Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Erzurum Havzası’nın Dev Bir Volkanik Kaldera Olduğu Ortaya Çıktı

ERZURUM Havzası’nın, daire biçimli bir volkanik yapı olan kaldera üzerinde

ERZURUM Havzası’nın, daire biçimli bir volkanik yapı olan kaldera üzerinde geliştiği bilimsel verilerle ortaya konuldu. Atatürk Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi kurucusu ve Jeoloji Mühendisi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Salih Bayraktutan, yaklaşık 60 kilometre çapındaki bu yapının Doğu Anadolu’nun en büyük kalderası olduğunu açıkladı.

“Çek-Ayır” Değil, “Sıkışma-Kapanma” Havzası

Erzurum Havzası’nın uzun yıllar boyunca literatürde “çek-ayır havza” olarak yanlış tanımlandığını belirten Dr. Mehmet Salih Bayraktutan, bölgenin jeolojik gerçeklerinin bu görüşü desteklemediğini ifade etti. Bayraktutan, Erzurum Havzası’nın aslında bir “sıkışma-kapanma havzası” olduğunu ve oluşumunu tamamen volkanik kökenli bir kalderaya borçlu olduğunu vurguladı.

1985’ten Bugüne Uzanan Keşif: Palandöken Kalderası

İsmi “Palandöken” olarak belirlenen kalderaya dair ilk saha tespitlerinin 1985 yılında merhum Prof. Dr. Aykut Barka ile yapılan çalışmalar sırasında atıldığını belirten Bayraktutan, şu bilgileri paylaştı:

“O tarihten bu yana uydu görüntüleri, uzaktan algılama verileri ve ayrıntılı arazi incelemeleri, Erzurum çevresinde büyük ölçekli bir kalderanın varlığını kesinleştirdi. Yaklaşık 6 milyon yıl yaşında, andezitik bazaltların egemen olduğu kaldera, dairesel bir yapıya sahip. İlk evrelerde lav katmanlarının havza içine doğru eğimli olduğu, merkezde ise derin bir göl ortamının geliştiği bilinmektedir. Havza kenarlarından merkeze doğru kalınlaşan sedimanların biriktiği, volkanik kökenli ince klastik malzemenin yaygın olduğu tespit edildi.”

60 Kilometrelik Dev Çember

Palandöken Kalderası’nın çemberinin güney, doğu, kuzey ve batı kesimlerinde iç bükey yay parçalarıyla net bir şekilde izlenebildiğini belirten Bayraktutan, bu parçaların birleştirilmesiyle 60 kilometrelik dev bir yapının ortaya çıktığını söyledi.

Yapının jeolojik detaylarına ilişkin Bayraktutan şu teknik bilgileri verdi:

  • İstif Yapısı: Kaldera içindeki sedimanter istif; ince konglomera, volkan külü, pomza, perlit, obsidiyen, linyit ve diatomit gibi kayaçlardan oluşan Gelinkaya Formasyonu’nu kapsıyor.

  • Fay Etkileri: Yapının doğu kesimi Dumlu fayları ile tahrip edilirken, Ilıca fayları havzayı Daphan Düzü (batı) ve Karasu Çöküntüsü (doğu) olarak ikiye ayırıyor.

  • Aşınma ve Birikme: Batı ve kuzeybatı duvarları depremlerle yıkılan kalderada, sellerle taşınan malzemeler Ilıca yönündeki eski göle dolarak fan-delta ortamlarını ve Daphan Düzü’nün altyapısını oluşturdu.

Dr. Mehmet Salih Bayraktutan, yapının tam olarak aydınlatılması ve kesin verilerin elde edilmesi için Erzurum Havzası’nda belirlenen 5-6 farklı noktada derin sondaj çalışmaları yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.