Durgun, İhracatta Pestisit İddialarına Bilimsel Verilerle Yanıt Verdi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Antalya Milletvekili ve Tarım ve Orman Bakanlığı Komisyon Üyesi Hilmi Durgun, TBMM Genel Kurulu’ndaki bütçe görüşmelerinde Türk tarımının ihracat başarısını ve sektördeki kalıntı iddialarını değerlendirdi. Durgun, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatındaki geri dönüş oranlarının iddia edilenin aksine son derece düşük olduğunu vurguladı.
“4,6 Milyon Tonda Sadece 4,8 Bin Ton Geri Döndü”
Kamuoyunda sıkça gündeme gelen pestisit (ilaç kalıntısı) iddialarına rakamlarla açıklık getiren Hilmi Durgun, 2024 yılı verilerini paylaştı. Türkiye’den geçtiğimiz yıl yaklaşık 4,6 milyon ton yaş sebze ve meyve ihraç edildiğini belirten Durgun, bu miktarın yalnızca 4,8 bin tonunun (yaklaşık binde 1) geri döndüğünü ifade etti.
Geri dönen ürünlerin tamamının pestisit kaynaklı olmadığını hatırlatan Durgun, bu oran içerisinde ticari anlaşmazlıklar, kalite kriterleri ve belge eksikliklerinin de önemli yer tuttuğunu söyledi.
Maksimum Kalıntı Limitleri AB ile Uyumlu
Maksimum kalıntı limitlerinin (MRL) Avrupa Birliği mevzuatıyla birebir aynı olduğunu kaydeden Durgun, ihracat yapılan ülkelerin tüketim alışkanlıklarına göre bu değerlerin zaman zaman değişebildiğine dikkat çekti. Türkiye’deki pestisit kullanımının AB ortalamasının çok altında olduğunu belirten Durgun, iç piyasaya sunulan ürünlerin de seradan sofraya kadar sıkı denetimlerden geçtiğini, standart dışı ürünlerin gümrüklerde imha edildiğini vurguladı.
“Karşılıksız Çekler Üreticiyi Mağdur Ediyor”
Konuşmasında tarım sektörünün ekonomik sorunlarına da değinen Hilmi Durgun, üreticilerin artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları kıskacında olduğunu ifade etti. Özellikle tedarik zincirindeki ödeme sorunlarına dikkat çeken Durgun, “Üreticilerimiz ve tarımsal girdi sağlayan firmalarımız, karşılıksız çekler ve ödenmeyen senetler nedeniyle büyük mağduriyetler yaşamaktadır” dedi.
Tarımın Geleceği İçin Stratejik Başlıklar
Milletvekili Durgun, tarımda sürdürülebilirliğin önemine vurgu yaparak su yönetimi, 2/B arazilerinin durumu ve atanamayan ziraat ile gıda mühendislerinin istihdam beklentilerini de gündeme taşıdı. 2026 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin Türk çiftçisi için hayırlı olmasını dileyerek sözlerini tamamladı.
