Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Akran Zorbalığı Kekemeliği Kalıcı Hale Getirebilir

Uzmanlar, kekemelik yaşayan çocukların maruz kaldığı akran zorbalığının konuşma güçlüğünü derinleştirdiğini ve öz güven kaybına yol açtığını belirterek aileleri ve öğretmenleri uyardı.

Uzmanlar, kekemelik yaşayan çocukların maruz kaldığı akran zorbalığının konuşma güçlüğünü

İZMİR – Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Fatma Sibel Durak, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü kapsamında kekemeliğin nedenleri ve tedavi süreçleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Kekemeliğin genellikle 2-5 yaş aralığında başladığını belirten Doç. Dr. Durak, bu durumun sanılanın aksine aile tutumlarından veya travmalardan ziyade genetik yatkınlığı yüksek, nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu vurguladı. Konuşma sırasında hece veya kelime tekrarları, uzatmalar ya da istemsiz duraklamalarla kendini gösteren kekemeliğin, erken dönemde kendiliğinden düzelebildiği gibi ergenlik ve yetişkinlik dönemine kadar da sürebildiğini ifade etti.

Okul çağındaki çocukların yaşadığı en büyük sorunlardan birinin akran zorbalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Durak, arkadaşları tarafından konuşmaları taklit edilen veya alay edilen çocuklarda kaygı, depresyon ve öz güven eksikliği gibi ikincil sorunların gelişebileceği konusunda uyardı. Doç. Dr. Durak, “Çocuk akran zorbalığına uğruyorsa, bu durum konuşma güçlüğünün daha da artmasına ya da kalıcı hale gelmesine yol açabilir” dedi.

Ailelere ve öğretmenlere seslenen Doç. Dr. Durak, çocukların konuşmalarının tamamlanmaması gerektiğini, onlara sabırla vakit ayrılmasının önemli olduğunu belirtti. Okullarda öğretmenlerin bu konuda farkındalık oluşturarak diğer öğrencilere örnek olması gerektiğini ifade eden uzmanlar, kekemelik sorunu yaşayan çocukların vakit kaybetmeden çocuk ve ergen psikiyatrisi ile konuşma terapisi desteği alması gerektiğini vurguladı.