Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Samsun’da Bir Asırlık Gelinlikler Tarihi Binada Görücüye Çıktı

Türk, Rum ve Ermeni Kültürünün İzlerini Taşıyan 100 Yıllık Gelinlikler

Türk, Rum ve Ermeni Kültürünün İzlerini Taşıyan 100 Yıllık Gelinlikler Sergileniyor

Samsun’da 100 yıllık tafta kumaşlar, tül üzerine kurdele işlemeleri ve dantel angles tekniği ile hazırlanan gelinlik ile bindallılar, tarihe tanıklık eden özel bir mekanda sergileniyor. 1830’lu yıllarda inşa edilen ve 2022 yılında Samsun Olgunlaşma Enstitüsü’ne tahsis edilen tarihi binada sergilenen eserler, Türk, Rum ve Ermeni vatandaşlar tarafından işlenen nakışlarıyla ilk günkü ihtişamını koruyor.

Tarihi Binada Kültür Mirası

Rum cemaati tarafından eğitim binası olarak yaptırılan, ardından Hilali Ahmer Hastanesi ve çeşitli okullar olarak hizmet veren tarihi bina, şimdilerde geçmişin zarif modasına ev sahipliği yapıyor. Samsun’da yaşayan vatandaşlar tarafından enstitüye bağışlanan bu eserlerin, bölgedeki mübadil ve göçmen ailelere ait olduğu tahmin ediliyor. Olgunlaşma Enstitüsü, bu gelinliklerdeki motif ve desenlerden esinlenerek eserlerin birebir kopyalarını (replika) üretiyor ve kültür aktarımını sağlıyor.

“Kültürün İzlerini Geleceğe Taşıyoruz”

Samsun Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Arzu Yıldırım, müzede sergilenen koleksiyon hakkında şu bilgileri verdi:

“Enstitümüz müzesinde yer alan yaklaşık 100 yıllık gelinlikler mevcut. Samsun bölgemizde mübadiller ya da göçmenler yer almakta; gelinliklerin onlara ait olduğunu düşünüyoruz. Daha çok o dönemin ve o kültürün izlerini taşıyan gelinlikler. Bizde daha çok bindallı tarzı ürünler var. Bindallılar üzerinde de yine enstitümüze bağış yapılmış ürünler mevcut.”

Bağışlanan Eserler Kayıt Altına Alınıyor

Hibe edilen her ürünün tutanakla teslim alınarak müze envanterine kaydedildiğini belirten Yıldırım, bu eserlerin arşiv çalışması olarak kullanıldığını vurguladı:

“Şu an burada bulunan tüm ürünler bağış yoluyla geldi. Bu ürünleri arşiv çalışması olarak kullanıyoruz; desenlerinden ve nakışlarından esinlenerek yeni ürünler yapıyoruz ya da birebir replikalarını çalışıyoruz. Bu şekilde hem eserleri güvence altına alıyoruz hem de kültür aktarımına katkıda bulunuyoruz. Örneğin 1960 yılında bir doktorun eşi için tıp balosunda giyilmek üzere tasarlanan pul boncuk işlemeli bir kıyafetimiz var. 1960’ta moda olan pul boncuk, bugün hala güncelliğini koruyor.”