Kar Kalınlığı 225 Santimetreden 15 Santimetreye Düştü
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, küresel ısınmanın Ağrı’daki etkilerini değerlendirdi. 1985 yılında 225 santimetreyi bulan kar kalınlığının günümüzde 10-15 santimetreye kadar düştüğünü belirten Kaya, bu azalmanın tarımsal faaliyetleri ve su kaynaklarını ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.
İklim Değişikliği Ağrı’yı da Vurdu
Prof. Dr. Kaya, küresel iklim değişikliğinin sadece tropik bölgeleri değil, sert karasal iklimiyle bilinen Anadolu’nun doğusunu da etkilediğini ifade etti. Ağrı’daki yıllık ortalama sıcaklıkların giderek yükseldiğini ve yağış miktarının düştüğünü belirten Kaya, son 7 yılda ortalama sıcaklığın 6,2 dereceden 8,6 dereceye çıktığını, yıllık yağış miktarının ise 523,9 milimetreden 465,8 milimetreye gerilediğini kaydetti.
Tarımsal ve Hayvansal Üretim Tehlikede
Kaya, kar yağışındaki azalmayla birlikte bölgedeki su kaynaklarının da giderek tükendiğine dikkat çekti. Balık Gölü, Patnos Barajı ve Yazıcı Baraj Gölü’nde su seviyelerinin kritik seviyelere indiğini belirten Kaya, bu durumun hem tarımsal sulamayı hem de içme suyu teminini zorlaştırdığını vurguladı.
Çayır ve meraların yeterince beslenememesi nedeniyle hayvancılık sektörü de olumsuz etkileniyor. Su kaynaklarının azalması, bölgede tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan binlerce insan için büyük bir tehdit oluşturuyor.
Buzulların Erimesi Anadolu’yu da Etkiliyor
Prof. Dr. Kaya, Grönland’daki buzul erimelerinin dünya genelinde deniz seviyelerini yükselttiğini, Anadolu’nun iç bölgelerinde ise kuraklığa ve tarımsal verimliliğin azalmasına yol açtığını söyledi. İklim krizinin sadece bir meteorolojik problem olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik bir sorun haline geldiğini belirtti.
Çözüm İçin Sürdürülebilir Tarım Modeli Önerisi
Ağrı gibi karasal iklimin hakim olduğu bölgelerde, doğayla uyumlu tarım ve hayvancılık modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Kaya, sürdürülebilir kalkınma planlarının hayata geçirilmesinin bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
