Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Doç. Dr. Mehmet BULUT
Doç. Dr. Mehmet BULUT

Bir Milyarlık Güç: D-8 Ekonomik Modeli Yeni Dünyada Güvenli Gelecek ve Sürdürülebilir Kalkınmanın Yoludur

Doç.Dr.Mehmet BULUT

Dünya, artık kartların yeniden dağıtılması sürecine girmiş bulunmaktadır.. Eskiden ‘dünyanın patronu’ dediğimiz Amerika ve Avrupa kıta güçleri artık tek başlarına kural koyma noktasından uzaklaşmış bulunuyorlar. Onların yerini doldurmak isteyen, kendi kurallarını koymaya çalışan yeni ülkeler ve güçlü ittifaklar ortaya çıkmaktadır. Yani dünya artık tek bir merkezden değil, çok farklı köşelerden yönetilen, çok ortaklı bir döneme geçmeye hazırlanmaktadır..

Bu dönüşümün en köklü ve stratejik sacayaklarından biri, temelleri 1997 yılında Türkiye’nin öncülüğünde atılan rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın girişimleriyle oluşturulan Gelişen 8 Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Teşkilatı olmuştur. Kuruluşunun 29. yılında D-8; kapsadığı coğrafi genişlik, demografik çarpanı ve sunduğu alternatif ekonomik kalkınma modeliyle küresel sistemde ağırlığını hissettirmektedir. Teşkilat, Azerbaycan’ın tam üyeliğe kabulüyle genişleme sürecine girerken, küresel ticaret pastasındaki payını artırmak için kritik bir virajda bulunmaktadır.

Küresel Potansiyel ve Beşeri Sermaye Gücü

D-8’in güncel ekonomik tablosuna baktığımızda, karşımıza devasa bir rakam çıkmaktadır.  Türkiye, Endonezya, Bangladeş, Mısır, İran, Malezya, Nijerya ve Pakistan’dan oluşan bu yapı,  toplamda 1,3 milyarı aşan nüfusuyla dünyanın en kalabalık ve dinamik pazarlarından birini temsil etmektedir. Üstelik D-8, sadece kurucu üyeleriyle sınırlı kalmayıp, kapılarını tüm gelişme yolundaki ülkelere açık tutarak kapsayıcı bir küresel vizyon sunmaktadır.

Bu nüfus gücü, sadece statik bir tüketici kitlesi değil; küresel üretimin, dijital dönüşümün ve iş gücünün ana merkezlerinden biri haline gelen dinamik bir beşeri sermaye havuzudur. Nüfusun yaş ortalamasının Batı ülkelerine kıyasla oldukça genç olması, D-8 blokuna ciddi bir üretim ve inovasyon avantajı sunmaktadır.

Mevcut durumda üye ülkelerin toplam ihracatının küresel ticaretteki payı %7 civarındayken, 2021 yılı itibarıyla kendi aralarındaki ticaret hacmi 136 milyar dolar olarak kaydedilmiştir. D-8’in 2050 yılına gelindiğinde 40 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşması ve küresel ölçekte en büyük beşinci ekonomik blok haline gelmesi öngörülüyor. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi için ise 2020-2030 D-8 On Yıllık Yol Haritası doğrultusunda somut adımlar atılmaktadır.

Ekonomik büyüklük açısından bakıldığında, D-8 ülkelerinin toplam nominal GSYİH’si (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) güncel veriler itibarıyla 5,2 trilyon doları aşmış durumdadır. Satın Alma Gücü Paritesine (SGP) göre bakıldığında ise bu hacim çok daha yüksek bir ekonomik gerçekliğe işaret etmektedir. Üye ülkelerin küresel ihracattaki toplam payı 1,1 trilyon dolar seviyelerine ulaşmış olsa da, teşkilatın önündeki en büyük fırsat ve aynı zamanda aşılması gereken meydan okuma “blok içi ticaret” oranlarıdır.

Mevcut blok içi ticaret hacmi 76 milyar dolar seviyesinde seyretmektedir. Bu durum, 1,3 milyarlık devasa bir pazar için potansiyelin altında kalındığını gösterse de, tercihli ticaret anlaşmaları ve gümrük kolaylaştırıcı adımlarla bu oranların hızla katlanabileceği yönündeki akademik öngörüleri haklı çıkarmaktadır.

