Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki bir ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 8 öğrenci ve 1 öğretmen için Ankara Melike Hatun Camisi’nde gıyabi cenaze namazı kılındı. 81 ilde eş zamanlı düzenlenen programda, eğitimde şiddete karşı birlik ve beraberlik mesajları verildi.
Ankara’da cuma namazı sonrası gerçekleştirilen törene; Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman, Genel Sekreter Talat Yavuz, Memur-Sen üyeleri, sendika temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saf tutan kalabalık, saldırıda yaşamını yitiren eğitim şehitleri için dua ederken, eğitim sendikalarından “dijital terör” ve “okul güvenliği” vurgusu geldi.
“Milletimiz Bu Krizden Daha Güçlü Çıkacaktır”
Namazın ardından kalabalığa seslenen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman, yaşanan acının tüm milleti yasa boğduğunu ifade etti. Kriz anlarını kaosa çevirmek isteyen odaklara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Karaman, şu ifadeleri kullandı:
“Çocuklarımız, öğretmenimiz bu milletin yüreğine gömülmüştür. Bu olayları ülke içerisinde bir taşkınlığa, kaosa döndürmek amacıyla çaba gösterenlerde olabilir. Bu tür kriz anları bazı mihraklara fırsatlar sunar. Bu topraklarda yaşayan bu aziz millet Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sunnisiyle her daim bu kriz dönemlerinden daha güçlü çıkmayı başarmış, daha güçlü olarak yoluna devam etmeyi başarmış, birbirine kenetlenmiş ve yoluna böyle devam etmiştir. Bu acı olaydan sonra da milletimiz her zamankinden daha fazla birbirine kenetlenecek ve yoluna bir ve beraber olarak devam edecektir. Eğitimciler Birliği Sendikası olarak var olan bütün gücümüzle gayret gösteriyoruz. Son üç gündür süren eylemliliğimizle bunu başardık. Hep birlikte sivil toplum kuruluşları olarak bu sürece destek vermeye hazırız. Birleşerek birbirimize sarılarak daha bir kardeş olarak öğrencisiyle, öğretmeniyle, velisiyle, vatandaşıyla kenetlenerek bu süreci de atlatacağımıza inanıyorum. Bizlerde Eğitimciler Birliği Sendikası olarak pazartesinden itibaren elimizde bayraklarla okullarımıza gideceğiz. Çocuklarımıza daha güçlü sarılacağız. İşimize daha güçlü sarılacağız. Çocuklarımızın yarınları için yetiştirmek üzere daha büyük gayret göstereceğiz.”
“Öğretmenin Saygınlığını Yeniden Hatırlamalıyız”
Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz ise devletin tüm kademelerine kapsamlı bir “eylem planı” çağrısında bulundu. Okullardaki fiziki güvenliğin artırılması ve dijital ortamın sıkı takibi gerektiğini vurgulayan Yavuz, konuşmasında şu noktaların altını çizdi:
“Yapılması ve alınması gereken önlemler var. Maalesef öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz kaybetmeye başladık. Biz şiddeti bu kınıyoruz. Alınması gereken önlemleri hatırlatıyoruz. Eğitim-Bir-Sen olarak dikkat çekmek için artık bu yaşadığımızın daha önce yaşadıklarımızdan farklı olduğunun anlaşılmasını sağlamak için üç gündür okullarımızdan uzak olduk. Devletimizin bütün birimleri de farkındalık için eylem kararları aldı. Devletin bütün birimleri hem dijital oyun siteleri üzerinden hem çeşitli siteler üzerinden haberleştikleri çocuklarımızı yönlendirildiği, görevlendirildiği siteler üzerinden buralarla ilgili önlemler alındı. Şu anda bizler de sendika olarak birçok çalıştayı raporu hazırlıyoruz, çalışıyoruz bu konularla ilgili neler yapılabilir diye. Bundan sonra da yapılması gerekenler var. Biz geç kalındığını düşünüyoruz. Devletimizin bütün birimlerinin bu noktada geç kaldığını düşünüyoruz. Özellikle son yıllarda okullarda öğretmenin toplumda aşınılan imajının çok kolay şikayet edilebilir, çok kolay şiddete darp edilebilir bir noktaya getirdi. Bugünden itibaren özellikle öğretmen arkadaşlarımızın okullarda görev yaparken fiziki anlamda güvenlik önlemlerinin alınmasını istiyoruz. Bunu talep ediyoruz. Dijital ortamın çok ısrarla ve dikkatli bir şekilde takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Disiplin yönetmeliğinin rehberlik hizmetlerinin okullardaki rehberlik normlarının, rehber öğretmen sayılarının arttırılmasını istiyoruz. Bütün birimlerle sivil toplum kuruluşları olarak sendikaları olarak devletin bütün bilimleri, basını, İletişim Başkanlığı, bütün birimlerin Milli Eğitim Bakanlığının öncülüğünde çok daha büyük bir eylem planı hazırlanması gerektiğini ve adım adım bu eylem planının uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Biz bundan sonraki süreçte okullarımızda olacağız. Buradan velilerimize de ısrarla şunu söylemek istiyorum. Özellikle evlerde öğretmenlerle ilgili konuşurken çocuklarınızın yanında hangi düzeyde, hangi sınıf seviyesinde olursa olsun öğretmenlerle ilgili okullarla ilgili konuşurken olumsuz cümle kurmayın, olumsuz konuşmayın. Daha önce öğretmenlerin toplumda üstlendiği rolü, var olduğu saygınlığı, sahip olduğu saygınlığı hatırlayalım. Öğretmenin yıpranan imajı, öğretmenin kaybettiği saygınlığı bedelini toplum olarak hep beraber ödüyoruz. Bu döneme denk geldik. Bu yaşadıklarımız bir milattır diye düşünüyorum. Bundan sonra hem devletimizin birimleri hem eğitimciler olarak bizler sendikalar daha bir sorumluluk içerisinde hareket edeceğiz. Yaşanan problemlere dikkat çececeğiz. Artık yeter diyoruz. Problemi de görüyoruz. Bundan sonra inşallah yavrularımızın güvende eğitim aldığı ve öğretmen arkadaşlarımızın güvende görev yaptığı, eğitim ortamlarımızın bir daha olaylarla gündeme gelmediği günler olsun.”
