Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Samsun’daki Heyelan Faciasında Keşif Yapıldı: Acılı Annenin Feryadı Yürek Dağladı

Samsun’un Canik ilçesinde, 27 Nisan 2025 tarihinde bir akaryakıt istasyonunun

Samsun’un Canik ilçesinde, 27 Nisan 2025 tarihinde bir akaryakıt istasyonunun oto yıkama bölümünde meydana gelen ve bir aileyi yok eden heyelan faciasına ilişkin açılan tazminat davasında olay yerinde keşif yapıldı. Facianın yaşandığı noktaya ilk kez gelen anne Çiğdem Kaya, “Hayatımı mahvettiler, ailem yok oldu. İhmal ve sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Heyelan Altında Kalan Bir Aile Yok Oldu

Olay, geçen yıl 27 Nisan akşamı Devgeriş Mahallesi’nde meydana gelmişti. 34 K 5396 plakalı otomobilini yıkatan Adem Kaya (35) ile kızları Açelya Mina (5) ve Alya Kaya (7), bitişikteki yamaçtan kopan dev kaya ve toprak parçalarının altında kalmıştı. 3 saatlik kurtarma çalışması sonunda baba ve iki kızının cansız bedenine ulaşılırken, anne Çiğdem Kaya (31) çeşitli yerlerinden yaralı olarak kurtarılmıştı.

Kurumlar ve İşletme Hakkında Tazminat Davası

Samsun 1’inci Tüketici Mahkemesi’nde işletme sahibi Mehmet Zeki Gedikli ve ana dağıtıcı firmaya yönelik açılan dava kapsamında gerçekleştirilen keşfe; mahkeme heyeti, inşaat, jeoloji, harita mühendisleri ve iş güvenliği uzmanları katıldı. Ayrıca Samsun Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ aleyhine de İdare Mahkemesi’nde ayrı tazminat davalarının sürdüğü bildirildi.

“Palyeli Sistem Olsaydı Ailem Yaşayacaktı”

Keşif sonrası açıklama yapan Kaya ailesinin avukatı Kartal Akcan, bölgedeki imar ve mühendislik hatalarına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Burası neredeyse yüzde 90 eğimli, bir binanın duvarı gibi çok dik. Kayaların yüksekliği 10 ila 15 metre. Buradaki en büyük eksiklik, ‘palyeleme’ denilen basamaklama çalışmasının yapılmamış olmasıdır. Her 4-5 metrede bir basamak yapılsaydı, o büyük kütlelerin aşağı düşmesi engellenebilirdi. Belki o zaman bu aile şu an hayatta olacaktı. Hem işletmenin hem de belediyelerin kusuru olduğu kanaatindeyiz.”

Anne Çiğdem Kaya: “Bu Doğal Afet Değil, Cinayet”

Faciadan sonra ilk kez olay yerine gelen ve ayakta durmakta güçlük çeken Çiğdem Kaya, ihmallere isyan etti:

“Burada durmak ve konuşmak benim için çok zor. 25 Nisan’da (olay günü kastedilerek) burada bir kıyamet koptu. Cehennem azabı gibiydi. O ateş benim kalbime girdi, sönmüyor. Hayatımı mahvettiler, ailem yok oldu. İhmal ve sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim. Hakkımı kimseye helal etmiyorum. Benim burada 2 çocuğum öldü, insanların vicdanı nasıl el veriyor? Bugün benim başıma gelen yarın sizin de başınıza gelebilir.”

Ceza Davası Devam Ediyor

Öte yandan, akaryakıt istasyonu sahibi Mehmet Zeki Gedikli ve mesul müdür K.Y. hakkında ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle açılan ceza davası da Samsun 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediyor. Keşif sonrası bilirkişi heyetinin hazırlayacağı raporla kusur oranları netleşecek.