Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Anneannesinden Miras Kalan Sanatı Yöresel Kıyafetlerle Geleceğe Taşıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Songül

Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Songül Kıran, çocukluğunda anneannesinden öğrendiği bez bebek sanatını, folklorik bilgilerle harmanlayarak yöresel kıyafetli bebeklerde yaşatıyor.

İzmir’de yaşayan 55 yaşındaki bez bebek ustası Songül Kıran, geleneksel el sanatlarını modern tekniklerle birleştiriyor. Çocukluk yıllarında Kırşehir’de anneannesinin yanında tanıştığı bez bebek kültürünü, gençlik döneminde ilgilendiği halk oyunlarından edindiği yöresel kıyafet bilgisiyle geliştiren Kıran, emekliliğinin ardından bu sanata profesyonel olarak geri döndü.

Anneanneden Gelen İlham

Bez bebekle tanışma hikayesini anlatan Kıran, anneannesinin el sanatlarındaki yeteneğine vurgu yaparak şunları söyledi:

“Kırşehirliyiz, anneannem Şereflikoçhisar’ın bir köyünde yaşıyordu. 4 kız kardeşim var, yazları onun yanında geçiriyorduk. Anneannemiz bizi oyalamak için bez bebekler yapardı. Ondan çok ilham aldım. 10 yaşındaydım, anneannem yünlerden bebeklerin içini doldururdu. El sanatlarında çok yetenekli bir kadındı. Bizi de yaptığı işin içine katardı, etrafına toplardı, hepimize görev verirdi. Bebeklerin çoraplarını, çantalarını 5 şişle örerdi, aynısından bize de örerdi, en güzel tarafı oydu.”

“Geleneksel Kıyafetleri Günümüze Uyarladım”

Halk eğitim merkezlerinde usta öğreticilik yapan ve moda evlerinde uzun yıllar çalışan Kıran, 2019 yılında emekli olduktan sonra pandemi döneminde eski bir bez bebeği bulunca duygulanarak bu işe yeniden sarıldığını belirtti. Kırşehir’de halk oyunları oynadığı dönemdeki birikimini bebeklerine yansıtan Kıran, süreci şu sözlerle anlattı:

“Kırşehir halk oyunlarında oynadım, yarışmalara katıldık. O yüzden yöresel kıyafetlere çok hakimim. Kültürümüz yaşasın, unutulmasın diye en ince ayrıntısına kadar kumaş özellikleri, nakış ve oyaları birebir uygulayarak çok titiz bir çalışma yaptım. İzmir benim için çok önemli, efelik kültürü İzmir’de çok değerli. Efelerin kıyafetleri çok fonksiyonel, sanki tekstil mühendisi tasarlamış gibi. Kadın kıyafetlerinde de gelinler çok özel, karanfilden kolyeler var, bebeklere de uyguladım.”

Genç Nesillere Aktarmak İstiyor

Kıran, en büyük hedefinin bu sanatı yetiştirme yurtlarındaki genç kızlara ve kadınlara öğretmek olduğunu vurgulayarak, “Bez bebek yapan çok az sayıda insan var. Bu sanatı geleceği taşımak isterim, çünkü geçmişimizden gelen bir şey. Gençlerimiz, çocuklarımız da yapımını öğrensin; daha organik oyuncaklarla oynasınlar. Geleneksel giysilerimiz, el sanatlarımız unutulmasın, yaşatılsın istiyorum” dedi.