Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Remzi Sati (48) ve oğlu Muhammed Sati’nin (15) tabancayla öldürüldükten sonra araç içerisinde yakılmasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, 5 tutuklu sanıktan 4’ü hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verildi. Ailenin avukatı Melisa Arya Acar, delillerin tam toplanmadığını ifade ederek karara itiraz ettiklerini belirtti.
Olayın Geçmişi: Kayıp İnek Senaryosuyla Tuzağa Düşürülmüşler
Olay, 19 Mayıs 2025 tarihinde Sur ilçesi kırsal Köprübaşı Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Boş arazide yanan 21 GH 662 plakalı kamyoneti fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye giden ekipler, Remzi Sati ve oğlu Muhammed Sati’nin cansız bedenlerine ulaştı. Yapılan incelemelerde baba ve oğlun önce tabancayla vurulduğu, ardından aracın ateşe verilerek yakıldığı tespit edildi.
Sanığın İtirafı: “Delilleri Yok Etmek İçin Yaktım”
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklardan Ali Mert İldeniz’in itirafları dikkat çekti. İldeniz, maktul Remzi Sati ile hayvan ticareti nedeniyle husumet yaşadığını iddia ederek, olay günü “kayıp inek” bahanesiyle baba ve oğlunu bölgeye çağırdığını anlattı. Tartışma sonrası ikisini de vurduğunu söyleyen İldeniz, delilleri yok etmek amacıyla aracı kolonya dökerek ateşe verdiğini ve hedef şaşırtmak için maktulün telefonundan mesaj attığını beyan etti.
“Kuvvetli Yanıcı Madde Kullanılmış”
İddianamede, sanığın “kolonya kullandım” ifadesine rağmen cesetlerin kömürleşmiş olması sebebiyle benzin gibi kuvvetli bir yanıcı madde kullanıldığı değerlendirmesi yapıldı. Kriminal raporlar, bazı şüphelilerin kıyafetlerinde atış artığı bulunduğunu ve olay saatinde telefonların kapatıldığını ortaya koydu. Savcılık, şüphelilerin “fikir ve eylem birliği” içerisinde hareket ettiklerini belirterek, “kasten öldürme” suçundan her bir sanık için 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.
Mahkemeden Tahliye Kararı
7 Nisan’da görülen duruşmada mahkeme heyeti, itiraflarda bulunan Ali Mert İldeniz’in tutukluluğunun devamına karar verdi. Diğer tutuklu sanıklar A.İ., İ.K., M.D. ve M.K. ise suç vasfının değişme ihtimali ve tutukluluk süreleri göz önüne alınarak, yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Duruşma 25 Haziran tarihine ertelendi.
Avukat Acar: “Bu Bir Kurgu ve Prova Edilmiş Bir Durum”
Karara tepki gösteren Sati ailesinin avukatı Melisa Arya Acar, tahliye kararının kendilerini şaşırttığını söyledi. Acar, şu ifadeleri kullandı:
“Olayın olması sebebi aslında sanıklardan birinin Remzi Sati’yle hayvan ticareti yapmasından kaynaklanıyor. Ancak bu anlaşmazlık Remzi Sati’yle alakalı değil, sanığın kendi kendine bir husumet geliştirmesiyle alakalı bir durumdan kaynaklanıyor. Mahkeme ilk celsede dördünü birden tahliye etti. Ve şu an sadece bir sanık tutuklu yargılanıyor. Maalesef ki deliller tam olarak toplanmış durumda değil. Svap örnekleri tam olarak net değil. HTS kayıtları tam alınmamış. Yani hiçbir delil tam olarak toparlanmadan maalesef ki mahkemenin tahliye istemi bizi şoka uğrattı. Aralarındaki ticaret ilişkisinden kaynaklı zaten sanıkların beyanları çok çelişkili. Soruşturma aşamasında, kollukta veya jandarmada verdikleri ifadeyi duruşma salonunda tam tersi olarak açıkladılar. Önce 600 bin TL dedi, sonra 1 milyon 400 bin TL dedi. Önce ‘hayvanım kayboldu’ dedi. Sonra da ‘hayır öyle bir şey söylemedim, ben mesaj atmadım’ dedi. Hep çelişkili ifadeler. Tutuklu kalan sanıklardan biri ilk önceki ifadelerinde ‘Ben oraya gittim, onlar daha gelmemişlerdi’ dedi. Daha sonrasında duruşmada ‘Hayır, ben oraya gittiğimde onlar gelmişti’ dedi. Çok çelişkili ifadeleri var. Bu olayda bir kurgu var. Bu olay daha önceden belki defalarca prova edilmiş bir olay. Ve tek 1 kişinin 2 kişiyi bir anda yakma olayı çok hukuka da aykırı, akla mantığa da çok aykırı bir durum. Biz, toplu bir halde bütün sanıkların iştirak halinde yaptığını düşünüyoruz. Silahla vuruyor, ondan sonra yakıyor ve diyor ki, ‘Benim amacım oradaki delilleri yok etmekti’ ve şunu anlamıyoruz biz. Yarım şişe kolonyayla nasıl yakıcı ve yanıcı etkisi olmadan iki insanı öldürebildi? Yarım şişe kolonya hiçbir şekilde ne benzin etkisi yaratır ne başka bir etken maddesi yanıcı olan bir şey uyandırabilir. Silahla vurduğun o anlık öfkeyle yapılabilen bir şey olabilir. Ama bu kolonya, yakma, arabadaki delilleri yok etme bunlar hepsi tasarı ve kurgu. Ve ancak maalesef ki çelişkili beyanları vardı. Ne kolluk aşamasındaki beyanlar uyuşuyor ne mahkeme salonundaki. Ben mahkeme heyetinden söz alarak kendisine de sordum. ‘Sen kendini mi götürdün? Nasıl yaptın bu işi? Oradaki ifaden farklı, bunu mu baz alacağız’ diye. O da ‘ben hiçbir şey hatırlamıyorum. Ben mesaj atmadım’ diye hep bir çelişki, hep bir tezat. Bu o sanığa ezberlettirilen, ‘sen üstlen’ tarzında bir durum. Maalesef ki iki kişiyi bir kişinin o şekilde o vakitte öyle bir köyde bu şekilde yapması çok mantığa ters geliyor bize.”
