İZMİR – İzmir Ekonomi Üniversitesi Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Merkezi Müdürü ve İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Kılıç, Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Kılıç, depremlerde merkez üssünden ziyade zemin-yapı etkileşiminin hayati önem taşıdığını belirterek, yapıların zemine uygun inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Kılıç, İzmir’deki aktif fay hatlarına dikkat çekerek, kentteki binaların yaklaşık yüzde 50’sinin 1999 yılı ve öncesine ait olduğunu belirtti. İstanbul’da 1999 yılından bu yana yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarını örnek gösteren Kılıç, İzmir’in de benzer bir sürece acilen girmesi gerektiğini vurguladı. 30 Ekim depreminin Samos Adası açıklarında gerçekleşmesine rağmen Bayraklı’da büyük yıkıma yol açtığını hatırlatan Kılıç, bu durumun zemin-yapı uyumsuzluğunun bir sonucu olduğunu söyledi.
Türkiye’deki müteahhit sayısının Avrupa ülkelerine kıyasla çok yüksek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, rant hırsı ve etik eksikliği nedeniyle malzemeden çalınmasının yıkımların temel sebebi olduğunu belirtti. Yönetmeliklerin yeterli olduğunu ancak uygulamada sorunlar yaşandığını ifade eden Kılıç, Japonya ve Şili gibi ülkelerin depreme dirençli yapılaşma modellerinin örnek alınması gerektiğini dile getirdi.
Üniversite bünyesinde yürütülen “Dijital İkiz” projesi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Kılıç, binaların dijital ortamda modellenerek olası bir deprem anında nasıl tepki vereceklerinin analiz edildiğini açıkladı. Balçova’da başlatılan bu çalışma ile binaların yapı sağlığının bilimsel verilerle kontrol edildiğini belirten Kılıç, vatandaşlara binalarının depreme dayanıklılığını mutlaka test ettirmeleri çağrısında bulundu.
