İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, ekonomi yönetiminden dış politikaya kadar pek çok başlıkta iktidarı sert sözlerle eleştirdi.
“Erdoğan ile Yakın İlişki Kuranların Allah Yardımcısı Olsun”
Dış politikanın iç siyasete alet edilmesinin milli kimliği zayıflattığını savunan Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte “kardeşim” dediği liderlerin akıbetine dikkat çekti. Dervişoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Kaddafi, Esad ve Maduro hepsi Sayın Erdoğan’ın bir dönem ‘kardeşim’ dediği isimler. Bugün ne tesadüf ki hepsi diktatör olarak anılan devrik liderler. Şimdi soruyorum; Sizce de bu işte bir terslik yok mu? Biri idam edildi, biri kaçak, biri devrildi ve biri kaçırıldı. Ne hikmetse bunlara da hep ‘dostum’ dediği ABD başkanları vesile oldu. Ortak alır terörist çıkar, ‘dostum’ der işgalci çıkar, ‘kardeşim’ der derdest edilir. Allah, Erdoğan’la yakın ilişki kuranların yardımcısı olsun.”
“Asgari Ücret ve Emekli Aylığı Bir Sefalet Vesikasıdır”
Yeni yılda belirlenen asgari ücret ve emekli maaş artışlarını “açlığa mahkumiyet” olarak nitelendiren Dervişoğlu, büyükşehirlerdeki kira fiyatları ile maaşlar arasındaki uçurumu şu sözlerle eleştirdi:
“Açlık sınırı 30 bin lirayı aşmışken asgari ücreti 28 bin lira olarak belirlemek vatandaşı açlığa mahkum etmektir. Bu açlık, sürünme sertifikasıdır, açlık karnesidir. En düşük emekli aylığı 19 bin lira oldu. Gelin bir hayatta kalma matematiği yapalım. Ankara’da ortalama kira 20 bin lira, İstanbul’da ortalama kira 25 bin lira. Soruyorum; emeklilerimiz otel köşelerinde ya da terminal banklarında mı yaşayacak? Siz, emekliyi sadece açlığa mahkum etmediniz, siz emekliyi kendi ülkesinde istenmeyen insan haline getirdiniz.”
“Büyüme Rakamları İşçinin Ekmeğine Katkı Sağlamıyor”
İktidarın 2026 yılı büyüme hedeflerine de değinen İYİ Parti Lideri, halkın hissetmediği bir büyümenin gerçekçi olmadığını savundu:
“Türkiye 2026’da da yüzde 4,5 büyüyecekmiş. Bu nasıl bir büyüme ki, işçinin ekmeğine katkısı olmuyor, gencin cebine harçlık koymuyor ve emeklinin pazar filesini doldurmuyor. İstihdam olmadan, rakamlar büyürse ortada zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sömürü düzeni vardır demektir. Siz büyüme dedikçe barınma krizi büyüyor; siz rakamlarla oynadıkça açlık sınırı yükseliyor; siz ‘hedefler tutuyor’ dedikçe uçurumlar derinleşiyor. Ekonomi sadece rakam değildir, ahlaktır. Siz, bu ülkenin ahlaki omurgasını kırdınız.”
Dervişoğlu, geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyonu aştığını belirterek, 5 milyon gencin “ev genci” olarak hayata küstürüldüğünü ve üniversite mezunlarının vasıfsız işlerde çalışmak zorunda kaldığını da sözlerine ekledi.
