Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa Gar Sahası’nda sürdürülen restorasyon ve güçlendirme faaliyetlerindeki son durumu kamuoyuyla paylaştı. Yapının temel sistemine dair teknik verileri aktaran Bakan Ersoy, orijinal mimari planlarda kayıtlı yaklaşık 1000 ahşap kazıktan sadece 200’ünün yerinde kaldığını, geri kalan yaklaşık yüzde 80’lik kısmın zaman içerisinde kaybolduğunu duyurdu.
Sıvılaşma Tehlikesine Karşı Mühendislik Tedbirleri
Zemin analizlerinde suya doygun ve gevşek katmanlarda sıvılaşma tehlikesi tespit edildiğini bildiren Bakan Ersoy, bu durumun yapıda oturma ile yanal kaymalara sebebiyet verebileceğini aktardı. Tehlikelere karşı yürütülen mühendislik çalışmalarına değinen Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Tarihi yapıyı bu risklere karşı korumak amacıyla, uzman mühendislerin hazırladığı, akademik heyetlerin incelediği ve Danışma Kurulumuzun uygun bulduğu proje doğrultusunda yapı çevresinde fore kazık ve zemini sağlamlaştıran enjeksiyon uygulamaları gerçekleştirdik. Her aşamada teknik cihazlarla yapının davranışını izleyerek kontrollü biçimde ilerledik.”
İlk Etabın Ziyarete Açılış Tarihi Revize Edildi
Başlangıçta İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında açılması hedeflenen birinci etabın takviminde zorunlu revizyona gidildi. Alandaki hassas güçlendirme adımları, teknik modellemeler ve Arkeopark sahasında gün yüzüne çıkarılan yeni tarihi kalıntılar takvimi doğrudan etkiledi. 1909 yılında faaliyete başlayan tarihi gar sahasının geleceğine dair konuşan Bakan Ersoy, hedeflerini şu sözlerle paylaştı: “Önceliğimiz, bu eşsiz mirası bütün değerleriyle koruyarak güvenle geleceğe taşımak. Çalışmalarımızın ilk etabını 2027 yılı içinde tamamlayarak vatandaşlarımızla buluşturmayı hedefliyoruz.”
Saha Taşınmaları Ve Hassas İzleme Ağı
Tarihi yapının taşıyıcı elemanlarını korumak amacıyla zemin imalatları öncesinde yapıya teknik takip sensörleri monte edildi. Veriler eşliğinde sürdürülen operasyonlarda bodrum katın fiziki koşulları özel iş makinelerinin kullanımını zorunlu kıldı. Sahadaki diğer kurumlara ait ünitelerin tahliyesi ve yeni arkeolojik katmanlara göre dolaşım rotalarının yeniden çizilmesi sürece ek zaman getirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TCDD arasında 15 Ağustos 2024 tarihinde imzalanan protokol çerçevesinde bölge; Anadolu Yakası’nın ilk arkeoloji müzesi, kütüphane, sergi alanları, açık etkinlik sahaları ve sanat atölyeleriyle donatılıyor.
