Trabzon’un Of ilçesinde 17 yıl önce çöp dökmeye çıktıktan sonra bir daha haber alınamayan 9 yaşındaki Yusuf Kazdal’ın ailesi, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların yeniden inceleneceğine dair açıklamasıyla umutlandı. Acılı baba Tahir Kazdal, o dönem ilçede görev yapan ve Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin valisi Tuncay Sonel’e dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Of ilçesinde 30 Mart 2009 tarihinde kaybolan Yusuf Kazdal’dan o günden bu yana hiçbir iz bulunamadı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Faili meçhuller, daha önce takipsizlik verilen tüm dosyalar tek tek inceleniyor” açıklaması, Kazdal ailesini harekete geçirdi.
“Kameranın Çöktüğünü Söylediler, Aklımızda Soru İşareti Kaldı”
Oğlunun kaybolduğu günü anlatan baba Tahir Kazdal, süreçteki şüpheli detaylara değinerek şunları söyledi:
“Oğlum Yusuf, 2009 yılında saat 10.00 sıralarında annesine dışarı çıkacağını söylemiş. Annesi de ondan çöpü atmasını istemiş. O da çöpü almış çıkmış. Akşam eve geldiğimde Yusuf hala yoktu. Aramaya başladık. Arkadaşları saat 14.30’da yanlarından ayrıldığını söyledi. Saat 19.00’larda marketin önünde bir arkadaşım onu görmüş. O zamanlar bir subay vardı; sabah olunca beni yanına çağırdı, dere kenarında bir pantolon bulduğunu söyledi. Pantolon çok büyüktü, Yusuf’un değildi. Neyi kapatmaya çalıştı bilinmez. Evimizin köşesindeki manavın kamerası bir gün öncesinde çalışıyor ama Yusuf’un kaybolduğu gün çalışmıyor. O gün kameranın çöktüğünü söylediler. Bunlar aklımızda bir soru işareti oldu.”
“Tuncay Sonel Bizimle Çok İlgilendi Ama…”
Baba Kazdal, Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in, Yusuf’un kaybolduğu yıllarda Of Kaymakamı olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti:
“Tunceli Valisi bizim eski kaymakamımızdı. O zaman bizimle çok ilgilendi. Şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başbakandı; bizi telefonla görüştürdüler. Telefon görüşmemiz bittikten sonra kapımız çaldı, o zamanın kaymakamı Tuncay Sonel geldi. ‘Aferin, sen balığı baştan yakaladın’ dedi. Ne anlama geldiğini bilemiyorum. Eşimin kafası dağılsın diye iyilikleri de olmuştu. Ancak iyilik miydi yoksa bir şeylerin üzerini kapatmak için miydi; onu da bilemiyoruz. Şu ana kadar şüphem yoktu ancak şimdiki olayları duyunca benim de canım sıkıldı. Acaba diyorum öyle midir? Yine de inanamıyorum.”
“Boş Mezarda Dua Edip Ağladık”
Gözü yaşlı anne Esma Kazdal ise umudunu hiç kaybetmediğini belirterek, “Ölü gibi yaşıyoruz. Yusuf için boş bir mezar yapmıştık, üzerine ‘Kayıp Yusuf’ yazdırmıştık. Bir gün gelip mezarı açacağız dediler, açıp baktılar hiçbir şey yok. Yol çalışması nedeniyle o mezarı da kaldırttılar. Mezar taşını evde saklıyoruz. Kızım yapay zekayla Yusuf’un büyüklük halini yaptı, çok benziyor. Adalet Bakanı’na sesleniyorum; ölü ya da diri, dosyamız yeniden ele alınsın” dedi.
Ailenin tek isteği, kurulan özel birim sayesinde 17 yıllık sır perdesinin aralanması ve Yusuf Kazdal’ın akıbetinin netleşmesi.
