Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Emre Selçuk, günümüzde kangren vakalarının profilinin değiştiğini belirterek, hastalığın artık travmalardan ziyade diyabet ve damar tıkanıklığı kaynaklı ortaya çıktığını vurguladı. Dr. Selçuk, kangrenin doğru tedavi ve erken tanı ile önlenebilir bir tablo olduğunu ifade etti.
“2050 Yılında 3 Milyon Kişi Uzvunu Kaybedebilir”
Dünya genelinde diyabet ve damar tıkanıklığına bağlı vakalarda ciddi bir artış yaşandığını kaydeden Doç. Dr. Emre Selçuk, çarpıcı istatistikler paylaştı. Selçuk, “İstatistikler, Amerika Birleşik Devletleri’nde 2050 yılına gelindiğinde her yıl yaklaşık 3 milyon kişinin kangren nedeniyle uzuv kaybı yaşayacağını göstermektedir” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Nedenler Değişti: Trafik Kazası Değil Damar Tıkanıklığı
Eskiden kangrenin en sık nedeninin trafik kazaları ve iş kazaları gibi travmalar olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Selçuk, günümüzdeki tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Kangren, çoğu zaman kader gibi görülen ancak doğru tedavi ve erken tanı ile önlenebilen ciddi bir hastalıktır. Geçmişte kangrenin en sık nedeni travmalar olarak kabul edilirdi. Günümüzde ise tablo değişmiş durumda. Artık kangren nedeniyle uzvunu kaybeden hastaların yüzde 60’ı bu sonucu damar tıkanıklığına bağlı olarak yaşamaktadır. Oysa damar tıkanıklığı hastalarının önemli bir kısmı, erken müdahale edildiğinde kontrol altına alınabilecek bir gruptur.”
Belirtilere Dikkat: Siyahlaşma Başlamadan Müdahale Şart
Kangrenin aniden başlamadığını ve yavaş ilerleyen bir süreç olduğunu belirten Selçuk, uyarılarını şöyle sürdürdü:
“Kangrene giden süreç genellikle aniden başlamaz. İlk belirtiler yürüyüş sırasında hissedilen ağrılarla ortaya çıkar. Hastalık ilerledikçe istirahat halinde bacaklarda uyuşma, soğuma ve solukluk meydana gelir. Daha ileri evrelerde kalbe en uzak noktalar olan ayak başparmakları ve topuklarda siyahlaşmalar ve yaralar ortaya çıkar. Bu süreç yavaş yavaş yukarıya doğru ilerler. Ancak hastalık ilerlemiş ve kangren oturmuşsa tek tedavi seçeneği amputasyon yani uzuv kaybıdır.”
Hibrit Cerrahi ile Uzuv Kaybı Önlenebilir
Kangreni “bacağın kalp krizi” olarak nitelendiren Doç. Dr. Emre Selçuk, modern tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar alındığını ifade ederek şunları söyledi:
“Periferik damar hastalıklarının çoğu erken tanı ve doğru müdahale ile kurtarılabilir. Bu noktada tedavi seçenekleri arasında anjiyografik girişimler, cerrahi bypass operasyonları, kompleks damar operasyonları, hibrit cerrahiler ve ilaç tedavileri yer alır. Hibrit cerrahilerde anjiyografik işlemler ile cerrahi prosedürler birlikte uygulanarak daha etkin sonuçlar elde edilmektedir. Nasıl kalp damarları tıkandığında önce ağrı ortaya çıkıyor ve tedavi edilmezse kalıcı hasara yol açıyorsa, aynı durum bacak damarları için de geçerlidir.”
