Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sultangazi’de Tedavi Parasını Hedef Alan Dolandırıcılık

Sultangazi’de Suriye uyruklu Mamun Elmııhım ile eşi Rahaf Elmııhım, telefon

Sultangazi’de Suriye uyruklu Mamun Elmııhım ile eşi Rahaf Elmııhım, telefon dolandırıcılarının hedefi oldu. Kendilerini kamu görevlisi ve polis olarak tanıtan zanlılar, ailenin vefat eden bebeklerinin hastane borcu ile kalp hastası 6 yaşındaki kızlarının ameliyatı için biriktirdiği 1 milyon 635 bin lira değerindeki altın ve ziynet eşyasını aldı. İhbar üzerine harekete geçen emniyet güçleri, adrese gelerek poşeti teslim alan bir şüpheliyi yakaladı.

Suriye’den 2016 yılında Türkiye’ye gelerek Şanlıurfa’ya yerleşen Elmııhım ailesi, kalp rahatsızlığı yaşayan çocuklarının sevk süreci üzerine 2020 yılında İstanbul’a taşındı. Tedavisi devam eden 6 yaşındaki Vessen’in ardından dünyaya gelen 8 aylık Tasneem, kısa süre önce geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yaşamını yitirdi. Aile reisi Mamun Elmııhım, tekstil atölyesinde çalışarak bir yandan geçimini sağlarken diğer yandan çocuklarının sağlık giderleri için birikim yaptı.

Sahte Çağrıyla Evden Uzaklaştırıldı

Şüpheliler, 25 Ağustos tarihinde Mamun Elmııhım’ı telefonla arayarak vefat eden bebeğin hastane borcu sebebiyle İl Göç İdaresi’ne imza vermesi gerektiğini bildirdi. Çalıştığı atölyeden çıkarak kuruma giden Elmııhım, görevlilerle görüştüğünde arayan kişilerin resmi kurumla bağı olmadığını tespit etti.

Polis Süsü Vererek Altınları Aldılar

Babanın evde bulunmadığı sırada anne Rahaf Elmııhım’a ulaşan şebeke üyeleri, eşinin gözaltına alındığını iddia ederek evdeki ziynet eşyalarının eldivenle poşete konulmasını istedi. İnceleme yapılacağı yalanına inanan kadın, kapıya gelen şüpheliye tüm birikimi teslim etti. Durumun anlaşılmasıyla polis ekipleri inceleme başlattı. Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, poşeti alan şahsı gözaltına alırken, biri Türkçe diğeri Arapça konuşan iki şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Babanın İfadeleriyle Olay Anı

Tercüman vasıtasıyla süreci anlatan baba Mamun Elmııhım, şunları kaydetti:

“Salı günü atölyeye gittim. Çalışırken Göç İdaresi’nden aradılar. Arayan kişiler bana, ‘Borcunuzla ilgili imza atmanız gerekiyor, Göç İdaresi’ne gelmeniz lazım’ dediler. Bunun üzerine iş yerinden ayrılarak Göç İdaresi’ne gitmek üzere yola çıktım. Göç İdaresi’ne gittiğimde, beni arayan telefon numarasını görevlilere gösterdim. Görevliler bana, ‘Bu numara bize ait değil, biz sizi aramadık’ dediler. Bunun üzerine şaşırdım ve hemen eve dönmek için taksiye bindim. Ben Göç İdaresi’ne giderken bazı şahıslar eşimi aramış. Kendilerini polis olarak tanıtmışlar. Eşime, ‘Eşinizi gözaltına aldık. Silah, uyuşturucu ve benzeri olaylar nedeniyle hakkında işlem yapılıyor. Hakkında şikayet var’ şeklinde ifadeler kullanarak onu korkutmuşlar. Ayrıca benim T.C. kimlik numaramı, adımı ve diğer kişisel bilgilerimi söylemişler.”

Şüphelilerin evdeki ziynetlerin görselini talep ettiğini belirten Elmııhım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eşimden evde bulunan para ve altınların fotoğraflarını çekerek kendilerine göndermesini istemişler. Eşimin korkması üzerine kendisine söylenenleri yapmış ve evde bulunan para ve altınların fotoğraflarını çekerek şahıslara göndermiş. Ayrıca fotoğrafları çekerken eldiven takmasını, parmak izi çıkmaması gerektiğini söylemişler. Şahıslar iki kişi olarak hareket etmiş. Bunlardan birinin Türkçe, diğerinin ise Arapça konuştuğunu biliyorum. Eşimin anlattığına göre şahıslardan biri eve gelmiş. Gözlük ve şapka takmış, ayrıca montunun kapüşonunu başına geçirmiş. Yüzünün yalnızca burun ve küçük bir kısmı görünüyormuş. Eşim kapıyı açtığında şahısla karşılaşmış ve şahıs evde bulunan para ve altınları alarak evden ayrılmış. Eve geldiğimde, evimin önünde iki gerçek polis memuru olduğunu gördüm. O sırada henüz herhangi bir şekilde şikayette bulunmamıştım. Bu polislerin evimin önüne nasıl ve ne şekilde geldiklerini bilmiyorum. Eşim bana, şahısların kendilerini polis olarak tanıttıklarını ve benim gözaltına alındığımı söylediklerini anlattı. Bunun üzerine karakola giderek şikayette bulundum. Polis ekipleri telefon numaramı aldı ve olayla ilgili gelişme olması halinde beni arayacaklarını söylediler. Birkaç gün sonra kendilerinin bana verdiği numarayı arayarak son durumu sordum. Bana bir şahsın yakalandığını, gözaltında olduğunu ve ifadesinin alındığını söylediler. İfadesinden çıkacak sonuca göre bana bilgi vereceklerini söylediler.”

Ameliyat Ve Borç İçin Ayrılan Para Çalındı

Maddi ve manevi zorluk yaşadığını vurgulayan Mamun Elmııhım, durumu şu sözlerle anlattı:

“Çalınan altın ve nakit paralar 1 milyon 635 bin TL’dir. Çalınanlar arasında bilezikler, küpeler, kolyeler ve yüzükler bulunmaktadır. Ben bu parayı kızlarımın ameliyatı için biriktirdim. Bu para benim kızımın hastane parasıydı. Biriktirdiğim paranın bir kısmını 6 yaşındaki kızımın 1-2 ay sonra olması gereken ameliyatında kullanmayı, bir kısmını da yaklaşık bir ay önce kaybettiğim 8 aylık kızımın hastane borcunu ödemek için kullanacaktım. Bu olay kızımla ilgili oldu. Olaydan yaklaşık bir hafta önce Sağlık Bakanlığı’ndan borçla ilgili tarafıma posta geldi. Bu borcu ödeyebilmek için Göç İdaresi’ne giderek ödeme yapacağıma dair imza atmam gerekiyordu. 1 milyon 635 bin TL dolandırıldık. Türk Devleti’nden ve ilgili kurumlardan yardım ve destek talep ediyorum. Beni dolandıran şahısların bir an önce tespit edilerek yakalanmasını ve haklarında gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum. Ben bu olayı yaşadım ve başka insanların, başka ailelerin ve özellikle başka annelerin aynı şekilde mağdur olmasını istemiyorum.”

Hatıra Kalan Küpeler De Alındı

Yaşadığı anları aktaran anne Rahaf Elmııhım ise şunları söyledi:

“Altın ve paraların içinde olduğu poşeti alan şahıs şapka, gözlük, mont ve kapüşon takıyordu. Yüzünün büyük bölümü kapalıydı; yalnızca gözleri, burnu ve yüzünün çok küçük bir kısmı görünüyordu. Şahıs tek kelime dahi etmeden poşeti alarak olay yerinden ayrıldı. Yaklaşık bir ay önce vefat eden 8 aylık kızımın küpelerini kulağımda takıyordum. Telefonda benimle konuşan kişi kızımın yaklaşık bir ay önce vefat ettiğini ve onun küpelerini taktığımı söyledim. Bana, ‘Mekanı cennet olsun, o küpeleri de çıkar ve diğer altınlarla birlikte poşete koy’ dedi. Vefat eden kızımın hatırası olarak kulağımda taşıdığım küpelerini de diğer altın ve paralarla birlikte dolandırıcılara teslim etmek zorunda kaldım.”