Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Nükleer Enerji Türkiye’nin Geleceği: Prof. Dr. Şule Ergün’den Stratejik Uyarılar

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, dünyada yeniden artan nükleer enerji yatırımlarına dikkat çekerek, nükleer enerjinin artık stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Enerji krizleri, iklim değişikliği ve jeopolitik risklerin ülkeleri nükleere yönlendirdiğini belirten Prof. Dr. Ergün, “Bugün hiçbir ülke enerji stratejisini nükleer enerji olmadan planlayamaz” dedi.

Dünyada Nükleer Dönüşüm Hız Kazandı

Prof. Dr. Ergün, dünya genelinde Çin’den Avrupa’ya kadar çok sayıda ülkenin yeni reaktör yatırımlarına hız verdiğini hatırlatarak, “Sadece Çin’de 24 yeni reaktör inşa ediliyor. Fransa mevcut 20 reaktörün ömrünü uzatmak için milyarlarca avroluk yatırım yapıyor. Avrupa Birliği ise 2050’ye kadar nükleer kapasitesini 109 GW’a çıkarmayı hedefliyor. Enerji bağımsızlığı artık sadece boru hatlarına değil, nükleer reaktörlere ve teknolojiye de bağlı” diye konuştu.

Karbon Nötr Hedefler İçin Nükleersiz Çözüm Yok

İklim değişikliğiyle mücadelede nükleer enerjinin rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Ergün, “Birçok ülke 2050 için karbon nötr hedef koyuyor. Ancak güneş ve rüzgâr yetmez; baz yükü sağlayacak temel kaynak nükleerdir. Bir reaktör yılda yaklaşık 8 bin saat kararlı güç üretir, karbon salımı yok denecek kadar azdır ve dışa bağımlılığı azaltır” ifadelerini kullandı.

Akkuyu Türkiye İçin Tarihi Dönüm Noktası

Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu’nun sadece bir santral olmadığını vurgulayan Ergün, “Akkuyu, Türkiye’nin doğalgaz ithalatını her yıl 7 milyar metreküp azaltacak. Elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu karşılayacak. Her yıl 35 milyon ton karbon salımını engelleyecek. Daha önemlisi, Türkiye’nin nükleer teknolojiyle tanışmasını sağladı” dedi.

Türk Mühendisler Dünyaya Açılıyor

Akkuyu projesinin Türk mühendisler ve firmalar için büyük bir okul haline geldiğini belirten Ergün, Türk mühendislerin artık Mısır, Macaristan ve BAE gibi ülkelerde de nükleer projelere teklif sunduğunu söyledi. Bu durumun Türkiye’nin nükleer alanda üretici ülke olma yolunda ilerlediğini gösterdiğini vurguladı.

Sinop ve Trakya Projeleri Türkiye’yi Lig Atlatacak

Prof. Dr. Ergün, Sinop ve Trakya’da planlanan yeni santrallerle Türkiye’nin nükleer kurulu gücünün 15 bin MW’a ulaşacağını söyledi. “Bu, bizi nükleer enerji üreten ülkeler arasında ilk 10’a taşır. Yerli katkı ve teknoloji transferi bu projelerde öncelikli olmalı” dedi.

Nükleer Enerji Bir Kaynak Değil, Gelecek Vizyonudur

Prof. Dr. Ergün, Türkiye’nin nükleer hedeflerinin 2035’te 15 bin MW, 2050’de 20 bin MW olduğunu hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı: “Nükleer enerji sadece elektrik üretmek değildir; gençlere mühendislik ufku, sanayiye kesintisiz enerji, ülkeye bağımsızlık sağlar. Bugün atılan adımlar 2050’deki Türkiye’nin kalkınma rotasını belirleyecek. Düşük karbonlu bir gelecek inşa edilecekse bu mimarinin taşıyıcı kolonu nükleer enerji olacaktır.