Resmi Verilerle D-8’in Makroekonomik Gücü

Dışişleri Bakanlığının güncel verilerine göre D-8, küresel finans sisteminde göz ardı edilemeyecek bir büyüklüğe ulaşmıştır. Teşkilatın makroekonomik portresi incelendiğinde şu temel göstergeler öne çıkmaktadır:

  • Ekonomik Hacim: D-8’in günümüzdeki toplam ekonomik büyüklüğü 5,1 trilyon doları aşan bir seviyeye ulaşmıştır.
  • Küresel Ticaretteki Payı: Üye ülkelerin toplam ihracatı, küresel ticaretin yaklaşık yüzde 7’sini oluşturarak dünya ekonomisindeki ağırlığını kanıtlamaktadır.
  • Kurumsal Kimlik: Üyelerinin tamamı aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi olan D-8, uluslararası karar alma mekanizmalarındaki katılımını artırmayı ve üye ülkelerin dünya ekonomisindeki konumunu güçlendirmeyi temel amaç edinmiştir.

Sektörel Koordinasyon ve Blok İçi Ticaret Hamlesi

D-8’in faaliyetleri teorik bir iyi niyet beyanından ibaret olmayıp, somut iş birliği alanlarına bölünmüştür. Teşkilatın ana faaliyet alanları olan tarım, gıda güvenliği, ticaret, ulaştırma, sanayi ve enerji sektörlerinin yanı sıra sağlık ve turizm alanlarında da aktif çalışmalar yürütülmektedir. Bu stratejik sektörlerin koordinasyonu ve sorumluluğu üye ülkeler arasında paylaştırılarak kurumsal bir iş bölümü mekanizması işletilmektedir.

Ekonomik büyüklük açısından bakıldığında, D-8 ülkelerinin toplam nominal GSYİH’si güncel veriler itibarıyla 4,8 ile 5,2 trilyon dolar arasında dalgalanmakta olup küresel üretimin yaklaşık %4,3’ünü oluşturmaktadır. Üye ülkelerin dünyaya yönelik toplam dış ticaret hacmi (ihracat ve ithalat toplamı) 2,3 trilyon doları aşmıştır. Ancak teşkilatın önündeki en büyük yapısal sorun, küresel ticaret başarısının blok içine yansımamış olmasıdır.

Ancak bu sektörel zenginliğe rağmen, son 10 yıllık perspektif incelendiğinde blok içi ticaret oranlarının potansiyelin altında kaldığı görülmektedir. 2016 yılında 63 milyar dolar seviyesinde olan iç ticaret hacmi, son 5 yılda atılan adımlarla ancak 75,5 milyar dolar seviyelerine yaklaşabilmiştir. Ticari ilişkilerde yeni fırsatlar yaratmayı amaçlayan D-8, gümrük kolaylıkları ve Tercihli Ticaret Anlaşması (PTA) gibi somut adımlarla blok içi ticaretin toplam ticarete oranını 2030 yılına kadar %10-15 bandına çıkarmayı hedeflemektedir.

Dönem / Gösterge Blok İçi Ticaret Hacmi Küresel Ticarete Oranı (Payı) Türkiye’nin D-8 Ticaret Hacmi
10 Yıl Önce (2016) ~63 Milyar Dolar %5,2 ~17,9 Milyar Dolar
Son 5 Yıl (2021-2026) ~75,5 Milyar Dolar %6,6 ~22,2 Milyar Dolar

 

 

Ticareti Artırmak İçin Atılan Somut Adımlar

Bu tabloyu tersine çevirmek ve D-8’in 2020-2030 On Yıllık Yol Haritası’ndaki %10’luk iç ticaret payı hedefine ulaşmak için son dönemde oldukça somut adımlar atılmaktadır: Üye ülkelerin birbiriyle daha çok ticaret yapmasını sağlamak için son dönemde atılan adımlar :

Dijital ve Kolay Alışveriş (Yeni Nesil Ticaret Anlaşması): Eskiden ülkeler arasındaki ticaret anlaşmaları sadece “gümrük vergisini biraz düşürelim” mantığına dayanırdı. Şimdi ise bu kurallar güncelleniyor. İnternetten ticareti (e-ticaret) kolaylaştırmak, gümrükleri tamamen dijital hale getirmek ve kamyonların, gemilerin kapılarda bekletilmesine neden olan bürokratik engelleri kaldırmak için hızla adımlar atılıyor.

Ortak Üretim ve Gümrük Kolaylığı: Bir ürünün gümrüksüz satılabilmesi için o ürünün büyük kısmının üye ülkede üretilmiş olması gerekiyor (buna %40 yerlilik kuralı deniyor). Şimdi bu katı kural esnetiliyor. D-8 ülkeleri artık ham maddeleri ortaklaşa işleyebilecek. Örneğin; bir üye ülkenin kumaşıyla diğerinin işçiliği birleştiğinde, o ürün sanki tamamen yerliymiş gibi gümrük vergisi ödemeden diğer D-8 ülkelerine satılabilecek.

