Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ABD Yüksek Mahkemesi’nden Kritik Karar: Doğumla Vatandaşlık Hakkı Tartışmasında Trump Yönetimine Yeşil Işık

Alt Mahkemelerin Ülke Genelinde Engelleme Yetkisi DaraltıldıABD Yüksek Mahkemesi, doğumla

Alt Mahkemelerin Ülke Genelinde Engelleme Yetkisi Daraltıldı
ABD Yüksek Mahkemesi, doğumla kazanılan vatandaşlık hakkını kısıtlamayı hedefleyen Trump yönetiminin yürütme emrine yönelik verilen ihtiyati tedbir kararlarını sınırlandırdı. Mahkeme, alt mahkemelerin ülke çapında geçerli ihtiyati tedbir kararı veremeyeceğine hükmederek, Trump yönetiminin bu politikayı uygulamaya koymasının önündeki önemli bir engeli kaldırmış oldu.

6’ya 3 Oyla Kabul Edildi
9 üyeli mahkemede alınan kararda, 6 yargıç lehte, 3 yargıç ise aleyhte oy kullandı. Kararı kaleme alan Yargıç Amy Coney Barrett, gerekçeli açıklamasında, “Federal mahkemeler 1789 Yargı Yasası kapsamında evrensel tedbir yetkisine sahip değildir” ifadelerini kullandı. Barrett, ihtiyati tedbirin eşitlikçi bir yetki kullanımı olarak kabul edilemeyeceğini, bu yetkinin Kongre tarafından açıkça tanımlanmadığını vurguladı.

Trump’ın Emri Mahkemeye Gelmedi, Ancak Yol Açıldı
Yüksek Mahkeme’nin kararı, Trump’ın doğumla vatandaşlık hakkını sınırlamayı amaçlayan yürütme emrinin anayasaya uygunluğuna dair bir karar içermiyor. Ancak mahkemenin bu tutumu, Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikasını hayata geçirme yolunu açmış oldu.

Hedefte Kimler Var?
Trump’ın ikinci başkanlık döneminde imzaladığı söz konusu yürütme emri; kısa süreli vizeyle ABD’de bulunan ya da yasal statüsü olmayan kişilerin çocuklarının vatandaşlık kazanmasını engellemeyi hedefliyor. Bu düzenlemeye karşı açılan üç ayrı davada, alt mahkemeler ülke genelinde uygulanacak şekilde ihtiyati tedbir kararı vermişti. Ancak Trump yönetimi bu kararların “yetki aşımı” olduğunu savunarak dosyaları Yüksek Mahkeme’ye taşımıştı.

Göçmen Hukuku Açısından Yeni Bir Dönem mi?
Yüksek Mahkeme’nin kararı, ABD’deki göçmenlik uygulamalarında önemli bir dönüm noktası olabilir. Karar, ileride başkanlık yürütme emirlerinin daha az yargısal engelle karşılaşmasının önünü açabilecek nitelikte.