Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Abdurrahim SOLMAZ
Abdurrahim SOLMAZ

Bayrak İnmez, Ezan Dinmez: Türkiye Provokasyonlara Teslim Olmaz

 

Bayrağa Uzanan El, Millete Uzanan Eldir

Nusaybin–Kamışlı sınır hattında, Suriye tarafında terör örgütü YPG yandaşları tarafından şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen alçak saldırı, sıradan bir hadise ya da anlık bir eylem değildir. Bu girişim, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğini, milletimizin kardeşliğini ve ülkemizin huzurunu hedef alan kirli bir provokasyondur. Bayrağa uzanan her el, aslında bu milletin tarihine, değerlerine ve ortak geleceğine uzanmıştır.

Bu saldırı, milletimizin sinir uçlarını kaşıyan, kardeşi kardeşe düşürmeyi hedefleyen karanlık bir senaryonun parçasıdır. Ancak tarih boyunca defalarca görüldüğü üzere, bu millet bu tür oyunlara gelmemiştir, gelmeyecektir.

Bu Bir Psikolojik Harp Girişimidir

Yaşanan hadise yalnızca fiziki bir eylem değil, aynı zamanda açık bir psikolojik harp girişimidir. Amaç nettir: Türkiye’nin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerini sabote etmek, milletin ortak iradesini zayıflatmak ve bölgeyi yeniden kan, kaos ve çatışma iklimine sürüklemek.

Terör örgütleri ve onları kullanan karanlık odaklar, silahla başaramadıklarını semboller üzerinden, provokasyonlarla gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bayrak hedef alınmıştır; çünkü bayrak milletin birlik iradesidir.

Zamanlama Tesadüf Değildir

19 Ocak günü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Kabine Toplantısı sonrası yaptığı millete sesleniş konuşmasının hemen ardından bu alçak girişimin yaşanması son derece manidardır. Bu saldırı, Türkiye’nin bölgede barışı, kardeşliği ve istikrarı esas alan duruşuna karşı yapılmış bilinçli bir sabotajdır.

Sayın Cumhurbaşkanımız konuşmasında aynen şu ifadeleri kullanmıştır:

“Biz Suriye başta olmak üzere coğrafyamızın hiçbir köşesinde artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz.

Yer altı, yer üstü zenginliklerimizin artık savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz.

Kardeşlerimiz açlıkla, kıtlıkla, yoksullukla boğuşurken ‘bir damla petrolü oluk oluk akan insan kanından daha değerli gören’ materyalist zihniyetin daha fazla palazlanmasını istemiyoruz.

Hep birlikte kazanalım, aydınlık geleceğimizi hep birlikte inşa edelim, barışın ve istikrarın egemen olduğu bir bölgede hep beraber yan yana, huzur içinde yaşayalım istiyoruz.

Etnik kökenine, dinine, mezhebine bakmaksızın bu bölgede akan kanın durmasını; ölümlerin, katliamların artık son bulmasını istiyoruz.

Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı istiyor; bunun için samimiyetle gayret gösteriyoruz.

Terörsüz Türkiye sürecimizin gayesi, hedefi, menzili işte budur.

Terörsüz Bölge idealinin altını çizmemizin sebebi budur.

Bir asır önce yaşanan acıların tekerrür etmemesi için önümüze kurulan tuzaklara düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz.

Bizi bölmek, parçalamak, birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat kenetlenmiş şekilde aydınlık yarınlara birlikte yürüyeceğiz.”

 

Barıştan Rahatsız Olanlar İş Başında

Bu açıklama, yalnızca bir siyasi beyan değil; Türkiye’nin bölgeye dair ahlaki, insani ve stratejik duruşunun açık bir manifestosudur. İşte tam da bu nedenle terör ve onu besleyen odaklar bu söylemden rahatsızdır. Barış istemeyenler, kardeşlikten korkanlar, istikrarı tehdit olarak görenler yeniden sahneye çıkmıştır.

Bayrağımıza yapılan saldırı, bu rahatsızlığın dışa vurumudur.

Bu Millet Provokasyonla Yolundan Dönmez

Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu millet fitneyle bölünecek, provokasyonla yolundan dönecek bir millet değildir. Hiçbir taşeron yapı, hiçbir kirli plan, hiçbir ihanet girişimi Türkiye Cumhuriyeti’ni hedeflerinden geri çeviremez.

Bu topraklar nice acılar görmüş, nice bedeller ödemiştir. Ama asla diz çökmemiştir. Terörle sınanan kardeşliğini teslim etmemiştir. Türkiye, birliğini bozmaya çalışanlara boyun eğmeyecek kadar güçlü; iradesini teslim almaya kalkışanlara karşı dirayetli bir devlettir.

Son Söz: Milletin İradesi Teslim Alınamaz

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi, bir siyasi slogan değil; milletimizin ortak vicdanının ve geleceğe dair kararlılığının adıdır. Bu hedef, provokasyonlarla, paçavralarla, kirli senaryolarla akamete uğratılamaz.

Ve bir kez daha altını çizerek ifade edelim:

Bayrak inmez.
Ezan dinmez.
Türkiye yolundan dönmez.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER