Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Karın Ağrısının Sebebi Huzursuz Bağırsak Sendromu Olabilir

Huzursuz bağırsak sendromu, toplumda yaygın olarak görülen bir hastalık olup,

Huzursuz bağırsak sendromu, toplumda yaygın olarak görülen bir hastalık olup, özellikle karın ağrısı ve bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler ile kendini gösterir. Medipol Bahçelievler Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sarıkaya, hastalığın semptomlarının doğru şekilde tanımlanmasının tedavi edilmesinde büyük önem taşıdığını belirterek, bu hastalığın yüzde 10 ila 15’lik bir kesimi etkilediğini ve özellikle kadınlar ile gençlerde daha sık görüldüğünü ifade etti. Huzursuz bağırsak sendromunun en belirgin belirtisi tekrarlayan karın ağrısıdır ve bu ağrıya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler (kabızlık, ishal) eşlik edebilir. Ayrıca, bu hastalık bir dışlama tanısı olup, diğer hastalıklar elendikten sonra teşhis konulmaktadır.

 

Prof. Dr. Sarıkaya, huzursuz bağırsak sendromunun çölyak hastalığı ve inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi rahatsızlıklarla karışabileceğine dikkat çekti. Hastaların ayrıntılı öykülerinin alınması, fizik muayene ve laboratuvar testleriyle diğer hastalıkların dışlanması gerektiğini söyledi. Karın ağrısının son 6 ayda başlamış, son 3 aydır devam ediyor ve haftada en az bir kez yaşanıyor olması, tanı için önemli kriterler arasında yer alıyor.

Tedavi sürecinin hastadan hastaya değiştiğini belirten Prof. Dr. Sarıkaya, her hastanın semptomlarının farklı olduğunu vurguladı. Kabızlık yaşayan hastalara çözünür lif desteği sağlandığını, karın ağrısı çekenlerde ise spazm giderici ilaçlar kullanıldığını söyledi. Ayrıca, ishal durumunda bağırsaktan emilmeyen antibiyotikler ve bağırsağın hareketlerini yavaşlatıcı ilaçlar tercih ediliyor. Huzursuz bağırsak sendromunun stresle yakından ilişkili olduğunu belirten Sarıkaya, uyku düzeni, fiziksel egzersiz ve stresten uzak bir yaşam tarzının tedaviye katkı sağladığını ifade etti.

 

Son olarak, hastalara düşük FODMAP diyeti önerildiğini ve gluten, laktoz, alkol, kafein, gaz yapan gıdalardan (kuru fasulye, nohut, mercimek gibi) uzak durmalarının tavsiye edildiğini belirtti. Prof. Dr. Sarıkaya, hastaların bu hastalığın kronik olduğunu ve semptomların zaman zaman tekrarlayabileceğini unutmamaları gerektiğini, bu nedenle doktorlarıyla sürekli iletişimde olmalarının önemli olduğunu söyledi.

 

DHA