Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Marmara’da Tsunami Tehlikesi: Tekirdağ Açıklarındaki İki Büyük Çukur Hareketlendi

Dr. Ahmet Bal: “Sahil Şeridinde 2 Metrelik Dalgalar Bekliyoruz” Tekirdağ

Dr. Ahmet Bal: “Sahil Şeridinde 2 Metrelik Dalgalar Bekliyoruz”

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Dr. Öğretim Görevlisi Ahmet Bal, Marmara Denizi’nde yaşanan 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından bölgedeki risk faktörlerini açıkladı. Tekirdağ açıklarında bulunan iki dev çukurdaki çökel tabakaların hareketlendiğini belirten Dr. Bal, bu durumun bölgede ciddi bir tsunami riskini tetiklediğini vurguladı.

“Tsunami Riskini Daha Görünür Hale Getiriyor”

Deniz tabanındaki değişimlerin ikincil afet ihtimalini artırdığını ifade eden Dr. Ahmet Bal, sismik hareketliliğin sonuçlarına dair şu bilgileri paylaştı:

“Tekirdağ’da iki tane büyük çukur bulunuyor denizin içerisinde. Buralardaki derin çukurlar üzerinde biriken, çöken tabakaların özellikle geçen yıl 23 Nisan depreminden itibaren hareketlendiğini düşünüyoruz. Dolayısıyla bu çökellerin hareketlenmesi de denizin içerisinde tsunami riskini artırıyor. Bu da sadece sahil şeridindeki yapılarımızın depremle karşı karşıya olmadığını, ikinci afet olarak da tsunamiyle karşılaşabilme ihtimalini yükseltiyor. Tsunami riski özellikle bizim Tekirdağ için konuşursak, Kumbağ’dan Marmaraereğlisi’ne kadar iki büyük çukurda çökellerin hareketiyle meydana gelebilmesi ve yaklaşık sahil şeridinin 50 metre içerisine kadar girmesi söz konusu ve 2 metreye yakın dalga yüksekliği bekliyoruz. Buradaki yapılarımız maalesef çok zayıf olduğu için hem bizim hızlı taramalarda işimizi çok zorlaştırıyor hem de 23 Nisan’dan beri olan depremler özellikle bu ikincil afet riskini yani depremden sonra tsunami riskini de gittikçe daha olağan, daha görünür hale getiriyor.”

Sahil Şeridindeki Yapı Stoku Alarm Veriyor

Yapı güvenlik taramalarında en çok sahil kesiminde zorlandıklarını dile getiren Dr. Bal, korozyon tehlikesine de dikkat çekti. Kumbağ’dan Marmaraereğlisi’ne kadar uzanan hattaki yapıların durumunu değerlendiren Bal, şunları kaydetti:

“Açıkçası söylemek gerekirse, biz Çorlu’nun hızlı taramasını neredeyse bitirdik. Süleymanpaşa merkezde bu çalışmalara devam ediyoruz. Ama bizi en çok yoran sahil kesimi oluyor. Çünkü buradaki evler maalesef denize çok yakın. Korozyon etkisinden dolayı içindeki donatılar paslanmış durumda. Ve tabii ki eski yönetmeliğin şartlarına göre yapıldığı için yapısal olarak da emniyetli değiller. Bir de buna ilave olarak tsunami riski söz konusu olduğunda maalesef bu yapıların deprem dayanımının çok yüksek olmadığını, özellikle sahil şeridinde ciddi risk barındırdığınızı söylememiz gerekiyor.”