Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Çanakkale Zaferinin Arkasındaki Sır: Devlet Geleneği ve Askeri Disiplin

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşlarını Araştırma Merkezi (AÇASAM) Müdürü Doç. Dr. Barış Borlat, Çanakkale Savaşları’nın kazanılmasında Osmanlı Devleti’nin askeri geleneklerine bağlı kalmasının belirleyici rol oynadığını açıkladı. Borlat, savaşın en zorlu anlarında bile bu kurallara uyulmasının, zaferin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı.

Arşiv Belgeleri Yeni Gerçekleri Ortaya Koydu

Doç. Dr. Borlat, arşivlerde yaptığı incelemeler sonucunda, savaşın sürdüğü günlerde bile Osmanlı’nın askeri düzenlemelere sadık kaldığını gösteren yeni belgeleri gün yüzüne çıkardı. Günde 3 ila 5 bin şehidin verildiği Çanakkale Cephesi’nde bile askeri geleneklerin sürdürüldüğü tespit edildi.

Savaş Ortasında Subaylara Sınav Uygulandı

En dikkat çeken belgelerden biri ise, savaşın ortasında dahi subayların terfileri için sınava tabi tutulduğunu ortaya koyuyor. Doç. Dr. Borlat, “Subayların bir üst rütbeye geçebilmeleri için Harbiye Nezareti’nin emri doğrultusunda karargâhlarda yazılı ve sözlü sınavlara girdiklerini gördük” dedi. Subaylar bu sınavlara izinli sayılarak hazırlanmış, sınav evrakları ise İstanbul’a gönderilip değerlendirilmiş.

Savaşın Ortasında Bile Disiplin Elden Bırakılmadı

Borlat’a göre, bu uygulama Osmanlı Devleti’nin 600 yıllık geleneğinin savaş şartlarında bile terk edilmediğini kanıtlıyor. Şehitlerin geldiği, savaşın en sıcak anlarının yaşandığı günlerde bile subayların terfi süreçleri ciddiyetle yürütülmüş. Bu durumun, devletin kurumsal yapısını ve düzen anlayışını savaş alanına da taşıdığını ifade etti.

Zaferin Arkasındaki En Büyük Güç: Devlet Aklı

Doç. Dr. Borlat, “Çanakkale muharebelerinin 110’uncu yılında, bu zaferin altında yatan en önemli unsurlardan biri, askeri gelenek ve devlet aklının cepheye taşınmasıdır” diyerek, bu tarihî savaşın başarısının yalnızca cephede verilen mücadeleyle değil, aynı zamanda devlet yapısının sürekliliğiyle de kazanıldığını söyledi.