İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Osmanlı Türkçesi öğrenmenin bir dönem Türkiye’de büyük bir tabu olduğunu belirterek, “Daha yakın zamanlarda, daha 10-15 sene önce Türkiye’de bunlar büyük tabuydu. Birisi ‘eski harflerle yazılan metinleri okumak istiyorum’ dese bu bir sorun teşkil ediyordu. Ama şimdi normalleşti” dedi.
Kağıthane’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Osmanlı Arşivi Külliyesi, anlamlı bir final programına ev sahipliği yaptı. Hayrat Vakfı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Genç Hayrat iş birliğiyle düzenlenen “Kültürel Mirasın İzinde Osmanlı Türkçesi Yarışması Finali”, Türkiye genelindeki Fen ve Anadolu Liselerini bir araya getirdi.
Programa; İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, İstanbul Valisi Davut Gül, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Kağıthane Kaymakamı Yüksel Kara, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Genç Hayrat Başkanı Kürşat Karaca ile çok sayıda öğrenci ve eğitmen katıldı.
15 Bin Öğrenci Eğitim Sürecinden Geçti
Türkiye’nin tüm il ve ilçelerinden belirlenen 505 okulun dahil olduğu yarışma süreci büyük bir ilgiyle takip edildi. “Neden Osmanlıca Öğrenmeliyim?” seminerlerine 15 bin öğrenci katılırken, bu öğrencilerden 7 binine 7 hafta süren yoğun Osmanlı Türkçesi eğitimi verildi. 31 Ocak’ta çevrimiçi yapılan sınavın ardından dereceye giren öğrenciler, 12 Şubat’ta Osmanlı Arşivi Külliyesi’ndeki finalde ter döktü.
Bilal Erdoğan: “Osmanlıca Kelime Hazinesini Zenginleştiriyor”
Programda konuşan Bilal Erdoğan, Osmanlı Türkçesi öğrenmenin gençlerin kişisel gelişimine katkılarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Osmanlı Türkçesi veya Osmanlıca okumanın gençlerimiz tarafından öğrenilmesi hakikaten şimdi bize bu kadar doğal geliyor. Ama daha yakın zamanlarda, daha 10,15 sene önce Türkiye’de bunlar büyük tabuydu. Birisi kalkıp ‘eski harflerle yazılan metinleri ben okuyamıyorum, okumak istiyorum, bununla ilgili bir eğitim alayım’ dese, bu bir sorun teşkil ediyordu. Bununla ilgili birileri hemen itirazlarını seslendiriyorlardı ama şimdi normalleşti. Bu bizim kendi dilimiz, kendi metinlerimiz, kendi geçmişimiz, kendi tarihimiz. Bizim ülkemizde işte bırakın Osmanlı Türkçesini; Arapça mesela değil mi? Arapça Farsça öğrendiğiniz zaman, aynı zamanda kelime hazineniz de güçlenmiş oluyor. Ama Osmanlı Türkçesini öğrendiğiniz zaman, eski metinlere birazcık vukufiyet geliştirebildiğiniz zaman kelime hazinesi hem Arapça’dan gelen kelimelerle hem Farsça’dan kelimelerle birlikte ne yapıyor? Birdenbire zenginleşmiş oluyor. Kelime hazinesi zengin olan bir öğrenci ondan sonra gidip yabancı dilleri öğrenmeye çalıştığı zaman o dilleri de daha yüksek bir kelime hazinesiyle öğrenmiş oluyor. Dolayısıyla ben bu çalışmanın; bu bir kere gençlerimizin kelime dağarcığının, hazinesinin güçlenmesinde, geçmişiyle olan bağlarının güçlenmesinde çok önemli vazife ifa ettiğini düşünüyorum.”
