Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, nükleer enerjinin stratejik önemine dikkat çekerek, 2050 yılına kadar küresel kapasitenin iki katına çıkacağını vurguladı.
Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, dünya enerji sisteminde nükleer enerjinin artık sadece elektrik üretimiyle sınırlı kalmayan stratejik bir konuma ulaştığını belirtti. Dünyanın temiz ve güvenilir enerjiye olan ihtiyacının her geçen gün arttığını ifade eden Prof. Dr. Ergün, “Yenilenebilir kaynaklarla birlikte küresel ölçekte önemli bir enerji kaynağı olan nükleer enerji bir seçenek değil, geleceğin temel ihtiyacı olacak” dedi.
“Yatırım Hacmi 2,2 Trilyon Dolara Ulaşacak”
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Morgan Stanley gibi kuruluşların verilerini paylaşan Prof. Dr. Ergün, nükleer enerjinin ekonomik fizibilitenin ötesinde bir “arz güvenliği” meselesi haline geldiğini söyledi. Ergün, konuşmasına şöyle devam etti:
“2050 yılına kadar küresel nükleer kapasitenin iki kattan fazla artarak yaklaşık 860 gigavata ulaşması ve 2,2 trilyon dolarlık bir yatırım hacminin öngörülmesi tesadüf değildir. Bu rakamlar bize şunu söylüyor: Nükleer enerji artık yalnızca ekonomik fizibiliteyle değil, enerji arz güvenliği ve teknolojik bağımsızlık ihtiyacıyla değerlendiriliyor.”
Yapay Zeka ve Uzay Çalışmalarında Nükleer Etkisi
Nükleer enerjinin yapay zeka ve uzay teknolojileri için de kritik önemde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergün, yapay zeka sistemlerinin geleneksel altyapılara göre çok daha fazla enerji tükettiğini belirtti. Tek bir yapay zeka sorgusunun standart bir aramadan 10 kat fazla enerji gerektirdiğine dikkat çeken Ergün, “Hem dünyamız hem de belki yeni dünyalar, yeni yaşam alanları ve uzayı keşfetmek için nükleer enerji bizim için önemli ve kullanılabilir bir kaynak” ifadelerini kullandı.
Toplumsal Kabul ve Bilimsel Şeffaflık
Nükleer enerjiye yönelik kaygıların giderilmesinde şeffaflığın önemine değinen Prof. Dr. Ergün, Rosatom tarafından düzenlenen “Atomic Quiz” ve “Global HackAtom” gibi etkinliklerin gençlerde doğru algı oluşturduğunu söyledi. Ergün, nükleer enerjinin korku unsuru değil, bilimsel bir dal olarak sunulması gerektiğini belirterek, “Nükleer enerji doğru anlatıldığında bir tehdit değil; medeniyetin geleceğini güvence altına alan en güçlü araçlardan biridir” dedi.
Sanayi ve Yerlileşme Vurgusu
Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Kağan Mercan ise nükleer enerjinin sanayi ve istihdam boyutuna değindi. Akkuyu NGS projesinin Türkiye’de sadece bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda ciddi bir insan kaynağı ve sanayi dönüşümü başlattığını ifade eden Dr. Mercan, yerli firmaların nükleer ekipman üretimi konusunda Rosatom ile yürüttüğü iş birliklerinin önemini vurguladı. Mercan, nükleer enerjinin yapay zeka ve ileri teknolojiler için vazgeçilmez bir kaynak olduğunu sözlerine ekledi.
