Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Balat’taki 14 Asırlık Tur-i Sina Manastırı İlgi Bekliyor: “Sümela Gibi Turizme Kazandırılmalı”

İstanbul’un Fatih ilçesi Balat semtinde bulunan ve 14’üncü yüzyılda inşa

İstanbul’un Fatih ilçesi Balat semtinde bulunan ve 14’üncü yüzyılda inşa edilen tarihi Tur-i Sina Manastırı, bakımsızlık ve çevre kirliliğiyle karşı karşıya. Mısır’daki Sina Yarımadası’nda yer alan Azize Katerina Manastırı’na bağlı olan ve Ortodoks dünyası için büyük önem taşıyan yapı, duvarlarındaki çatlaklar, sprey boyalı yazılar ve çevresini saran çöp yığınlarıyla yok olma tehlikesi yaşıyor.

Osmanlı Padişahlarının Emaneti Kaderine Terkedildi

Kilise, papaz evi ve kütüphaneden oluşan manastırın mevcut durumuna dikkat çeken tarihçi yazar İlknur Bektaş, yapının tarihi derinliğine vurgu yaptı. Bektaş, “Bu yapı Rum Ortodoks geleneğine aittir fakat İstanbul Rum Patrikhanesi’ne bağlı değildir. Bağlı olduğu yer Mısır’daki Aziz Katerina Manastırı’dır. Osmanlı padişahları tarafından fermanlarla korunmuş bu statü merkezini kurtarmak hepimizin görevidir” dedi.

“2026 Yılındayız, Hala Hiçbir Şey Değişmedi”

Yapının 2019 yılından bu yana güvenlik gerekçesiyle erişime kapalı olduğunu hatırlatan Bektaş, 2022 yılındaki uyarılara rağmen 2026 yılına gelindiğinde de bir gelişme kaydedilmemesini “içler acısı” olarak nitelendirdi. Bektaş, yapının korunması için şu çağrıda bulundu:

“O kadar çok çöp ve çatlamalarla karşı karşıyayız ki sadece kapısını örtmekle onu korumuş olmayacağız. Bir an önce tıpkı bir Sümela Manastırı gibi bir ibadet ve buluşma noktası haline getirilirse, Fatih çok anlamlı bir kültürel mirasa kavuşacaktır. Doğa koşullarına ve depreme dayanacak gücü kalmadı.”

Mahalle Sakinleri Kirlilikten Şikayetçi

Balat sakinleri de tarihi yapının çevresindeki kirlilikten ve bakımsızlıktan şikayetçi. Mahalle sakinlerinden Muhsin Kabaş, “1970’li yıllarda burası tertemizdi. Şimdi sandalye, mangal kömürü, et parçaları ve çöplerle dolu. Piknik yapıp çöplerini oraya atmışlar. Bizim camilerimiz nasıl tertemizse burası da öyle olmalı” ifadelerini kullanırken, Hamettin Bardak ise restorasyonun semte büyük değer katacağını belirtti.

Restorasyon ve Müze Önerisi

Tarihçi Bektaş, yapının yağmalanmasını durdurmak için acilen harekete geçilmesi gerektiğini belirterek, “En azından müze haline getirilebilir, içerisine okuma salonu yapılarak topluma kazandırılabilir. Yetkililerden acil destek bekliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.