Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Akdeniz’de Ekosistem Dönüşümü: Bazı Türler Sofraya, Bazıları ‘Çıkmaz Yola’ Giriyor

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr.

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven, iklim değişikliğiyle birlikte Akdeniz’e göç eden yeni türlerin ekosistemde köklü bir değişime yol açtığını açıkladı. Doç. Dr. Güven, bazı yabancı türlerin ekonomik değere dönüşerek tezgahlarda yerini aldığını, balon balığı gibi türlerin ise besin zincirinde “çıkmaz yol” oluşturduğunu vurguladı.

“Paşa Barbunu” ve “Lokum Balığı” Ekonomiye Kazandırıldı

Akdeniz ekosistemine dahil olan bazı türlerin zamanla yerli türlerle uyum sağladığını ve halk tarafından benimsendiğini belirten Doç. Dr. Olgaç Güven, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Artık benimseyip isim verdiğimiz türler var. Örneğin ‘paşa barbunu’, ‘lokum balığı’ gibi türler sisteme entegre oldu ve tezgahlarda yer almaya başladı. Yine 2000’li yıllarda gelen bazı mercan türleri yerli türlerle aynı alanları paylaşarak rekabete girse de ekonomik katkı sağlayabiliyor. Bu türler hem yerlileşti hem de sofralarımıza girmeye başladı.”

Deniz Çayırları Tehdit Altında: Otçul Biyokütlede Dev Artış

İstila özelliği gösteren bazı türlerin yerli habitatlar üzerinde ciddi baskı kurduğunu ifade eden Doç. Dr. Güven, özellikle tavşan balığı gibi otçul türlerin deniz çayırlarını kontrolsüzce tükettiğini söyledi. Deniz çayırlarının balıklar için hayati önemde bir yuvalama alanı olduğunu hatırlatan Güven, “Otçul balık biyokütlesinin yüzde 70-80’inin bu istilacı türlerden oluştuğunu tespit ettik. Bu dramatik bir değişimdir ve yerli türlerin yaşam alanlarını daraltmaktadır” dedi.

Balon Balığı: Besin Zincirinin Çıkmaz Sokağı

Akdeniz’deki en sorunlu türlerin başında gelen balon balığının, içerdiği ‘tetrodotoksin’ maddesi nedeniyle büyük bir risk teşkil ettiğini belirten Doç. Dr. Olgaç Güven, şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür son derece saldırgan. Ağları parçalıyor, oltaları koparıyor. En önemli sorun ise içerdiği ‘tetrodotoksin’. Bu toksik madde nedeniyle ne insanlar ne de diğer yırtıcılar tarafından tüketilebiliyor. Bu da besin zincirinde enerjinin yukarı taşınamamasına neden oluyor ve zincirde çıkmaz bir yol oluşturuyor.”

Aslan Balığı “Açık Büfe” Gibi Besleniyor

Son yıllarda yayılımı hızlanan aslan balığının, Akdeniz’in yerli yavruları için büyük bir tehdit olduğunu söyleyen Güven, “Aslan balığı önüne gelen her canlıyı tüketebiliyor. Yerli türlerin bu balığa karşı bir adaptasyonu yok, adeta açık büfe gibi besleniyorlar” dedi. Ancak aslan balığının, balon balığının aksine uygun şekilde temizlendiğinde tüketilebildiğini ve ekonomik değere dönüştürülebileceğini de sözlerine ekledi.

Akdeniz Genelinde Ortak Mücadele Şart

Sorunun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını, tüm Akdeniz havzasının iklim değişikliği ve istilacı türlerin çifte baskısı altında olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Güven, çözümün bölgesel iş birliğinden geçtiğini belirterek konuşmasını tamamladı.