Kalp Ameliyatı Sonrası Yoğun Bakımda Tedavisi Sürüyor
TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, geçirdiği ciddi kalp rahatsızlığı sonrası kaldırıldığı İstanbul’daki özel hastanede 12 saat süren kalp ameliyatının ardından yoğun bakıma alınmıştı. Ameliyat sonrası geçen 6. günde, sağlık durumuyla ilgili uzmanlardan yeni açıklamalar geldi.
“Sağ Kalpte Belirgin Kasılma Başladı”
Hastane önünde açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Çavlan Çiftçi, Önder’in sağ kalbinin artık belirgin şekilde kasılmaya başladığını ancak nörolojik durumunun halen ciddi risk taşıdığını ifade etti. “Şu anda hastamızın tansiyonu iyi, hemodinamik stabilitesi sağlandı. Ancak hala ECMO ve inotrop desteği devam ediyor” diyen Çiftçi, nörolojik açıdan endişe verici bir tablo olduğunu da belirtti.
“Hastamızın şuuru ilk andan bu yana kapalı. Refleksler istenilen düzeyde değil. Beyin kan akımı iyi ancak diğer nörolojik fonksiyonlar açısından belirsizlik devam ediyor,” açıklamasını yaptı.
İkinci Müdahale ile Kanama Kontrol Altına Alındı
Cumartesi günü yapılan planlı bir müdahale kapsamında Önder’in göğsü yeniden açılarak cerrahi alan kontrol edildi. Prof. Dr. Çavlan Çiftçi, bu işlemde herhangi bir enfeksiyon ya da iç kanamaya rastlanmadığını; yalnızca sternum altındaki küçük bir kanamanın cerrahi olarak başarıyla durdurulduğunu aktardı.
Prof. Dr. Ertan Sağbaş: “Kalp Açısından Umut Veren Gelişmeler Var”
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ertan Sağbaş ise yaptığı değerlendirmede, kalbin toparlanma sürecine girdiğini ve sağ kalpteki kasılmanın başlamasının olumlu bir işaret olduğunu belirtti. Ancak genel durumu değerlendirirken, “Henüz ECMO’yu sonlandıracak seviyeye gelmedik. Kalp halen tam kapasite çalışmıyor” ifadelerini kullandı.
Nörolojik durum hakkında da açıklamada bulunan Sağbaş, “Görüntüleme imkânlarımız sınırlı. Ancak ilk tespitlerde beyin kan akımının sürdüğünü görüyoruz. Net bir tablo ortaya koymak şu an için mümkün değil” dedi.
“Önümüzde Uzun Bir Yol Var”
Her iki uzman da hastanın genel durumu hakkında umut veren gelişmeler olsa da, nörolojik risklerin yüksekliği nedeniyle sürecin dikkatli ve zamana yayılarak takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Ameliyat sonrası enfeksiyon, kanama ve cerrahi komplikasyon gözlenmediği, bunun da tedavi süreci için olumlu bir unsur olduğu belirtildi.
