TÜRKİYE’nin kesme çiçek üretim ve ihracat üssü Antalya’da ürün çeşitliliği artıyor. Sektörün lokomotifi olan karanfilin ardından Serik ilçesinde üretimine başlanan aslanağzı çiçeğinin ilk hasadı yapılarak Avrupa pazarına ihraç edildi.
Türkiye’nin kesme çiçek ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan ve dünya pazarına gönderen Antalya, ürün yelpazesine bir yenisini daha ekledi. Başta karanfil olmak üzere gerbera, krizantem, ayçiçeği, hüsnüyusuf ve suda lale gibi türlerin yetiştirildiği kentte, aslanağzı üretimi de başarıyla sonuçlandı. Yılbaşı, Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel dönemlerde ihracat trafiği yoğunlaşan sektör, aslanağzı ile alternatif bir pazar oluşturmayı hedefliyor.
7 Dönümlük Alanda 1 Milyon Dal Üretim Hedefi
Serik ilçesine bağlı Belek bölgesinde faaliyet gösteren bir firma tarafından deneme üretimi gerçekleştirilen aslanağzı çiçeği, ilk ihracat sınavını Avrupa ülkeleriyle verdi. Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Ziraat Mühendisi Anıl Yolcular, “Yeni üretimini yaptığımız çeşit aslanağzı ve bu sene ilk denememizi yapmaktayız. 7 dönümlük alanda yaklaşık 1 milyon dallık çiçek üretimi ve ihracatı planlıyoruz. Antalya’da kesme çiçek sektörü en çok karanfil üretimi ve ihracatı yapıyor. Fakat biz alternatif, yeni ürünler üzerine de çalışmalar yapıyoruz. Örneğin bu yeni ürünün karanfile göre işçiliği daha az ve daha hızlı gelişiyor. Hastalık ve zararlılara karşı dayanımı daha fazla” dedi.
“Avrupa’nın Tamamına İhracat Yapmaktayız”
Aslanağzı çiçeğinin dayanıklılığı ve hızlı yetişme özelliği ile öne çıktığını belirten Yolcular, ihracat süreci ve pazar hedefleri hakkında şunları söyledi:
“Şu an Avrupa ülkelerinin tamamına ihracat yapmaktayız. İlerleyen dönemlerde diğer ülkelere de yapmayı planlıyoruz. Üretim sezonunu 1 yıl boyunca kademeli olarak tutmaktayız. Hızlı gelişen bir sektör olduğu için haftalık ihracatlar, haftalık kesimler yapmaktayız. Yani bu hafta mesela bir bölgenin dikimini yaptıysak diğer bölgede kesim yapmaktayız. 5 rengimiz mevcut; beyaz, pembe, kırmızı, turuncu ve sarı renklerin üretimi yapılmakta. Talebinin artacağını düşünüyorum. Çünkü artık alternatif ürünlerin de yetiştirilmesi gerekmekte. Herkes aynı ürünü yetiştirdiği zaman bu ürünün katma değeri düşüyor.”
