Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesinin 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla Cunda (Alibey) Adası’nda anlamlı bir anma töreni gerçekleştirildi. Mübadele sırasında hayatını kaybedenler anısına denize çelenk sunulurken, vatandaşlar şarkılar eşliğinde denize çiçekler bıraktı.
Ayvalık Giritliler Derneği tarafından, Ayvalık Belediyesi ve Kent Konseyi’nin destekleriyle düzenlenen tören, Cunda Adası Mevlana Parkı’nda yapıldı. Mübadele ile Ayvalık’a gelen Türklerin adaya ilk ayak bastıkları simgesel noktada düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Protokol üyeleri ve katılımcılar, kaybedilenlerin anısına denize çelenk bıraktı. Tören sırasında Mübadele Korosu’nun seslendirdiği şarkılar eşliğinde katılımcılar ellerindeki çiçekleri sulara bırakarak atalarını andı.
“103 Yıl Sonra Geriye Kalan Ortak Hafıza”
Törende konuşan Ayvalık Giritliler Derneği Başkanı Coşkun Tunçmen, mübadelenin 20. yüzyılın en büyük zorunlu nüfus hareketlerinden biri olduğunu vurguladı. Tunçmen, şu bilgileri aktardı:
“30 Ocak 1923’te Türkiye-Yunanistan arasında imzalanan ve 1924-1925 yıllarında büyük ölçüde uygulanan nüfus mübadelesinin başlangıcından bu yana tam 103 yıl geçti. Yaklaşık 1,2 milyon Rum Ortodoks Türkiye’den Yunanistan’a, 400-500 bin kadar Müslüman da Yunanistan’dan Türkiye’ye göç ettirildi. Karadeniz, Ege, Trakya ve özellikle İstanbul dışındaki Rum köyleriyle, Girit, Selanik, Drama, Kavala, Yanya gibi bölgelerdeki Türk-Müslüman topluluklar birbirinden koparıldı. 103 yıl sonra geriye kalanlar; bir daha dönemeyecek milyonlarca insanın acısı, kaybedilen evler, kiliseler, camiler, mezarlıklar, her iki ülkede de halen yaşayan mübadele çocukları ve torunlarının ortak hafızası, ‘Nereliyim’ sorusuna halen net cevap veremeyen insanlar ama aynı zamanda iki halkın birbirini daha iyi anlama potansiyelini taşıyan çok güçlü bir ortak tarih. Bu mübadele, ne tamamen bir ‘kurtuluş’ ne de sadece bir ‘felaket’ olarak anlatılabilir.”
“Hatırlayalım Ama Barış İçinde Hatırlayalım”
Mübadil torunlarına seslenen Tunçmen, barış mesajları vererek sözlerini şöyle tamamladı:
“Onlar sadece ‘millet’ kavramının o dönemde çok sert çizgilerle yeniden tanımlandığı bir çağın mağdurlarıydı. 103 yıl sonra, mübadelenin çocuklarına ve torunlarına sesleniyorum; sizin kökleriniz iki yakada da var. O denizler, o zeytinlikler, o eski mahalleler halen sizin. Bir gün gidip dedenizin doğduğu eve, ninenizin çocukluğunun geçtiği kiliseye, camiye, çeşmeye dokunduğunuzda, aslında kendinize dokunuyorsunuz. Bu büyük göçün 103’üncü yılında, gidenlere ve kalanlara, sessizce ağlayanlara ve yeni hayat kuranlara saygıyla; onların hikâyesi bizim hikayemizdir. Unutmayalım ama kin gütmeyelim. Hatırlayalım ama barış içinde hatırlayalım.”
