Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Türkiye Yerli Uzay Aracıyla Ay’a Ulaşmaya Hazırlanıyor: IAC 2026 Resepsiyonu Ankara’da Gerçekleştirildi

ANKARA / TEKHA Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır,

ANKARA / TEKHA

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Etnografya Müzesi’nde düzenlenen 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Tanıtım Resepsiyonu’na katılım sağladı. Programda Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, Uluslararası Uzay Federasyonu İcra Direktörü Christian Feichtinger, Dışişleri Bakan Yardımcısı Zeki Levent Gümrükçü ile TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay yer aldı.

Açılışta konuşan Bakan Kacır, “Tarih boyunca medeniyetimizdeki her büyük sıçrama merakla başlamıştır. İnsanlığı okyanusların ötesine taşıyan ve bilimin sınırlarını genişleten keşif ruhu, bakışlarımızı gökyüzüne ve nihayetinde gezegenimizin ötesine çevirmemizi sağlamıştır. Nesiller boyu alimler, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini ve insanlığın evrendeki yerini anlamaya çalışmışlardır. Anadolu, bu bitmek bilmeyen bilgi arayışında seçkin bir yere sahip olmuştur. Anadolu topraklarından çıkan öncü isimler, astronomiye kalıcı katkılarda bulunmuşlardır. Bugün Türkiye, uzay bilimleri ve teknolojileri konusundaki cesur vizyonuyla bu mirası geleceğe taşımaktadır. Bu hırsın temelinde, küresel uzay ekosistemindeki köklü değişim ve Türkiye’nin kalkınma vizyonunun merkezine geleceğin teknolojilerinde liderliği yerleştiren ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ yatmaktadır. 2000’li yılların başına kadar uzay faaliyetleri, yörüngeye erişimin fahiş derecede pahalı olması nedeniyle büyük ölçüde az sayıda ülkeyle sınırlı kalmıştı. O zamandan beri, azalan fırlatma maliyetleri ve hızlı teknolojik ilerlemeler; bu alanı yeni ülkelere, şirketlere ve araştırmacılara açtı. Uzay teknolojileri artık modern yaşamın dokusına işlemiş durumdadır. Başlangıçta uzay için geliştirilen teknolojiler; sağlık, imalat, haberleşme ve daha bir çok sektörde inovasyonu tetiklemekte, dünyadaki yaşam kalitesini artırmaktadır. Küresel uzay ekonomisinin halihazırda 600 milyar doları aşması ve 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara yaklaşmasının öngörülmesiyle, uzaya yapılan yatırım artık sadece bir keşif yatırımı değildir. Bu; inovasyona, rekabet gücüne ve insanlığın geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu değişimin bilincinde olan Türkiye, burada hem bir fırsat hem de bir sorumluluk görmektedir. Bilimsel ve teknolojik kabiliyetlerimizi güçlendirmek, yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve uzayın barışçıl ve sürdürülebilir kullanımına aktif olarak katkıda bulunmak” dedi.

Uydu Ve Uzay Altyapısında İleri Yetkinlik

Son 20 yıllık süreçte yürütülen projelere dikkat çeken Kacır, “Önemli ilerleme kaydettiğimiz temel alanlardan biri uydu teknolojileridir. Tasarım ve mühendislikten test ve üretime kadar tüm değer zincirinde ileri düzey yetkinlikler tesis ettik. Yer gözlemi yolculuğumuz BİLSAT ile başladı; RASAT, GÖKTÜRK-2 ve İMECE ile devam etti. Her görevle birlikte ulusal mühendislik kapasitemizi genişlettik; uydu tasarımı, entegrasyonu ve operasyonu konusundaki uzmanlığımızı derinleştirdik. Türkiye’de tasarlanan ve inşa edilen ilk haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A, bu kabiliyetleri yeni bir seviyeye taşıdı. Bu başarılar Türkiye’nin uzay yolculuğunda önemli kilometre taşlarını temsil etse de vizyonumuz uydu teknolojilerinin çok daha ötesine uzanmaktadır. Amacımız, uzayda sürdürülebilir bir varlık göstermek, ulusal hak ve menfaatlerimizi korumak ve uzayın barışçıl kullanımını tüm insanlığın yararına ilerletmektir. Bu; kamu kurumları, araştırma kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör arasında etkin bir koordinasyon gerektirmektedir. Bu nedenle Türkiye, büyüyen uzay ekosistemimize stratejik koordinasyon sağlamak amacıyla 2018 yılında Türkiye Uzay Ajansı’nı kurmuştur. Elbette büyüyen bir uzay ekosistemi, potansiyeline ancak net bir vizyon ve ortak ulusal önceliklerle rehberlik edildiğinde ulaşabilir. Türkiye’nin uzaydaki uzun vadeli yolculuğu için on stratejik hedef belirleyen Milli Uzay Programı’nı 2021 yılında ilan ettik. Milli Uzay Programı şimdiden somut sonuçlar vermektedir. ‘Türk Astronot ve Bilim Misyonu’ kapsamında ilk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda başarıyla 13 bilimsel deney gerçekleştirdi. İkinci astronotumuz Tuva Cihangir Atasever, daha sonra bir yörünge altı araştırma uçuşu sırasında yedi deney yürüttü. Bu görevler milletimizin hayal gücünü harekete geçirdi ve milyonlarca gencimize ilham verdi” ifadelerini kullandı.

