Bursa’nın İznik ilçesinde, arkadaşı Mehmet Karabıyık’ı (18) bıçaklayarak öldüren ve cesedini yakan Ömer Öner (20), jandarma ve savcılıktaki ifadelerinde suçunu itiraf etti. Öner, cinayeti soğukkanlı bir şekilde anlatarak, sabah birini öldürme hissiyle uyandığını ve bıçağı bilerek yanına alıp, Karabıyık’ı ormanda öldürdüğünü belirtti.
Olayın ardından yapılan araştırmalarda, Karabıyık’ın cesedinin kırsal Aydınlar Mahallesi yakınlarında ormanda bulunması sonucu, bıçakla öldürüldüğü ve ardından yakıldığı tespit edildi. Jandarma ekipleri, cep telefonu görüşmeleri ve görgü tanıklarının ifadeleriyle şüpheli Ömer Öner’i gözaltına aldı.
Öner, cinayetle ilgili detaylı ifadesinde, “Sabah birini öldürme hissiyle uyandım, bıçağı yanıma alıp ormandaki derbende arkadaşımı bıçakladım. Ardından cesedini yaktım” dedi. Savcılıkta ise, bıçaklama olayının, Karabıyık’ın kendisine uygunsuz teklifte bulunmasından dolayı gerçekleştiğini iddia etti.
Öner’in avukatı, müvekkilinin ağır psikolojik sorunları olduğunu ve bu durumun cinayeti tetiklediğini belirterek, olayın haksız tahrik altında işlendiğini savundu.
Soruşturma, İznik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülüyor.
SAVCILIKTA İFADE DEĞİŞTİRDİ
Ömer Öner’in savcılık sorgusunda ise jandarmadaki ifadesinin aksine, Mehmet Karabıyık’ı, ‘sabah birini öldürme hissi ile uyandığı’ için değil, uygunsuz tekliflerinden dolayı öldürdüğünü söylediği öğrenildi. Kendisine, ‘Aşkım’, ‘Sevgilim’ diye hitap eden Karabıyık’ın bu sözlerinden rahatsız olduğunu ve kendisiyle konuşmak için aradığını söyleyen Öner, “Onun bu yaklaşımı beni rahatsız ediyordu. Olay günü bıçağı yanıma alıp, Mehmet’e telefon açıp, buluşmak istediğimi söyledim. Aydınlar Mahallesi’ndeki kahvede bir araya geldik. Motosikletine binip, olay yerine gittik. Kendisine, ‘Bana neden aşkım ve sevgilim dediğini sorduğumda, çirkin teklifte bulundu. Ben de yanımdaki bıçak ile ona saldırdım. Yaşanan arbede sırasında, kendisini kaç yerinden bıçakladığımı bilmiyorum. Benim de parmaklarım kesilmişti. Yerde yatan Mehmet’i, yoldan görülmemesi için uzaklaştırdım. Ardından motosikletine binip, evime giderek, kıyafetlerimi değiştirip, bıçağı bıraktım. Ardından evde bulunan mazotu alıp, olay yerine giderek kendisini yaktım. O gece yattım. Sonraki gün işlerimi halledip, psikiyatriste gidip muayene oldum. Doktora, cinayet işlediğimi söylemedim. Mahalleye gelince jandarma beni yakaladı. Her ne kadar kollukta verdiğim ifadede sabah öldürme hissiyle uyanıp, yanıma bıçağı aldığımı söylesem de bu ifadem daha doğrudur” diye konuştu.
‘MÜVEKKİLİME TAKINTI YAPMIŞ VE ŞANTAJ UYGULAMIŞTIR’
Tutuklu sanığın avukatı Fatih Okuş’un da savcılıktaki savunmasında, müvekkilinin ağır psikolojik rahatsızlığı bulunduğunu, bu nedenle ilaç etkisinde olduğunu ve haksız tahrik altında eylemi gerçekleştirdiğini belirtip, “Müteveffa Mehmet’in sapkın bir kişiliği vardır. Müvekkilime takıntı yapmış ve şantaj uygulamıştır. Bu durum müvekkilimi iyice bunalıma sürüklemiştir. Müvekkilim bu doğrultuda Mehmet ile konuşmak isteyip, haksız tahrik altında kalarak eylemlerine başlamıştır. Eylemlerinin meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesini talep ediyoruz” dediği öğrenildi.
Soruşturma, İznik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülüyor.