Dereceye Giren Öğrencilere Umre Müjdesi
Gençlerin potansiyelini güçlendirecek her çalışmanın desteklenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bugün Milli Eğitimimizin soru türlerinde yaptığı güncellemeler, gidişat artık okuyan öğrencinin her ders türünde daha başarılı olmasını sağlayacak. Onun için ümit ediyorum ki gençlerimiz hem daha fazla okusunlar hem daha fazla kelime dağarcığına sahip olsunlar. Az kelimeyle kullanırsanız işletim sisteminiz geri; onu daha çok kelimeyle kullanırsanız daha güçlü bir işletim sistemiyle daha akıllı olursunuz, daha çok daha güçlü kendinizi ifade eder, başka insanları da daha iyi anlarsınız. Ümit ediyorum ki siyasi tarafkilliklere, bağnazlıklara bağnaz kesim çünkü aslında bunu öğrenene bağnaz diyorlar ama gerçek bağnazlığı bunu diyenlerde görmek lazım. Dolayısıyla bu tür bağnazlıkları bir tarafa bırakıp her türlü gençlerimizin potansiyelini güçlendirecek olan, her türlü kendi geçmişimizde güçlü köklerimiz olduğunu fark etmemize yol açacak olan çalışmayı desteklemek gerektiğini düşünüyorum. Bu böylelikle biz de bütün gelişmiş medeniyetler, bütün gelişmiş toplumlar gibi geçmişinden koparak değil; geçmişindeki bütün zenginliği bilerek, kazanarak, sarılarak geleceğe, aydınlık yarınlara yürüyebiliriz. Hiçbir şey olmasa bir gencin ‘Ben yapabilirim’ deyip, ‘Ben kazanacağım, ben daha öne çıkacağım, daha iyi şeyler yapacağım’ diyerek bir yarışmaya katılması başlı başına zaten takdiri hak ediyor. Burada birinciye aile yakınıyla beraber Umre ödülü verilecekmiş. Onu da ikinciyle üçüncüyü de dahil edecek şekilde genişletildiğinin de müjdesini veriyorum. Hayırlı uğurlu olsun.”
Kürşat Karaca: “Bu Bir Hafıza İnşasıdır”
Genç Hayrat Başkanı Kürşat Karaca ise projenin bir medeniyet çağrısı olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
“Bugün burada finalini gerçekleştirdiğimiz bu proje sadece bir yarışma değil; bir hafıza inşası, bir kimlik yürüyüşü ve bir medeniyet çağrısıdır. Her yıl yaklaşık 60 bin öğrencimizi yaz okullarımızda milli ve manevi değerlerimizle buluşturuyoruz. Her sene tertip ettiğimiz ‘Aydınlık Yarınlara Kitap Okuma’ Yarışmamızda geçtiğimiz yıl 368 bin öğrencimizi, bu yıl ise iki hafta önce ödül töreni yine bu salonda yapılmıştı, 500 bin öğrencimizin manevi dünyasına ışık tuttuk. Hayrat Vakfı olarak, Genç Hayrat olarak bizler şuna inanıyoruz. Bu milletin yarınları başka kültürlerin taklidiyle değil, kendi köklerinden güç alan bir yürüyüşle inşa edilecektir. Biz eğitimi yalnızca bilgi aktarımı olarak değil; değer kazandırmak, istikamet vermek ve sorumluluk şuuru inşa etmek olarak görüyoruz. Osmanlıca kurslarımızla ecdatla bağı, değerler eğitimleriyle ahlakı, kitap okuma yarışmalarıyla düşünceyi, yaz okulları ve kamplarakarakteri, Ramazan projeleriyle maneviyatı ve paylaşmayı ve esir kart çalışmalarıyla tarihe vefayı yeniden inşa etmeye çalışıyoruz. Ortak gayemiz; kendi medeniyet değerleriyle barışık, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bir gençliktir.”
Ödüller Sahiplerini Buldu
Protokol konuşmalarının ardından ödül törenine geçildi. Bilal Erdoğan; Türkiye geneli sınavda birinci olan Yusuf Aydın, ikinci olan Ammar Alkurdu ve üçüncü olan Yusuf Kağan Kaymaz’a hediye ve plaketlerini takdim etti. Günün anısına Kürşat Karaca tarafından Bilal Erdoğan’a, üzerinde Tevbe Sûresi 40. ayetin yer aldığı Celî Sülüs hat eseri hediye edildi. Program, diğer protokol üyelerinin öğrencilere hediyelerini sunmasıyla sona erdi.