Uzay Limanı Ve Teknopark Çalışmaları Sürüyor

Yerli ve milli projelerin detaylarına değinen Kacır, “Ay araştırma programımızın bir parçası olarak, Türkiye’de tasarlanan ve inşa edilen bir uzay aracıyla Ay’a ulaşmaya hazırlanıyoruz; bu girişim uzay yolculuğumuzda yeni bir sayfa açacaktır. Ankara’da bir uzay teknoparkı kurma çalışmaları halihazırda devam etmektedir. Bu yeni merkez, uzay girişimlerinin büyümesini hızlandıracak; sanayi, akademi ve araştırma kurumları arasındaki iş birliğini derinleştirecektir. Ayrıca, sadece Türkiye’nin uzaya bağımsız erişimini güvence altına almakla kalmayacak, aynı zamanda ülkeler ve ticari girişimler için uluslararası bir fırlatma merkezi olarak hizmet verecek bir uzay limanı üzerinde çalışmaya başladık. Aynı zamanda, navigasyon ve zamanlama konularında teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirmek amacıyla Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi projemizi ilerletiyoruz. Bu projenin önemli bir adımı olarak, uzaya ‘atomik saat’ gönderdik” şeklinde konuştu.

Uluslararası İş Birliği Ve IAC 2026 Vurgusu

Uzay çalışmalarında küresel dayanışmanın önemine değinen Kacır, “Günümüzün bilimsel ve teknolojik zorluklarının karmaşıklığı; ortaklık, güven ve uzayın barışçıl kullanımına yönelik ortak bir kararlılık gerektirmektedir. Daha da önemlisi, bilimsel bilgi paylaşıldıkça güçlenir ve inovasyon uluslararası iş birliği sayesinde daha hızlı ilerler. Bu nedenle uzay, ulusları her zaman bir araya getirmiştir. Türkiye, uluslararası ortaklığı uzay vizyonunun temel direklerinden biri olarak görmektedir. Uluslararası Uzay Federasyonu’nun yıllık amiral gemisi etkinliği olan Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), uzay camiasının tüm paydaşlarını bir araya getiren küresel platformlar arasında benzersiz bir yere sahiptir. 70 yılı aşkın bir süredir hükümetler, uzay ajansları, uluslararası kuruluşlar, sanayi, akademi ve girişimciler için önde gelen küresel forum olma özelliğini sürdürmektedir. Burası bilginin paylaşıldığı, ortaklıkların kurulduğu ve uzay faaliyetlerinin geleceğinin şekillendiği yerdir. IAC 2026’ya ev sahipliği yapmak, Türkiye’nin küresel uzay ekosistemine daha aktif katkıda bulunma vizyonuyla tam bir uyum içerisindedir. Bu tarihi buluşma aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası arenada güvenilir bir ‘birleştirici güç’ olarak büyüyen rolünü de yansıtmaktadır. Bu yıl, Euro-Atlantik güvenliği için kritik bir dönemde müttefik liderleri bir araya getiren NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptık. COP31, Türkiye’yi iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma konusundaki küresel diyaloğun kalbine yerleştirecektir. İnanıyoruz ki IAC 2026, uluslararası diyaloğu güçlendirmek, bilimsel ve endüstriyel iş birliğini genişletmek ve dünyanın dört bir yanından paydaşları bir araya getirmek için eşsiz bir fırsat sunacaktır. Kongrenin teması olan ‘The World needs more space’, bu geniş amacı özetlemektedir. Bu tema, uzayın yarattığı fırsatlara erişimi genişletme ve keşfi ile barışçıl kullanımı konusundaki iş birliğini derinleştirme ihtiyacını yansıtmaktadır. Aynı zamanda daha geniş katılım, daha fazla bilimsel değişim ve uzayın geleceği için ortak bir sorumluluk duygusu çağrısında bulunmaktadır. Bu mesaj özellikle zamanlıdır. Jeopolitik parçalanmanın arttığı bir dönemde böyle bir platforma duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazladır. Bölünmeler derinleşirken uzay, farklı önceliklere sahip ülkelerin hala yan yana çalışabildiği, bilgi paylaşabildiği ve ortak zemin oluşturabildiği nadir alanlardan biri olmaya devam etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Antalya’da Rekor Katılımlı Buluşma

