NASA, astronomi tarihinde bir ilke imza atarak uzayda tek başına dolaşan bir kara delik keşfettiğini açıkladı. Samanyolu galaksisi içinde yer alan bu kara delik, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.
7.1 Güneş Kütlesine Sahip, 5 Bin Işık Yılı Uzakta
Keşfedilen kara delik, yaklaşık 7.1 Güneş kütlesinde ve 4 bin 958 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Uzay boşluğunda saniyede 51 kilometre hızla hareket eden kara delik, herhangi bir yıldıza ya da gök cismine bağlı olmadan ilerliyor. Bu durum, kara deliklerin bilinen özellikleri açısından nadir ve sıra dışı bir olayı temsil ediyor.
‘Kütleçekimsel Mikromercekleme’ Yöntemiyle Tespit Edildi
Genellikle kara delikler, yakınlarında dönen yıldızlar ya da diğer kara deliklerle etkileşimlerinden dolayı dolaylı olarak gözlemleniyor. Ancak bu izole nesne, ‘kütleçekimsel mikromercekleme’ adlı yöntemle keşfedildi. Bu teknik, kara deliğin arkasındaki bir yıldızdan gelen ışığı geçici olarak bükmesi sayesinde tespit edilmesini sağladı.
Keşif, 2011 Yılında Başladı
Bu olağanüstü keşfin ilk izleri, 2011 yılında Optik Yerçekimsel Mercek Deneyi (OGLE) ve Astrofizikte Mikro Mercek Gözlemleri (MOA) projeleri kapsamında fark edildi. Olay, yıllar içinde detaylı şekilde analiz edildi. Özellikle Hubble Uzay Teleskobu, yıldız ışığındaki sapmayı belirlemek amacıyla 6 yıl boyunca 8 ayrı gözlem gerçekleştirdi. Ayrıca 16 farklı teleskoptan elde edilen fotometri verileriyle analizler desteklendi.
“Revize Edilmiş Analiz, Önceki Bulgularla Uyumlu”
NASA araştırmacıları, “Hubble gözlemleri ve güncellenmiş fotometrik verilerin eklenmesiyle yaptığımız revize analiz, daha yüksek doğruluk sağladı ve önceki ölçümlerimizle uyumlu sonuçlar elde ettik. Merceğin yıldız kütleli bir kara delik olduğu doğrulandı” açıklamasını yaptı.
Bilim Dünyasında Yeni Bir Sayfa Açılıyor
Keşfin, uzayda yalnız başına hareket ettiği doğrulanan ilk kara delik olması bakımından tarihî bir öneme sahip olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, evrende bu şekilde yalnız dolaşan daha birçok kara deliğin bulunabileceğini ve bu buluşun yeni gözlem teknolojilerinin geliştirilmesinde önemli rol oynayacağını belirtiyor.
