Kayseri’de yaşayan evli ve 2 çocuk babası 43 yaşındaki Mahmut Elmalı, çocukluk yıllarında televizyon ekranlarında izlediği ressam Bob Ross’tan ilham alarak resim sanatına yöneldi. Zaman içinde yeteneğini geliştirerek canlı model ve fotoğraftan portre çizen bir sanatçı haline gelen Elmalı, akademik eğitimini 2000 yılında girdiği Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde tamamladı. 2006 yılındaki mezuniyetinin ardından büyük otellerde portre ressamlığı yaptı, duvar resimleri çizdi ve yağlı boya tablolara imza attı. Elmalı, son olarak şehirde 38 gün boyunca süren Fuar 38 etkinliğindeki standında vatandaşların portrelerini çizerek sanatını sergiledi.
Çalışma yöntemlerini anlatan Elmalı, “Fotoğraftan ve canlı olarak portre çizimi yapıyorum. 2 dakikada çizdiğim de var. 3 dakikada da olan 15 dakikada olan da var. Canlı modelden çizmek çok önemli. İşin içerisinde yorumlama var. Yorumlama olmazsa çok bir değeri olmaz” dedi.
“Ekrandaki Ressam Sanat Yolculuğumun Miladı Oldu”
Resme ilk adım attığı döneme değinen Elmalı, “Bu işe küçükken başladım. Herkes gibi ben de televizyondan Bob Ross izliyordum. Küçükken başladım. Ablamlar televizyonda bir ressam izliyordu. Ben de ondan etkilendim. Çizim yapmaya başladım. Manzara resimleri yapmaya başladım. Kurşun kalemleri yakıp kömüre çevirmeye başladım. Simsiyah kalemler yaptım. Deneme yapa yapa, on binlerce defa çizim yaparak bu seviyeye ulaştım. Bu işin çok üzerine düşülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu işi herkes yapabilir. Ama çok fazla deneme yapmak lazım. Bu çok önemli bir mevzu. Küçükken izlediğim manzara resimleri çizen ressam benim hayatımda bir dönüm noktası oldu. 30 seneme mal oldu. Sanat yolculuğuma bu şekilde başladım. Sürekli denemeler yaparak resim bölümünde eğitim aldım ve bugünlere geldim” dedi.
“Yüz Çizimi Bir Tasarım Sürecidir”
Portre sanatının yorumlama refleksine dayandığını belirten Elmalı, “Hedefim; portre sanatının daha da yayılması. Portre aslında bir başlangıç. Burada çiziyoruz gibi gözüküyor ama biz burada aslında tasarlama yapıyoruz. Çünkü yüz bir tasarlama. Ben farklı tasarlarım başkası farklı tasarlar. Yorumlama burada çok önemli. Yorumlama refleksi olmazsa yapamazsınız. Binlerce denemeden sonra bu işler oluşuyor. Profesyonel manada da bu işin desteklenmesi gerekiyor. Biz, insanların çizimden sonra eleştirmesini; ‘şurası olmadı’ demesini daha çok seviyoruz. Her zaman zaten çok güzel olmayacaktır. Her yaptığımız portre yüzde 100 benzemeyecektir. Bunu etkileyen çok sayıda parametre var. Aslında biz beyinlere bir tokat vurmaya ve refleks oluşturmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Uluslararası Düzeyde Yarışma Çağrısı
Toplumdaki tekdüzeleşmeye karşı sanatın önemini vurgulayan Mahmut Elmalı, “Önemli olan nitelik ve yorumlama. Her şey robotlaştı. Her şey aynılaştı. İnsanların artık kendine ait bir zevki ortadan kalktı. Bir yerden duyduklarını kendi hayatlarında uygulamaya çalışıyorlar. Kendinize ait bir karakteriniz olması için sanatsal işlerle de uğraşmanız lazım. Bu çok daha üst düzey şeyleri beraberinde getirecektir. Bu iş üstüne çok düşülmesi gereken bir konu. Sadece portreden bahsetmiyorum. Portre sadece bir kıvılcım. Bir başlangıç. Canlı modelden bizzat tasarım çok farklı bir olay. Kayseri’de Erciyes Dağı resim yarışması yapılması lazım. Uluslararası çapta bir resim yarışması olsun istiyorum” ifadelerini kullandı.
