Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ekonomist Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu: “2025 İlk Çeyreği Ne Sıcak Ne Soğuk, Ilık Seyrediyor”

Altınbaş Üniversitesi’nden ekonomist Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, 2025 yılının ilk

Altınbaş Üniversitesi’nden ekonomist Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, 2025 yılının ilk çeyreğine ilişkin ekonomik verileri değerlendirdi. Kozanoğlu, ekonominin ne hızlı bir büyüme ne de sert bir durgunluk içinde olduğunu belirterek, “2025 ilk çeyrek verileri ekonomide ne sıcak ne de soğuk; ama ılık belirtiler sunuyor” dedi.

Büyüme Beklentinin Altında, Enflasyon Yüksek

Prof. Dr. Kozanoğlu, 2024 yılı için Orta Vadeli Program’da yüzde 4 olarak öngörülen büyümenin yüzde 3.2’de kaldığını, enflasyonun ise tahmin edilen yüzde 33 seviyesinin çok üzerinde, yüzde 44.4 olarak gerçekleştiğini belirtti. İşsizlik oranının yüzde 8.4 olarak açıklanmasına rağmen, geniş tanımlı işsizlik oranı olarak kabul edilen atıl işgücü oranının yüzde 28.1’e ulaştığını vurgulayan Kozanoğlu, “Bu veri, iş bulmaktan umudunu kesenler ile geçici işlerde çalışanları da kapsıyor. Aç kalmıyorlar ama düşük bir yaşam standardıyla mücadele ediyorlar” dedi.

Faizler Yüksek, Tüketim Devam Ediyor

Prof. Dr. Kozanoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 50’den yüzde 42.5’e düşürmesine rağmen, faiz oranlarının hala yatırım ve tüketimi baskılayacak kadar yüksek olduğunu belirtti. Ticari kredi faizlerinin yüzde 50, ihtiyaç kredisi faizlerinin ise yüzde 64 civarında olduğunu hatırlatan ekonomist, firmaların ve bireylerin enflasyon beklentilerinin Merkez Bankası’nın yüzde 24’lük tahmininden çok daha yüksek olduğunu söyledi. “Reel sektör 2025 için yüzde 41.9, hanehalkı ise yüzde 59.2 oranında enflasyon bekliyor. Bu nedenle insanlar paralarını elde tutmak yerine harcamaya yöneliyor, borçlanmaktan çekinmiyor” diye ekledi.

Sanayi Üretimi Geriledi, Cari Açık Yükseldi

Sanayi üretiminin 2024’ün son çeyreğinde toparlanma gösterdiğini ancak 2025 Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 2.3 azaldığını ifade eden Kozanoğlu, cari açığın da yüzde 3.8’e yükseldiğini ve 12 aylık açık toplamının 11.5 milyar dolara ulaştığını belirtti. Tüketim malları ithalatının hız kesmemesinin dikkat çekici olduğunu vurgulayan Kozanoğlu, “Bu durum, düşük kur seviyesinden faydalanan zengin kesimlerin tüketim iştahının devam ettiğini gösteriyor” dedi.

Kişi Başına Gelir Artışı Gerçekçi mi?

Türkiye’de son dönemde en çok tartışılan konulardan biri olan kişi başına düşen gelirin 15 bin 463 dolara yükselmesine de değinen Kozanoğlu, birçok vatandaşın bu veriye şüpheyle yaklaştığını ifade etti. “Yurttaşlar ‘Hayatımda 15 bin 463 doları bir arada görmedim, nasıl oldu bu?’ diye soruyor. Bunun sebepleri arasında göçmen işçilerin emeğinin milli gelire dahil edilmemesi, resmi enflasyonun gerçek enflasyondan düşük olması ve TL’nin yabancı para birimleri karşısında sınırlı değer kaybetmesi yer alıyor” değerlendirmesinde bulundu.