Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen rüşvet ve yolsuzluk iddialarına ilişkin soruşturma çerçevesinde görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 4’üncü duruşmasında hazır bulunan baba ve oğul Böcek’in adli kontrol ve tahliye talepleri heyet tarafından reddedildi. Muhittin Böcek’in salona girdiği sırada izleyicilerden bazılarının alkışla destek vermesi üzerine kendisi de alkışlayanları selamladı.
Tanıkların Para Trafiğine Dair Beyanları Dinlendi
Celsede dinlenen kuyumcu satış danışmanı tanık Ahmet P., Serkan Ç. tarafından iş yerine getirilen ve Gökhan Böcek’e ait olduğu aktarılan 2 milyon 300 bin lira ile ardından 4 milyon 350 bin lira civarındaki paranın altın bozdurma işlemi karşılığı düzenlenen evraklarla Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek ile Nurhak E.’ye aktarıldığını öne sürdü. Diğer tanık Burhan K. şirket hesabından gönderilen paranın gayesi hakkında bilgisi olmadığını belirtti. Tanık Fatih A. ise Serkan Ç.’nin sırt çantasıyla şubat ve mayıs aylarında teslim ettiği parayı sayarak kasaya koyduğunu ifade etti. Tutuksuz yargılanan sanık Serkan Ç. de 2,5 milyon lira değerindeki dövizi mağaza poşetiyle, ikinci parti olan 4 milyon 350 bin lirayı ise bavulla götürdüğünü aktardı.
Oğul Böcek Adli Kontrol Talebinde Bulundu
Mustafa Gökhan Böcek mahkemedeki savunmasında hakkındaki suçlamalara en başından beri yanıt verdiğini ifade ederek şunları söyledi: “Yaklaşık 13 aydır tutukluyum. Muhittin Böcek’in oğlu olduğum için tutuklandım. Çocuğumdan, eşimden, ailemden ayrıldım. Çocuğum 9 aylıktı, 22 aylık oldu. Oğlumun hayatındaki bu süre neredeyse ömrünün yarısı. Bu süreçte yürümeyi, konuşmayı öğrendi. Yanında olamamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Açık görüşte beni ziyaretçilerin bulunduğu kapıya doğru çekiyor. Bunu duygu sömürüsü yapmak için söylemiyorum. Tutukluluğumun bedelini sadece ben ödemiyorum. Beni 6 yaşına kadar büyüten dedemin sağlığı bozuldu. Annem bu sürecin etkisi altında yeniden kanser oldu. Geçmişte her şeyiyle ilgileniyordum. Şimdi yanında olamıyorum. Sizden ayrıcalık istemiyorum. Kaçma şüphem, delil karartma ihtimalim kalmamışsa ailemin, çocuğumun yanında olmak istiyorum. Adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmesini talep ediyorum.”
Muhittin Böcek Sağlık Durumuna Dikkat Çekti
Kürsüye çıkan Muhittin Böcek ise savunmasında şu ifadelere yer verdi: “Eylül ayındayız. Yeni adli yılın sizlere, hakimlerimize, savcılarımıza, çalışma arkadaşlarınıza ve avukat arkadaşlarımıza sağlık, mutluluk, adalete, özgürlüğümüze güvenle güzel günlere vesile olmasını, alınacak kararlara iyi olmasını diliyorum. 5 Temmuz 2025’ten bu yana tarafıma yöneltilen sorulara samimi beyanlarda bulundum. Adli makamlara, sürecin işleyişine şeffaf şekilde katkıda bulunduğumu, üzerime düşenleri samimiyetle yerine getirdiğimi düşünüyorum. 15 aydır tutukluyum. Tutuklu olmamı son günlerde fırsat bilenlerin iftira ve uydurmalarıyla uğraşıyorum. Anayasal haklarım ihlal ediliyor. Biz devlete ve adalete emanetiz. Bu süreçte ne yaptımsa devletim, milletim ve adalet için yaptım. Adalet yerini bulacak diye ümit ediyorum. Tutukluluk sürecimde arkamdan oluşan algıyı çok iyi biliyorum. Yargı mensuplarımızı, yüce Türk adaleti adına yargımızı kimsenin etkileyeceğini düşünmüyorum. Devletin ve adaletin sözüne itibarımızın sürmesi en büyük arzumuzdur. Mevcut sağlık durumumum göz önüne alınmasını, beni ayakta tutan 20 yıllık 4 doktorumun özel hastanede olması nedeniyle tedavi olamıyorum. Hayatım boyunca yanlış yapmadım. Belediyemi kamu zararına uğratmadım. 6 dönem başkanlığım süresince 10 gün izin almadım. Ömrümü hemşehrilerime adadım. Koronavirüsten dolayı ölümden döndüm, 3 gün sonra göreve başladım. Önceki beyanlarımı tekrarla tahliyemi talep ediyorum.”
Tutukluluk Halinin Devamına Hükmedildi
Tarafların savunmalarını ve tanık beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, mevcut delil durumunu göz önünde bulundurarak Muhittin Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek’in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
