalnızca seçim sonuçları veya sandık başarıları üzerinden bakmak eksik bir yaklaşım olur. Çünkü geride kalan bu dönemde Türkiye; ulaşımdan sağlığa, enerjiden savunma sanayiine, teknolojiden dış politikaya kadar her alanda devasa bir dönüşüm geçirdi.
Şehir hastaneleri, bölünmüş yollar, köprüler, tüneller, hızlı tren hatları ve havalimanları ülkenin çehresini değiştirdi. Savunma sanayinde İHA ve SİHA’lardan millî savaş gemilerine ve hava savunma sistemlerine kadar atılan adımlar, Türkiye’nin kendi imkânlarına güvenen bağımsız bir güç olma iradesini pekiştirdi. Karadeniz doğal gazı, nükleer enerji yatırımları ve yenilebilir enerji hamleleri enerji bağımsızlığı yolunda milat olurken; Millî Teknoloji Hamlesi, TEKNOFEST kuşağı ve uzay çalışmaları gençlerimize yepyeni ufuklar açtı.

Ancak bana göre son 25 yılın en önemli başlığı, Türkiye’nin uluslararası alanda ulaştığı yeni stratejik konumdur.
Türkiye Artık Masada Yer Aralamıyor, Masaya Ev Sahipliği Yapıyor
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, dış politikada edilgen bir izleyici değil, küresel ölçekte oyun kurucu bir aktör haline geldi. Antalya Diplomasi Forumu, bugün dünya liderlerini ve uluslararası diplomasiyi Türkiye’de buluşturan devasa bir platforma dönüştü.
Keza 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, Türkiye’nin ulaştığı diplomatik gücü göstermesi bakımından tarihi bir eşikti. Dünya liderlerinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlanması; güvenlikten ulaşıma, diplomasiden protokole kadar böylesine büyük bir organizasyonun kusursuz yönetilmesi devlet kapasitemizin açık bir göstergesidir. Türkiye artık başkalarının kurduğu masalarda yer arayan değil; masanın bizzat kurulduğu, küresel meselelerin tayin edildiği merkez bir ülkedir.

Üstelik bu duruş yalnızca diplomatik bir başarıdan ibaret değildir. Filistin’den Afrika’ya, Balkanlar’dan Asya’ya kadar mazlumların ve mağdurların sesi olmak, Türkiye için bir siyasi terciğin ötesinde tarihi bir sorumluluktur. Güçlü Türkiye; hem kendi vatandaşının refahı hem de gönül coğrafyamızın geleceği için hayatidir. Bu doğrultuda İslam ülkeleri arasındaki dayanışma, savunma ve güvenlik iş birliği hamleleri ülkemize yarınların dünyasında çok daha stratejik bir konum kazandıracaktır.
Erdoğan’ın Asıl Gücü: Milletle Kurduğu Gönül Bağı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çeyrek asırlık başarısını sadece yollarla, köprülerle, savunma projeleriyle açıklayamazsınız. Erdoğan’ın en büyük siyasi gücü; milletle kurduğu doğrudan ve samimi bağdır.
O, yıllarca halkın içinde oldu. Sokağa çıktı, esnafın çayını içti, vatandaşın derdini kendi derdi bildi. Halktan, haktan ve adaletten yana duruşu; milletin değerlerine, vatanına ve mukaddesatına sahip çıkması onu toplumun gönlünde sarsılmaz kıldı. Hakkı gözetip milletle omuz omuza yürüdüğü sürece de bu güç var olmaya devam edecektir.
Peki, asıl sormamız gereken soru şu:
AK Parti teşkilatları ve milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu anlayışını sahaya ne kadar yansıtabiliyor?

Teşkilatlar Halkla Arasına Duvar Örmemeli
Bugün AK Parti’nin 25. yılında açık yüreklilikle konuşmamız gereken en kritik mesele budur. Cumhurbaşkanı Erdoğan gece gündüz halkın içinde olmaya çalışırken, bazı teşkilat yöneticilerinin ve milletvekillerinin giderek halktan uzaklaştığına dair oluşan kanaati görmezden gelemeyiz. Bu eleştiri bir yıpratma çabası değil, aksine milletle kurulması gereken o güçlü bağın muhafazası için hayati bir uyarıdır.
Vatandaşın bir milletvekiline veya yetkiliye ulaşmak için araya aracılar koymak zorunda kalması kabul edilemez. Şikâyetlerin odak noktasında; vatandaşın derdini anlatacağı muhatabı bulamaması, sürekli danışmanlara, yakın çevreye veya aile fertlerine yönlendirilmesi yatıyor.
Makamın sahibi millet adına orada oturuyorsa, millet geldiğinde karşısında bizzat muhatabını bulmalıdır. Elbette danışmanlar veya yardımcılar dinleyebilir ancak seçilmiş ve atanmış isimler vatandaşla arasına aşılmaz duvarlar örmemelidir. Siyaset koltukta oturma sanatı değil, insanın gönlüne dokunma işidir.

Vatandaş Fotoğraf Değil , Çözüm ve Samimiyet Bekliyor

Sokaktaki vatandaşın en büyük sitemi nettir: “Seçim zamanı herkes yanımızda, seçim bitince kimseye ulaşamıyoruz.”
Bu cümle geçiştirilecek bir sitem değildir. Vatandaş sadece düğünlerde, cenazelerde veya protokol turlarında hatırlanmak istemiyor. İşsiz kaldığında, bürokraside tıkandığında, haksızlığa uğradığını düşündüğünde ya da şehrinin bir sıkıntısı olduğunda karşısında kendisini dinleyen bir siyasetçi görmek istiyor.
Elbette her talep karşılanamaz, her isteyen anında işe yerleştirilemez. Ancak her vatandaş insan yerine konup dinlenebilir, kendisine dürüstçe açıklama yapılabilir. Vatandaşla görüşmeyen, telefonlara dönmeyen, halkı sürekli danışmanlara havale eden bir siyaset anlayışı, zamanla o muazzam gönül bağını zayıflatır.

Makama Tablo Asmak Yetmez, Sahada Yaşatmak Gerekir

AK Parti’nin 25 yıllık tecrübesinden çıkarılacak en temel ders şudur: Milletle bağını koruyan ayakta kalır, milletten uzaklaşan kaybeder.
Sayın Erdoğan’ın yıllardır vurguladığı “Biz milletin efendisi değil, hizmetkârıyız” sözü sloganlaştırılacak bir ifade değildir. Bütün milletvekilleri, belediye başkanları, il ve ilçe başkanları bu anlayışı günlük siyasetin merkezine koymalıdır. Makamlar geçici, koltuklar emanettir; kalıcı olan milletin gönlünde bırakılan izdir.
Cumhurbaşkanımızın mücadelesine verilecek en büyük destek; onun fotoğrafını makam odasının duvarına asmak değil, millet-devlet bağını sahada canlı tutmaktır.

Kapıları çalın, telefonları açın.
Esnafın çayını için, köylünün sofrasına oturun.
Gençlerin, işsiz vatandaşın gözünün içine bakarak dinleyin.
Bir talebi çözemiyorsanız dahi neden çözülemediğini samimiyetle anlatın.
Çünkü bu millet, kendisine içtenlikle yaklaşan kimseyi asla unutmaz.
25. Yılda Yeni Bir Muhasebe Zamanı
1. kuruluş yıl dönümü, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda derin bir özeleştiri ve muhasebe zamanıdır. Türkiye’nin önünde daha güçlü bir ekonomi, tam bağımsız savunma sanayii, etkin diplomasi, adil bir hukuk düzeni ve geleceğe güvenle bakan bir gençlik için atılacak çok adım var.
Tüm bu hedeflerin merkezinde ise insan vardır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı çeyrek asırdır güçlü kılan yegâne unsur; milletle kurduğu kopmaz bağ ve halktan kopmama gayretidir. AK Parti teşkilatları ve milletvekilleri de aynı duruşu sahaya birebir yansıtmak zorundadır.
Erdoğan halkla yürürken, teşkilatlar halktan uzaklaşamaz. Siyaset millet için yapılır; millet yoksa makamın da unvanın da hiçbir hükmü yoktur.
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünün ülkemize ve demokrasi hayatımıza hayırlı olmasını diliyor; geçmişten bugüne emek veren herkesi tebrik ediyorum. Nice hizmet yıllarına… Ama her şeyden önce: Yeniden ve daha güçlü şekilde milletle omuz omuza!
Liderimize Minnet ve Sadakatle: Dualarımız Sizinle Sayın Cumhurbaşkanım
Bu vesileyle, çeyrek asırdır gece gündüz demeden, sağlığını ve ömrünü bu millete, bu devlete adayan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunmayı tarihi bir borç biliyorum.
Cenab-ı Hak; bu aziz millete ve mazlum coğrafyalara umut olan, vesayet odaklarına karşı dimdik duran, Türkiye’mizi dünya sahnesinde hak ettiği gururlu seviyeye taşıyan Liderimize büyük bir nimet olarak ömür bereketi versin. Rabbim Kendisine sıhhat, afiyet ve uzun, hayırlı bir ömür ihsan eylesin.

Duamız ve temennimiz odur ki; Yüce Allah Sayın Cumhurbaşkanımızı başımızdan eksik etmesin, ferasetini ve basiretini artırsın, aziz devletimizin ve milletimizin hizmetinde daha uzun yıllar omzundaki bu kutlu yükü taşıma muktedirliği versin. Milletimizin duası, Hak’kın rızası daima sizinle olsun Sayın Cumhurbaşkanım

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER