Antalya kıyılarında yaklaşık 4 yıldır hobi amaçlı dalışlar gerçekleştiren Hüseyin Fırat, su altından çıkardığı şaşırtıcı eşyalarla dikkat çekiyor. Lüks saatlerden cep telefonlarına, altın takılardan “büyü” amacıyla denize atıldığı düşünülen asma kilitlere kadar pek çok farklı objeyi gün yüzüne çıkaran Fırat, bu anlarını sosyal medyada takipçileriyle paylaşıyor.
16 Metre Derinlikte Servet Yatıyor
Dalış tutkusuna 2 metre derinlikle başladığını ve zamanla 16 metreye kadar indiğini belirten Fırat, su altındaki çeşitliliğin kendisini de şaşırttığını ifade etti. Bugüne kadar karşılaştığı en değerli parçanın lüks marka bir saat olduğunu vurgulayan Fırat, “Atatürk Parkı’nın altında yaptığım bir dalış sırasında yaklaşık 10-12 metre derinlikte bir saat buldum. Saatçiye gösterdiğimizde orijinal olduğunu öğrendik ve ikinci el olarak 3 bin dolara sattık” dedi.
Su Altından Çıkan Esrarengiz “Büyü” Malzemeleri
Dalışları sırasında en sık karşılaştığı objelerden birinin de üzerinde Arapça yazılar bulunan kağıtlar ve asma kilitler olduğunu söyleyen Hüseyin Fırat, şu ifadeleri kullandı:
“Bu asma kilitleri sanırım büyü amaçlı kullanıyorlarmış. İlk başta neden bu kadar çok çıkıyor diye şaşırıyordum. Onun haricinde kağıtlara Arapça yazılar yazılıp atılıyor. Ağırlıklı bu tarz eşyalar çıkıyor. Ayrıca denize atılmış çok sayıda dilek görüyoruz.”
Geliri Sokak Hayvanlarına Mama Oluyor
Denizden çıkardığı değerli madenleri ve olta malzemelerini uygun fiyatlarla sattığını belirten Fırat, bu işten elde ettiği kazancı hayır işlerinde kullandığını dile getirdi. Fırat, “Olta malzemelerinden kar amacımız yok. Buradan kazandığımız parayla sokak hayvanlarına mama alıyoruz, kedi besliyoruz” diyerek örnek bir davranış sergiledi.
“Telefonların Hepsi Hurda, Deniz Dibi Çöp Yuvası”
Denizden çok sayıda cep telefonu çıkarmasına rağmen hiçbirinin çalışır durumda olmadığını belirten dalgıç, tuzlu suyun cihazlara kısa sürede geri dönülemez zararlar verdiğini hatırlattı. Öte yandan su altındaki kirliliğe de dikkat çeken Fırat, “Bira şişeleri ve teneke kutularla dolu bir manzara var. Nadiren de olsa oltadan kaçan ama kurşun ağırlığı nedeniyle dibe mahsur kalan canlı balıkları kurtarıyorum. Çaresizce ölümü bekleyen bu canlılara denk gelirsem özgürlüklerine kavuşturuyorum” dedi.
