Mardin’de bazı inşaatlarda kentin simgesi olan Mardin taşı yerine bölge dokusuna uygun olmayan sahte malzeme kullanıldığı, bunun da kentin kültürel kimliğine zarar verdiği ileri sürüldü.
UNESCO Dünya Mirası Listesi için “Kültürel Peyzaj Alanı” olarak önerilen Mardin, üst üste sıralanan taş evleriyle özgün bir görünüme sahip. Coğrafi işaret tescilli, açık sarı renkli ve kolay işlenebilen Mardin taşı, estetik ve dayanıklılığıyla şehrin mimarisine kimlik katıyor. Ocaktan çıkarıldıktan sonra sertleşen yapısı sayesinde süsleme detayları kolayca işlenebilen taş, evlerde sıva kullanılmadan doğal dokusuyla korunuyor.
Taş ocağı işletmecisi Yasemin Kalya, sahte malzeme kullanımının şehrin tarihine zarar verdiğini belirterek, “Mardin taşının kullanımı zorunlu olmalı. Sahte taşla yapılan her bina kültürel dokuya ihanettir” dedi.
“Bu Mirasa Vurulmuş Bir Darbe”
Kalya, Mardin’in binlerce yıllık tarihini ve kültürel kimliğini yansıtan taşın korunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Mardin’in eşsiz mimarisini sahte malzemelerle bozmak, kentin hafızasına yapılan en büyük haksızlıktır. Mardin’in taşını taklit eden her sahte malzeme bu mirasa vurulmuş bir darbedir. Bizler Mardin’in mimarisine sahip çıkmak, çocuklarımıza sahici bir miras bırakmak istiyoruz. Sözleşmelere ve koruma kurallarına uyulsun, sahte taş yerine Mardin’in gerçek taşı kullanılsın. Unutmayalım, Mardin’in taşına sahip çıkmak demek; tarihimize, kültürümüze ve geleceğimize sahip çıkmak demektir.”
