700 Hektarlık Alan Etkilendi
Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde, Gelibolu Yarımadası’nda 15 Ağustos 2024’te çıkan orman yangını yaklaşık 700 hektarlık alanı etkiledi. Yangının ekosisteme verdiği zarar, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Kemal Gökkaya ve ekibi tarafından “Uzaktan Algılama Yöntemi” kullanılarak incelenecek.
Yangın Şiddeti ve Ekosistem Üzerindeki Etkileri Ölçülecek
Dr. Öğretim Üyesi Kemal Gökkaya, uzaktan algılama yöntemiyle yangının ekosisteme verdiği zararın nicel olarak tespit edilebileceğini belirterek şunları söyledi:
“Yangın şiddetini, yangından yayılan enerjinin yer üstüne ve yer altındaki ekosistem bileşenlerine, yani toprak ve bitkilere verilen hasarın bir ölçüsü olarak düşünebiliriz. Bu analiz, orman işletmelerine restorasyon çalışmaları için önemli veriler sunacaktır.”
Yangın Şiddeti Haritalandırılacak
Uzaktan algılama teknolojisi sayesinde yangının farklı bölgelerde oluşturduğu tahribatın seviyesi belirlenerek, toprak ve bitki örtüsüne verilen hasarın derecesi ortaya çıkarılacak.
- Daha şiddetli yanan alanlar, yüksek ısıya maruz kalarak daha fazla zarar görmüş olacak ve yeniden toparlanma süreci daha uzun sürecek.
- Daha düşük şiddette yanan alanlarda ise toprak besin elementleri daha az zarar görecek ve ekosistem daha hızlı kendini yenileyebilecek.
Dr. Gökkaya, çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:
“Yangın belli bir alanda farklı miktarlarda enerji yayarak yanıyor. Bu durum, toprağa ve bitkilere verilen hasarın da değişmesine neden oluyor. Uzaktan algılama yöntemiyle yapılan yangın şiddeti analizleri, bu değişkenliği görmemizi sağlıyor. Alanın ne kadarının yüksek, orta ve düşük şiddette yandığını 20 metre piksel ölçeğinde haritalandırabiliyoruz.”
Restorasyon Çalışmalarına Bilimsel Destek
Bu analizler, orman işletmeleri ve ilgili yetkililere yangının etkilediği alanların restorasyonu konusunda yol gösterici olacak. Daha fazla zarar gören alanların rehabilitasyonu için özel önlemler alınması gerekecek.
Dr. Gökkaya, bu tür çalışmaların ekosistem üzerindeki uzun vadeli etkileri anlamak ve sürdürülebilir restorasyon stratejileri geliştirmek açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
