Uzmanlar tarafından yapılan son araştırmalar, çocukların ekran başında geçirdikleri sürenin yanı sıra, bu süre zarfında tükettikleri içeriğin de büyük bir etkisi olduğunu gösteriyor. Avustralyalı araştırmacılar, 2 milyondan fazla çocuğu içeren 2.000’den fazla araştırmayı analiz ederek elde ettikleri bulgularla, ekran süresinin değil, içerik türünün öncelikli olduğunu belirledi.
Araştırma sonuçlarına göre, ekran süresi konusunda genel bir kısıtlamaya odaklanmanın yanı sıra, özellikle içerik türünün incelenmesinin önemli olduğu ortaya çıktı. Nature Human Behavior dergisinde yayınlanan sonuçlara göre, Avustralya Katolik Üniversitesi’nden araştırmacılar, “Etkileşimin doğası önemli. Dijital platformlar, içerikleriyle eğitim sonuçlarını iyileştirmek gibi iyi amaçlara hizmet edebilir, ancak aynı zamanda zararlı sonuçlara da yol açabilir. Özellikle sosyal medyanın depresyon ve risk alma gibi olumsuz etkilerle ilişkilendirildiğini gözlemledik” dedi.
Araştırmacılar, ortalama bir ABD’li gencin günlük 7,5 saatini ekran karşısında geçirdiğini belirtti. Bu sürenin içeriği ise, çocukların öğrenme sonuçları üzerinde karmaşık bir etkiye sahip olabilir.
Ayrıca, ebeveynlerle birlikte televizyon izlemenin çocukların okuryazarlık becerilerini artırabileceği de vurgulandı. Ebeveynlerin genellikle çocuğun izlediği içerikleri yönlendirdiği ve eğitici programları tercih etme olasılığını artırdığı belirtilerek, bu tür bir etkileşimin okuma puanlarını olumlu yönde etkileyebileceği ifade edildi.
Bu ezber bozan araştırma, çocukların eğitici ve nitelikli içeriklere yönlendirilmesinin, ekran süresinin sınırlanmasından daha etkili bir strateji olabileceğini ortaya koymaktadır. Ebeveynlerin, çocuklarının ekran aktivitelerini denetleme ve nitelikli içerikleri teşvik etme konusundaki rolü, çocukların gelişimine olumlu bir katkı sağlayabilir.
