Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kan Nakli Birimi’nde görev yapan 29 yıllık hemşire Necla Oğuz (48), doğuştan kalça çıkığı nedeniyle sahip olduğu engeline rağmen sergilediği azim ve fedakarlıkla örnek oluyor. Çocukken tedavi gördüğü hastanede bugün meslektaşlarına ve hastalarına ışık olan Oğuz, hem engelli bir birey hem de bir anne olarak yaşam mücadelesini başarıyla sürdürüyor.
İzmir’in Ödemiş ilçesinde doğan ve Bayındır Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun olduktan kısa süre sonra meslek hayatına atılan Oğuz, 2011 yılından bu yana SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapıyor. Doğuştan her iki kalçasında çıkık bulunan ve bugüne kadar 12 operasyon geçiren Oğuz, 6 yaşında ilk ameliyatını olduğu hastanede şimdi hastalarına hizmet veriyor. 2018 yılından beri kan nakli biriminde çalışan tecrübeli hemşire, mesleğine duyduğu tutkunun çocukluk yıllarında başladığını ifade etti.
Çocukluk Hayali Gerçeğe Dönüştü
Hemşirelik mesleğine karar verme sürecini anlatan Necla Oğuz, “İlk ameliyatımı, 6 yaşında bu hastanede oldum. Fizik tedavilerle birlikte tedavim iki sene sürdü. Hemşire olmaya aslında orada karar verdim. Oradaki hemşire ablalarımın ilgisi, yaklaşımları bir anne gibiydi. O dönemlerde çocukların başında refakatçi olmuyordu, annem yanımda değildi ama onlar bana annem gibi davranıyorlardı. Oyun odamızda benimle oynuyorlardı. Çok ilgimi çekmişti ve ‘Hemşire olacağım’ dedim. Çok şükür, mesleğimi elime aldım. Yıllar sonra çocukken yattığım birimin bir üst katında göreve başladığımda anılarım canlandı, elim ayağım titredi” dedi.
‘Kızım Beni Hiç Yormadı’
Eşi İbrahim Oğuz’un da çocuk felci nedeniyle yürüme engeli olduğunu belirten Necla Oğuz, 12 yaşındaki kızı İnci’nin kendilerine en büyük destekçi olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Annelik çok güzel bir duygu. Kızıma teşekkür ediyorum; hiç eziyeti olmadı, çok uyumlu bir çocuktu. Eşimle dışarı çıktığımızda, onu pusetine koyup merdivenden inerken hiç kımıldamazdı. 13-14 aylıkken yürümeye başladığında ona ‘Koşma, yetişemeyebiliriz’ diyorduk; elimizi tutar öyle gezerdi. Emeklediği dönemde bile bulaşık makinesini boşaltırken yardıma gelirdi. Beni engelli bir anne olarak hiç yormadı.”
‘Annem Engelini Hissettirmiyor’
Annesiyle gurur duyduğunu dile getiren 6. sınıf öğrencisi İnci Oğuz ise “Yüzde 100 burslu okuyorum ve okulu çok seviyorum. Annem bence çok iyi bir anne; beni hep anlayışla karşılıyor ve engelini bana hiç hissettirmiyor. Ev işlerinde ona yardım ediyorum, bulaşıkları yerleştiriyoruz. Anneler Günü’nü kutluyorum; bana baktığı ve ilgilendiği için ona çok teşekkür ederim. Türkiye Zeka Vakfı yarışmalarına katılıyorum, Ankara’daki finallerde takımımla yarıştım. İleride astronomiyle ilgilenmek istiyorum. Hemşire olmayı düşünmüyorum çünkü beni kan tutuyor” şeklinde konuştu.