Kongreye ilişkin başvuru rakamlarını aktaran Kacır, “Uluslararası ilginin olağanüstü düzeyi, IAC 2026 etrafında oluşan güçlü ivmeyi yansıtmaktadır. Bu yılki Bildiri Özeti Çağrısı (Call for Abstracts), 108 ülkeden 8 bin 330’dan fazla başvuru aldı; bu, Uluslararası Uzay Kongresi tarihindeki en yüksek rakamdır. Buna ek olarak IAC 2026, bugüne kadar kaydedilen en yüksek ‘Erken Kayıt’ (Early Bird) sayısına ulaşmıştır. 100’den fazla ülkeden 10 binden fazla katılımcıyı ağırlamayı bekliyoruz. Hafta boyunca Antalya; yeni iş birliklerini ve kalıcı ortaklıkları teşvik edecek teknik oturumlara, üst düzey diyaloglara, sergilere ve iş toplantılarına ev sahipliği yapacaktır. Katılımcılar; yer gözlemi, iklim izleme ve afet yönetiminden uydu haberleşmesine, yapay zekadan ticari uzay faaliyetlerine, uzay keşfinden uluslararası yönetişime kadar geniş bir yelpazedeki konuları keşfedeceklerdir. Kongrenin kilit özelliklerinden biri de ‘IAF Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı’ olacaktır. Bu üst düzey toplantı, küresel uzay yönetişiminin geleceğini şekillendirmek, sürdürülebilir kalkınmayı ilerletmek ve uluslararası iş birliğini güçlendirmek üzere dünyanın dört bir yanından politika yapıcıları bir araya getirecektir” dedi.

Sorumluluk Üstlenmeye Hazırız

Konuşmasının son bölümünde gençlere ve uluslararası kamuoyuna seslenen Kacır, “Uzayın geleceği, bilimsel keşifleri ortak faydaya ve teknolojik ilerlemeyi kalıcı ortaklıklara dönüştürme yeteneğimizle tanımlanacaktır. Türkiye; büyüyen kabiliyetleri, dinamik ekosistemi ve barışçıl, sürdürülebilir ve kapsayıcı uluslararası iş birliğine olan sarsılmaz bağlılığıyla bu sorumluluktan payına düşeni üstlenmeye hazırdır. Bu vizyonu sürdürme yeteneğimiz, nihayette onu geleceğe taşıyacak nesillere bağlıdır. Türkiye genelinde, özellikle gençlerimiz arasında uzay bilimlerine ve teknolojilerine olan ilgi hızla artmaktadır. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, bilimsel yaygınlaştırma girişimleri ve gökyüzü gözlem etkinlikleriyle birlikte, bilimi halka yakınlaştırmaya ve yeni nesillere ufkun ötesine bakmaları için ilham vermeye devam etmektedir. Bu artan ilgiyi, Türkiye’nin bilimsel, teknolojik ve girişimcilik kapasitesini genişletmek için somut adımlarla destekliyoruz. Türkiye’nin deneyimi; uzun vadeli vizyon, insan kaynağına yatırım ve uluslararası iş birliği bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğini göstermektedir. IAC 2026, kendi deneyimlerimizi paylaşmamıza, başkalarının başarılarından öğrenmemize ve ortak ilerleme için yeni fırsatlar yaratmamıza olanak sağlayacaktır. IAC 2026’nın yeni diyalog kanalları açmasını, bilimsel toplulukları birbirine bağlamasını, yeni endüstriyel ortaklıkları desteklemesini ve uzayın geleceğini şekillendirecek gençlere ilham vermesini istiyoruz. Uzayda faaliyet gösteren devletler ile bu alanda yeni gelişmeye başlayan ülkeleri ortak hedefler etrafında birbirine yaklaştırmasını arzuluyoruz. İşte bu ruhla, ulusal uzay ajanslarını üniversiteleri araştırma kurumlarını ve özel sektör kuruluşlarını IAC 2026’ya katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Sizleri Antalya’da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Küresel Diplomaside Kritik Rol

Resepsiyonda söz alan TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, yeryüzündeki gerilimlerin uzaya yansıtılmaması gerektiğini belirterek kongrenin uzay yönetişimi ve diplomasisi bakımından kritik bir platform niteliği taşıdığına değindi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, organizasyon hedeflerinin Türk dış politikasının ilkeleriyle uyuştuğunu ifade ederken, IAF İcra Direktörü Christian Feichtinger Türkiye’nin uzay vizyonundaki öncülüğüne işaret ederek diplomatik temsilcileri Antalya’daki buluşmaya davet etti. Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç organizasyonun kalıcı teknolojik ortaklıklara imkan tanıyacağını kaydederken, IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök sunumunda 108 ülkeden 8 bin 330 bildiri başvurusuyla tarihi bir rekor kırıldığını belirtti.