Biruni Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Tuncer Değim, epilepsi tedavisinde kullanılan gabapentin ilacının, karbon kuantum noktaları kullanılarak gerçekleştirilen hayvan deneylerinde nöbet şiddetini ve başlangıç süresini azalttığını duyurdu.
Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay ile yürütülen çalışma, uluslararası hakemli bir bilimsel dergide yayımlandı. Çalışmanın detaylarını paylaşan Prof. Dr. Değim, nanoteknoloji yardımıyla gabapentin maddesinden elde edilen çok küçük boyutlu yapıların “karbon kuantum noktaları” olarak adlandırıldığını belirtti. Bu yöntem sayesinde ilacın beyin dokusuna ulaşmasının kolaylaştığı ve hedefe daha etkin şekilde taşınabildiği kaydedildi.
‘Nöbetlerin Şiddeti ve Başlangıç Süresi Azaldı’
Deneysel çalışmada epilepsi benzeri nöbet oluşturulan deneklere, karbon kuantum noktalarıyla geliştirilen gabapentin uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Değim, şu bilgileri verdi:
“Bu yeni formül, nöbetlerin başlamasını geciktirdi ve nöbetlerin şiddetini belirgin şekilde azalttı. Bazı dozlarda klasik gabapentine kıyasla daha güçlü bir etki gözlemledik.”
Güvenlik Verileri de Değerlendirildi
Araştırmada yalnızca etkinliğin değil, güvenliğin de ön planda tutulduğunu aktaran Prof. Dr. Değim, uygulama sonrasında deneklerin günlük hareketlerinde herhangi bir olumsuzluk saptanmadığını kaydetti. Bu bulgunun, geliştirilen yöntemin tedavi açısından stratejik bir avantaj sunduğu vurgulandı.
‘İlacın Beyindeki Dağılımı İzlenebiliyor’
Karbon kuantum noktalarının en önemli özelliklerinden birinin izlenebilirlik olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Değim, “Karbon kuantum noktaları sayesinde ilacın beyinde hangi bölgelere ulaştığını gözlemleyebiliyoruz. Bu durum, tedavinin etkinliğini ve güvenliğini değerlendirme açısından önemli bir kazanım sağlıyor” diye konuştu.
‘Geleceğin Hedefe Yönelik Tedavilerine Katkı Olabilir’
Epilepsi gibi beyin odaklı hastalıklarda ilacın doğru noktaya ulaşmasının kritik önem taşıdığını hatırlatan Prof. Dr. Değim, nanoteknoloji temelli bu yaklaşımın gelecekte daha etkili ve kontrollü tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine ışık tutabileceğini ifade etti.