Milli Paralarla Ticaret: Üye ülkeler kendi aralarında ticaret yaparken dolar veya avro kullanmak zorunda kalmayacak. Kurulan ortak takas sistemleri sayesinde Türkiye kendi parasıyla, Endonezya kendi parasıyla ticaret yapabilecek. Böylece hem Batı merkezli para transfer sistemlerine (SWIFT gibi) bağımlılık azalacak hem de dolardaki dalgalanmalardan ülkeler kendilerini korumuş olacak.

Enerjide Yeni Alanlar: Yeşil Dönüşüm ve Hidrojen Jeopolitiği

Geleneksel olarak D-8 içindeki enerji ilişkileri, İran ve Nijerya’nın hidrokarbon (petrol ve doğal gaz) kaynaklarının Türkiye veya Malezya gibi sanayileşmiş üyeler tarafından ithal edilmesine dayanıyordu. Ancak küresel iklim krizi ve enerji jeopolitiğindeki kaymalar, D-8’i yeni alanlara yönlendiriyor:

Yenilenebilir Enerji ve Teknoloji Transferi: Güneş ve rüzgar enerjisi teknolojilerinde ciddi bir sanayi altyapısına sahip olan Türkiye, bu tecrübesini Afrika ve Güney Asya’daki D-8 üyelerine taşımayı hedefliyor.

Yarı iletkenler ve Yeşil Mobilite: Elektrikli araç (EV) ekosisteminde Malezya’nın yarı iletken (çip) üretim gücü ile Endonezya’nın zengin nikel madenleri (batarya üretimi için kritik element) arasında trans-bölgesel bir tedarik zinciri kuruluyor.

Yeşil Hidrojen ve Finansman: Teşkilat, İslami Finans modellerini (yeşil sukuk ihraçları gibi) kullanarak üye ülkelerdeki hidrojen enerjisi yatırımlarını fonlamayı ve sürdürülebilir kalkınmayı enerji bağımsızlığı ile taçlandırmayı planlıyor.

Sonuç: Yeni Bir Dünya İnşaasında Güvenli Liman D-8

Kuruluşunun 29. yılında D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, ilkeleri ve kapsadığı coğrafi alanla küresel bir oluşum niteliği taşımaktadır. Ancak örgütün, kurucusu Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hedeflediği “Yeni Bir Dünya” sisteminin kurucu motoru haline gelebilmesi ve küresel bir ekonomik güç odağına dönüşebilmesi için söylem düzeyindeki siyasi mutabakatları operasyonel başarılara dönüştürmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, D-8’in geleceğine yön verebilecek stratejik adımların atılması elzemdir.

D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, batı merkezli finansal mimarinin kriz ürettiği ve dünyanın diğer ülkelerinin kendi çözümlerini aradığı yeni dünya düzeninde rüştünü ispat etme mücadelesi vermektedir. Savaş yerine barışı, çatışma yerine diyaloğu esas alan kurucu ilkeleriyle D-8; sömürgeci olmayan, adil ve sürdürülebilir bir kalkınma modelinin mümkinatını savunmaktadır.

Ticaret rakamlarındaki artış henüz istenen sıçramayı yakalayamamış olsa da, kurumsal modernizasyon adımları ve enerji dönüşümüne odaklanan yeni vizyon umut vericidir. Bir milyarı aşkın bu güç, korumacılık duvarlarının yükseldiği küresel ekonomide artık bir izleyici değil, kurucu ve oyun değiştirici bir aktör olma potansiyeline sahiptir.

Eğer üye ülkeler, aralarındaki jeopolitik farklılıkları iktisadi entegrasyonun arkasında tutmayı başarabilir ve dijital/yeşil dönüşüm entegrasyonunu hızlandırabilirse, D-8 önümüzdeki dönemde küresel sistemin en önemli denge unsurlarından biri olacaktır. Bir milyarı aşkın bu güç, küresel ekonominin geleceğini inşa etme noktasında artık bir izleyici değil, kurucu bir aktör olacaktır.

D-8, bugün sadece bölgesel bir iş birliği örgütü değil, küresel düzeyde bir güçlü ses olma yolundadır. Azerbaycan’ın üyeliğe kabulü gibi genişleme hamleleri, birliğin stratejik ağırlığını daha da artıracaktır. Eğer üye ülkeler PTA’nın tam uygulanması ve enerji topluluğunun tesisi gibi konularda siyasi kararlılıklarını sürdürebilirlerse, 21. yüzyılın ikinci yarısında D-8’in dünya ekonomisinin direksiyonunda oturduğunu görmek şaşırtıcı olmayacaktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER