Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tekirdağ’daki Motosiklet Kazasında ‘Kusur’ Bilmecesi: Adli Tıp Kurumu’ndan Yeni Rapor İstendi

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde üniversite öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu’nun hayatını kaybettiği motosiklet

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde üniversite öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu’nun hayatını kaybettiği motosiklet kazasına ilişkin davada, kusur raporları arasındaki çelişkiler davanın seyrini değiştirdi. Mahkeme, sanık sürücü A.Ç.’nin kusur durumunun netleşmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine karar verdi.

Kaza ve Kayıp: Hukuk Fakültesi Öğrencisi Sıla Kurtarılamadı

Olay, 28 Aralık 2024 tarihinde Cumhuriyet Mahallesi Büşra Sokak’ta meydana geldi. Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu (22), yemek almak için çıktığı yolda motosikletiyle karşı yönden gelen A.Ç. idaresindeki motosikletle çarpıştı. Kazada ağır yaralanan ve yoğun bakıma alınan Pehlivanoğlu, 4 Ocak 2025’te yaşam mücadelesini kaybederek Edirne’nin Keşan ilçesinde toprağa verildi.

Raporlardaki Çelişkiler Dikkat Çekti

Tekirdağ 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada, “Taksirle ölüme neden olma” suçundan yargılanan A.Ç. hakkında hazırlanan ilk iddianamede; Sıla Pehlivanoğlu “asli”, sanık A.Ç. ise “tali” kusurlu bulundu. Ancak dava sürecinde alınan farklı bilirkişi raporlarında sanığın bazen “tali kusurlu” bazen de “kusursuz” olduğunun belirtilmesi üzerine duruşma savcısı, çelişkilerin giderilmesi için üst kuruldan rapor alınmasını talep etti.

Anne Pehlivanoğlu: “Hukukçu Sıla İçin Adalet İstiyoruz”

Duruşma sonrası açıklama yapan anne Emel Pehlivanoğlu, olayın basit bir taksir olmadığını savunarak şunları söyledi:

“Kızımız Sıla Pehlivanoğlu gece yarısı hızla üzerine sürülen motosikletin çarpması sonucu bizce kasten ölümüne sebebiyet verilmiştir. Kızımız Sıla’nın direkt üstüne şerit ihlali yapılarak motorun hızla sürülerek ölümüne sebep olan sanık A.Ç.’nin taksirle ölüme neden olma suçundan bugün yapılan yargılanmasında mahkemece önceki celsede verilen ara karardan dönülerek dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nde tarafların kusur durumuna ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmek suretiyle rapor aldırılmasına karar verdi.”

Savunma Tarafı: “Bu Bir Acıma Kararıdır”

Sanık A.Ç.’nin avukatı Recep Yüksekyayla ise kamera görüntülerinin müvekkilinin kendi şeridinde olduğunu kanıtladığını iddia ederek şu ifadeleri kullandı:

“Dosya Adli Tıp’a gitti. Adli Tıp raporunda anlamadığımız bir tali kusur verildi, kusurda şu şekilde; biz kamera görüntülerinde şeridimizde gidiyoruz, ölen rahmetli Sıla Hanım kendi şeridinden çıkarak bizim şeridimize giriyor, bunların hepsi kamera görüntülerinde mevcut. Adli Tıp da tali kusuru verirken şu şekilde verdi; sen kendi şeridinde de gitsen, yolun sağından git demeye getiriyor ama şerit bize ait. Biz de dedik ki, bu bir acıma kararıdır, bunu İstanbul’a teknik bilirkişilere gönderelim dedik ve dosya teknik bilirkişilere gitti. İstanbul’daki teknik bilirkişilerden de bizim herhangi bir kusurumuz olmadığı ortaya çıktı. Geçtiğimiz duruşmada tekrar rapor talep edilmişti ancak mahkeme bu talebi reddetti. Ancak bugün ne hikmetse dosya yeniden Adli Tıp’a gitme gereği duyuldu, bunun nedenini bir türlü çözemedik.”

Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek yeni kusur raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı 10 Eylül 2026 tarihine erteledi.