10 Ağustos 2014… Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktası, demokrasi yolculuğumuzda yeni bir sayfanın açıldığı tarih. O gün, Türkiye Cumhuriyeti halkı, Cumhurbaşkanını ilk kez doğrudan kendi oyuyla seçti. Milletin iradesi sandıkta tecelli etti ve Recep Tayyip Erdoğan, aldığı %51,8 oy oranıyla Türkiye’nin ilk halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı oldu. Bu sadece bir seçim sonucu değildi; milletin kendi geleceğine doğrudan sahip çıkmasının, demokrasinin en canlı şekilde hayata geçtiğinin simgesiydi.
O günün sabahında sandıklara koşan milyonlar, sadece bir cumhurbaşkanı seçmiyordu. Onlar, Türkiye’nin yönetim anlayışında köklü bir değişikliğe, siyasette millet iradesinin daha güçlü temsiline “evet” diyordu. 10 Ağustos 2014, bir bakıma halkın “Benim irademin üzerinde hiçbir güç yoktur” dediği gündü.
Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca milletle kurduğu güçlü bağ, reformcu vizyonu ve kararlılığıyla tanındı. 2002’de başladığı iktidar yolculuğunda yalnızca seçim kazanmakla kalmadı; ülkenin çehresini değiştirecek hizmet ve reformlara imza attı. Sağlıktan ulaşıma, savunma sanayisinden sosyal yardımlara kadar her alanda kalıcı eserler ortaya koydu.
Sağlıkta Sessiz Devrim
10 Ağustos 2014’ten bugüne sağlık alanında atılan adımlar, geçmişin hastane kuyruklarını ve çile dolu günlerini tarihe gömdü. Şehir hastaneleriyle modern, konforlu ve yüksek teknolojili sağlık tesisleri ülkenin dört bir yanına kazandırıldı. Eskiden rehin kalan hastalar, ilaç kuyruklarında bekleyen vatandaşlar bugün 5 yıldızlı otel konforunda ücretsiz tedavi görüyor. Acil sağlık hizmetleri, 112 ambulans filoları ve hava ambulanslarıyla dünyanın birçok ülkesine örnek olacak seviyeye ulaştı.
Ulaşımda Büyük Atılım
Cumhurbaşkanlığı görevine gelir gelmez ulaştırma projelerine hız veren Erdoğan yönetimi, köprüler, otoyollar, hızlı tren hatları ve havalimanlarıyla Türkiye’yi adeta baştan sona yeniden inşa etti. Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul Havalimanı gibi dev projeler hem Türkiye’nin lojistik gücünü artırdı hem de milletin yaşam kalitesini yükseltti.
Savunma Sanayinde Bağımsızlık Hamlesi
10 Ağustos’tan sonra en hızlı ilerleme gösteren alanlardan biri savunma sanayi oldu. Yerli İHA ve SİHA’lar, milli gemiler, tank projeleri ve hava savunma sistemleri Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada söz sahibi yaptı. Bir zamanlar yurtdışından ithal edilen savunma teknolojileri artık yerli mühendislerin elinden çıkıyor, ihraç ediliyor.
Sosyal Devlet Anlayışı
Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde, dar gelirli vatandaşlara, engellilere, yaşlılara ve ihtiyaç sahiplerine yapılan sosyal yardımlar tarihin en yüksek seviyelerine ulaştı. Evde bakım hizmetleri, sosyal konut projeleri ve eğitim bursları, devletin şefkat elinin her vatandaşa ulaşmasını sağladı.
Dış Politikada Etkin Türkiye
10 Ağustos 2014 sonrası, Türkiye’nin dış politikada da daha etkin bir rol üstlendiği dönem oldu. Balkanlardan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada insani yardım eli uzatıldı, mazlum milletlerin sesi olundu. Gazze, Arakan, Somali, Suriye gibi kriz bölgelerinde Türkiye’nin varlığı umut oldu.
Milletle Yürüyen Lider
10 Ağustos yalnızca bir seçim tarihi değil, milletle liderin gönül bağının tescil edildiği gündür. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı görevinde “milletin adamı” kimliğini koruması, saraylardan değil halkın arasından yönetim anlayışını sürdürmesi onu farklı kıldı.
Yıllar geçti… Türkiye birçok sınavdan geçti, krizler yaşadı, saldırılara maruz kaldı. Ancak her zorlukta milletin iradesine güvenen, halktan aldığı güçle adım atan bir Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan, hem içeride hem dışarıda dik duruşundan taviz vermedi.
Bu yüzden 10 Ağustos, yalnızca geçmişin bir hatırası değil, geleceğin de pusulasıdır. O gün sandığa giden her vatandaş, aslında “Bu ülkenin sahibi benim” dedi. Ve bugün de aynı inançla, aynı kararlılıkla yürümeye devam eden bir Türkiye var.
Milletin iradesiyle seçilen Cumhurbaşkanı, milletin hizmetkârı olur. 10 Ağustos 2014’te başlayan bu yeni sayfa, Türkiye’nin demokrasi tarihinde altın harflerle yazıldı. Biz de o günün gururunu, bugün hâlâ yüreğimizde taşıyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, bu millete, bu devlete ve tüm İslam âlemine yaptığı hizmetler için gönülden teşekkür ediyoruz. Yıllardır mazlumun yanında duran, adaletten ayrılmayan, milli iradeyi her şeyin üzerinde tutan bir lider olarak yalnızca Türkiye’nin değil, ümmetin de umudu oldu. Rabbimiz, kendisine sağlık, afiyet, uzun ömür ve hayırlı hizmetler nasip etsin. Ülkemizin birlik ve beraberliğini daim kılsın, yarınlarımızı daha güçlü, daha huzurlu eylesin. 10 Ağustos’un ruhu, milletin iradesiyle birleşip ebediyen yaşasın.


YORUMLAR