Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Abdurrahim SOLMAZ
Abdurrahim SOLMAZ

Adalet Cübbesine Yakışan Bir İsim: Seyfettin Ünal

Bazı insanlar görev yaptıkları makamlarla değer kazanır, bazıları ise bulundukları makama değer katar. Seyfettin Ünal, meslek hayatı boyunca bulunduğu her makamın sorumluluğunu hakkıyla taşıyan; dürüstlüğü, adalet anlayışı ve devlet ciddiyetiyle görevine değer katan müstesna isimlerden biridir.

Seyfettin Bey’i, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yaptığı dönemde tanıdım. Onu yakından tanıdıkça yalnızca tecrübeli bir hukuk insanıyla değil; görevine yürekten bağlı, devletine ve milletine sadakatle hizmet eden, adalet duygusunu vicdanıyla bütünleştirmiş değerli bir insanla karşı karşıya olduğumu gördüm.

Diyarbakır gibi sorumluluğu ağır, şartları zor ve her kararın büyük bir hassasiyet gerektirdiği bir şehirde dört yıl boyunca Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevini yürütmek kolay değildir. Böyle bir görev; hukuk bilgisi kadar cesaret, metanet, sağduyu ve güçlü bir vicdan da gerektirir. Seyfettin Ünal, bu ağır sorumluluğu büyük bir vakar ve liyakatle taşıdı. Görevi boyunca hukukun üstünlüğünden ayrılmadan, devletin ciddiyetini ve adaletin saygınlığını koruyarak hizmet etti.

Kendisinde en çok takdir ettiğim özelliklerden biri, mesleğine duyduğu sadakatti. Cübbesini yalnızca bir meslek kıyafeti olarak değil; hakkın, hukukun ve vicdani sorumluluğun emaneti olarak taşıdı. Hiçbir şart altında doğruluğundan taviz vermedi. İnsanlara karşı yaklaşımında samimi ve mütevazı; görevi söz konusu olduğunda ise son derece kararlı, disiplinli ve ilkeli bir duruş sergiledi.

“Cübbemin Ağırlığını ve Vicdanımın Sesini Her Şeyin Üstünde Tuttum”

Seyfettin Ünal, emeklilik kararının ardından yayımladığı veda mesajında duygu ve düşüncelerini şu sözlerle ifade etti:

“Bugün itibarıyla hayatımın en anlamlı, en gururlu ve bir o kadar da sorumluluk dolu döneminin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Emekliye ayrılarak yıllardır büyük bir onurla sürdürdüğüm mesleğime veda ediyorum.

Meslek hayatım boyunca cübbemin ağırlığını ve vicdanımın sesini her şeyin üstünde tuttum. Dönüp arkama baktığımda, görev yaptığım her yerde çok güzel dostluklar, unutulmaz anılar ve onurlu mücadeleler bıraktığımı görüyorum.

Mersin’de adaletin peşinde geçen ve unutamadığım beş yıl, Isparta’nın Yalvaç ilçesindeki o samimi ve kıymetli bir yıl, Anamur’da Cumhuriyet Başsavcısı olarak sorumluluk üstlendiğim iki yıl, Diyarbakır’da Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görev yaptığım zorlu ama gurur dolu dört yıl, Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde geçirdiğim güzel bir yıl ve yaklaşık iki ay süren Alanya görevim… Her bir şehrin ve her bir adliyenin bende yeri çok ayrıdır.

Görev sürem boyunca daima hukukun üstünlüğünü ve milletimin hakkını korumaya gayret ettim. Bu uzun ve meşakkatli yolda yükümü hafifleten, adalet mücadelesini paylaştığım bütün meslektaşlarıma, yargı çalışanlarına ve yanımda olan herkese gönülden teşekkür ediyorum.”

Bu veda mesajındaki her cümle, Seyfettin Ünal’ın meslek hayatına hangi anlayışla yaklaştığının açık bir ifadesidir. Özellikle “Cübbemin ağırlığını ve vicdanımın sesini her şeyin üstünde tuttum” sözü, onun yıllar boyunca sergilediği duruşun en anlamlı özetidir.

Bugün Seyfettin Ünal’ın emekliliğe ayrılması, yalnızca uzun bir meslek hayatının sona ermesi değildir. Bu ayrılık, Türk yargısının tecrübeli, dürüst ve güven veren bir hukuk insanına veda etmesidir. Açıkça ifade etmeliyim ki adalet teşkilatımız, Seyfettin Ünal gibi meslek ahlakı yüksek, cesur ve vicdan sahibi bir ismin emekliye ayrılmasıyla çok kıymetli bir mensubunu kaybetmiştir.

Ancak görevler sona erse de hizmetlerin izi, kurulan dostluklar ve insanların gönlünde bırakılan güzel hatıralar yaşamaya devam eder. Seyfettin Bey’in yıllar boyunca adalet uğruna verdiği emek, yetişmesine katkı sunduğu meslektaşları ve görev yaptığı şehirlerde bıraktığı saygınlık hiçbir zaman unutulmayacaktır.

Kıymetli dostum Seyfettin Ünal’a, adalete ve milletimize sunduğu değerli hizmetlerden dolayı şahsım adına teşekkür ediyorum. Onu tanımış olmaktan, dostluğuna şahitlik etmekten ve görevine duyduğu sadakati yakından görmüş olmaktan büyük bir gurur duyuyorum.

Emekliliğinin kendisi ve kıymetli ailesi için sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum. Meslek hayatı boyunca alnının akıyla taşıdığı cübbesine gösterdiği saygı, adalete olan bağlılığı ve onurlu duruşu daima takdirle anılacaktır.

Yolu açık, gönlü huzurlu olsun.

Çünkü bazı hukukçular yalnızca kararlarıyla değil, karakterleriyle de adaletin hafızasında yer edinir. Seyfettin Ünal da adaletin hafızasında daima saygıyla hatırlanacak isimlerden biri olacaktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER