Mevsim geçişiyle beraber düşen hava sıcaklığı ve nem oranındaki değişimler solunum yollarının savunma mekanizmasını zayıflatıyor. Medical Park Göztepe Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Kurt, sonbahar ve kış döneminde artış gösteren solunum yolu enfeksiyonlarına karşı günlük alışkanlıkların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini bildirdi. Vücut direncini mucizevi şekilde artıracak tek bir formülün bulunmadığını hatırlatan Dr. Kurt, sürdürülebilir bir hayat tarzının belirleyici olduğunu kaydetti.
Toplu Yaşam Alanlarında Hijyen Ve Havalandırma Uyarısı
Kalabalık mekanlarda geçirilen vaktin virüs transferini kolaylaştırdığını belirten Uzm. Dr. Kurt, “Sonbaharda okulların açılması, kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması ve toplu taşıma kullanımı insanlar arasındaki yakın teması artırıyor. Havalandırmanın yetersiz olduğu ortamlarda virüslerin bulaşma riski de artabiliyor. Bu nedenle kapalı ortamların düzenli havalandırılması, temizlik ve el hijyenine dikkat edilmesi, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burnun kapatılması ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması önem taşıyor” dedi.
Sofralarda Çeşitlilik Ve Yeterli Protein İhtiyacı
Savunma mekanizmasını diri tutan temel faktörün besin dengesi olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Kurt, “Sebze ve meyveler, baklagiller, tam tahıllar, süt ve süt ürünleri, yumurta, et, balık, tavuk ve kuruyemişler dengeli bir beslenme düzeninde yer alabilir. Bağışıklık sistemi hücrelerinin yapısında proteinlerin önemli bir yeri bulunuyor. Bu nedenle günlük protein ihtiyacının karşılanmasına ve kısıtlayıcı diyetlerden kaçınılmasına dikkat edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Gereksiz Takviye Ve Vitamin Kullanımından Kaçınma Çağrısı
Eksikliği tespit edilmeyen destek ürünlerinin gelişigüzel alınmaması gerektiğini dile getiren Uzm. Dr. Kurt, “Demir, C, D vitamini, çinko ve iyot gibi besin ögelerinin eksikliğinin bağışıklık yanıtını olumsuz etkileyebileceğini kaydeden Uzm. Dr. Kurt, “Ancak eksikliği bulunmayan herkesin bu vitamin ve mineralleri takviye olarak kullanması gerektiği anlamına gelmez. Eksiklikler hekim kontrolünde belirlenmeli ve gerekli durumlarda uygun tedavi planlanmalıdır. Özellikle yüksek dozlarda ve uzun süre bilinçsiz takviye kullanımından kaçınılmalıdır” uyarısında bulundu.
Soğuk Havalarda Azalan Su Tüketimine Dikkat
Hava sıcaklığının düşmesiyle birlikte susama hissinin zayıflayabileceğini hatırlatan Uzm. Dr. Kurt, “Havaların soğumasıyla birlikte susuzluk hissi azalabilir ve kişi farkında olmadan daha az sıvı tüketebilir. Yeterli su tüketimi vücut fonksiyonlarının sürdürülmesi açısından önemlidir ancak ihtiyaçtan fazla su içmenin ek bir fayda sağladığını gösteren yeterli kanıt bulunmamaktadır. Sıvı ihtiyacı yaş, fiziksel aktivite, gebelik ve emzirme durumu ile mevcut hastalıklara göre değişebilir. Böbrek veya kalp yetmezliği gibi bazı durumlarda sıvı kısıtlaması gerekebileceğinden, kişinin ihtiyacı hekim tarafından değerlendirilmelidir” değerlendirmesini yaptı.
Hareketsizlikten Uzak Durma Ve Kaliteli Uyku Planı
Gündelik rutinin dinlenme ve egzersiz tarafını aktaran Uzm. Dr. Kurt, “Yeterli ve düzenli uyku, vücudun sağlıklı işleyişi ve bağışıklık sisteminin normal fonksiyonları açısından önemlidir. Yetişkinlerde ortalama 7 saat gece uykusu önerilebilir. Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak, gün içerisinde gün ışığından yararlanmak ve akşam saatlerinde kafein ile ekran kullanımını azaltmak uyku düzeninin korunmasına yardımcı olabilir. Düzenli fiziksel aktivite de genel vücut sağlığını destekler. Sağlıklı yetişkinlerde haftada 150 dakika aerobik egzersizin yanı sıra haftada iki gün direnç egzersizleri yapılabilir” dedi.
Kronik Rahatsızlığı Bulunanlar İçin Hayati Önlemler
Hassas gruptaki bireylerin enfeksiyon sürecini daha ağır geçirdiğini vurgulayan Uzm. Dr. Kurt, “İleri yaştaki kişiler ile diyabet, kalp-damar hastalığı, astım ve böbrek hastalığı gibi kronik hastalıkları bulunan kişilerde enfeksiyonlar daha ağır seyredebilir. Bu kişilerin temas ve hijyen kurallarına daha fazla dikkat etmeleri, grip ve pnömokok gibi aşılar konusunda ise hekimleriyle görüşmeleri önemlidir. Kronik hastalığı bulunan kişiler düzenli tedavilerini aksatmamalı; nefes darlığı, ateş, balgam veya ishal gibi yeni şikayetler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden hekimlerine başvurmalıdır. Bağışıklığı desteklemek için tek bir besine veya takviyeye odaklanmak yerine dengeli beslenme, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite, yeterli sıvı tüketimi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerekir. Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak ve bilinçsiz takviye kullanımından kaçınmak da sağlıklı yaşam açısından önemlidir” diye konuştu.
