Batman’ın 12 bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf ilçesinde bulunan ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel Bey için inşa ettirilen 552 yıllık Zeynel Bey Türbesi, tarih meraklılarının ilgi odağı oldu. Dicle Nehri kıyısında yer alan bu eşsiz yapıt, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor.
Hasankeyf: Tarihin Buluştuğu Nokta
Hasankeyf, tarih boyunca Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyübiler, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölge olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı’nın inşasıyla bazı tarihi eserler su altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Bu sebeple Hasankeyf’teki 7 önemli eser, su altında kalmaması için taşındı. Bu taşınan eserlerden biri de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın 1473 Otlukbeli Savaşı’nda hayatını kaybeden oğlu Zeynel Bey adına inşa edilen Zeynel Bey Türbesi.
Zeynel Bey Türbesi: Anadolu’da Tek Örnek
Zeynel Bey Türbesi, 1100 ton ağırlığında ve özel bir süspansiyon sistemi ile 12 Mayıs 2017’de eski yerinden zarar görmeden taşındı. Türbe, dıştan yuvarlak, içten sekizgen planlı ve çift cidarlı kubbeyle örtülü bir yapıya sahip. İç mekandaki dikdörtgen nişler ve sivri kemerlerle birleşen kasnak eteği, mukarnas benzeri bezemelerle süslenmiş. Dış cephede ise sırlı tuğla ile yazılmış Kufi hatla ‘Allah’, ‘Muhammed’, ‘Ahmet’ ve ‘Ali’ ibarelerinin yanı sıra geometrik desenler yer alıyor. Zeynel Bey Türbesi, Orta Asya geleneğiyle yapılan bir yapı olarak, Anadolu’daki tek örnek kabul ediliyor.
Hasankeyf’in Tarihi ve Kültürel Zenginliği
Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, yaptığı açıklamada, Hasankeyf’in tarihsel ve kültürel değerine dikkat çekerek, “12 bin yıllık bir geçmişe sahip Hasankeyf, 10’dan fazla medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Zeynel Bey Türbesi de bu medeniyetlerden birinin eseri olarak, özel bir yere sahiptir. Türbe, sadece tarihi değil, aynı zamanda mimari açıdan da oldukça önemli bir yapıdır. Zeynel Bey Türbesi, Anadolu mimarisinde Orta Asya geleneğinin izlerini taşıyan tek örnek olarak öne çıkıyor. Dicle Nehri kıyısındaki konumu ise, fotoğrafçılar ve turistler için muazzam bir mekan oluşturuyor” dedi.
